Türkiye siyasetine bakıldığında çok partili bir sistem varmış gibi göründüğünü, ancak ülkenin 13 yıllık AKP iktidarı boyunca tek partili bir sistem ile yönetildiğine dikkat çeken Özkan, "Bu parti istediği zaman yargıyı altüst edebilen, bürokrasi anlamında bu ülkede yaşayan herkesi hedef alabilen bir partiye dönüştü. Bu çok tehlikeli bir durum. Bugün onların yanında yer alan kişiler yarın da hedefi haline gelebiliyor" diyerek, iktidar partisinin içinde bulunduğu mevcut durumu anlattı. 

AKP iktidarı ile artık bir polis devletine doğru gidildiğini ve bununla beraber barışın, özgürlüğün ve demokrasinin yok olmakla yüz yüze olduğuna dikkat çeken Özkan, tüm bunlara karşı halkların kardeşliğini, eşit ve özgür yaşamını inşa edebilmek için HDP'yi seçtiğini dile getirdi. 


'AKP'nin politikaları kadına şiddeti arttırdı'

AKP iktidarının kadına bakış açısının kadına şiddeti ve kadın cinayetlerinde büyük bir artışı ortaya çıkardığını belirten Özkan, "Kadına istismara, kadına işçilerin haksızlıklara karşı yapabilecekleri hiçbir şeyleri kalmamış. Kadının toplumdaki yerinin neredeyse evde oturup bulaşık yıkamak, evi toplamak, yemek yapmak ve çocuk yapmaktan öteye gitmediğini görüyoruz. Bu politikaları, HDP'nin kadına yönelik yaklaşımı değiştirecektir" diye konuştu.


'HDP bir kadın partisidir'

HDP'nin bir kadın partisi olduğunu söyleyen Özkan, HDP'nin açıkladığı kadın beyannamesi ile sloganın içeriğini doldurduğunu da dile getirdi. Özkan, kadın beyannamesini de içselleştirdiklerini ve halk ziyaretlerinde bunu kadınlara anlattıklarına vurgu yaptı. 


'Kadın için ciddi projelerimiz var'

Yayımlanan kadın beyannamesinde kadın haklarına ilişkin ciddi çalışmalar olduğunu ifade eden Özkan, kimi projeleri şöyle sıraladı:

"Kadının ev içindeki emeğinin görünür olmasını istiyoruz. Ve buna yönelik 'ev hanımı' dediğimiz kadınların emeklilik haklarının olmasını istiyoruz Yeni anayasanın kadına yönelik bir anayasa olması için mücadele edeceğiz. Kadına yönelik bir bütçenin ayrılmasını istiyoruz. Sadece kadınlara yönelik kadın merkezlerinin açılmasını amaçlıyoruz. Eşi gözaltında ya da faili meçhul bir şekilde ölmüş, eşinden boşanmış, eşi vefat etmiş kadınlara yaşamlarını idame ettirebilecek aylık bir destek sunmak istiyoruz. Bunun asgari ücrete eşit bir ücret olması için mücadele edeceğiz. Kadın hakikat komisyonunun ivedilikle kurulmasını istiyoruz. Özellikle AKP iktidarının kadın cinayetlerinde önemli bir payı var. Yeni anayasada kadınlara geniş haklar kazandırmak için çalışıyoruz."


Hayat hikayesi

Henüz 7 yaşındayken sürgün edildiği memleketi Mûş'tan HDP milletvekili adayı olan Burcu Çelik Özkan'ın hayat hikayesi dikkat çekiyor. 1986 yılında Til (Korkut) ilçesine bağlı Tivnîk köyünde dünyaya gelen Özkan, henüz çocuk yaşta 'devlet'le tanıştı. 2 Ağustos 2012 tarihinde Şirnex'ın Bêşebab ilçesine bağlı Kato Jîrka'da yaşamını yitiren HPG Askeri Konsey üyesi Kadri Çelik'in (Apê Hûs) kızı olan Özkan, baskıların ve tehditlerin artması ile henüz 7 yaşında iken ailesi ile beraber yurdundan ayrılır. Bir tavuk arabasının arkasında göç etmek zorunda bırakılan ailenin ilk durağı Yalova olur. Yalova'da eğitimini devam ettiren Özkan, Gölcük depreminin ardından 13 yaşında ailesi ile Bursa'ya taşınır ve burada eğitimine devam eder. Bursa'da ortaokul ve lise eğitimini tamamlayan Özkan, ardından Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirip serbest avukatlık yaparak burada yaşamını devam ettirir. Çocukluk yıllarından beri politik bir kimliğe sahip olan Özkan, üniversite yıllarında öğrenci hareketleri içerisinde aktif siyasete atılır. Türkiye'nin en genç kadın milletvekili adaylarından biri olan Özkan, yaklaşık 6 ay İstanbul'da HDP Beylikdüzü ilçe eşbaşkanlığı görevini üstlendi.


DİHA/MÛŞ