Yıllardır birbirimizle savaşıyoruz. Ülke adına ölenleri kutsayarak, ölmeyi ve öldürmeyi seçiyor, karşılıklı cenazeleri kaldırıyoruz. Ölenlerin kimine şehitlik payesi vererek ötekini horlayarak. Bu ülke ölüleri seviyor, savaşı seviyor, yetmedi daha çok savaş ve daha çok ölü. 30-40 bin ölü, onyedibin beşyüz faili meçhul yetmedi, şimdi komşularımıza sıra geldi, “komşularla sıfır sorun”dan savaşa, hem de çılgın bir savaşa…
Kendisini Ortaodoğu'nun Padişahı sanan şizofrenik bir Kasımpaşalı’nın hırsı, ihtirası ve yanılgısı yüzünden bedeller ödüyoruz, yine de savaş iştahı bir türlü dinmiyor. Ordu AKP elele hazırladıkları stratejilerle 'yurtta savaş cihanda savaş’a karar veriyorlar. El çabukluğu ile TBMM’sinden savaş yetkisi alıyorlar, her ne kadar savaş için olmadığını söyleseler de bal gibi savaş, ”misliyle yanıt verdik” böbürlenmeleriyle… Aslında bu savaş ne kadar gizleselerde  Suriye Kürtlerine yönelik. Bahaneleri de bol, sözüm ona Suriye’de insan hakları ihlalleri varmış Tayyip’te oraya insan hakları ihraç edecekmiş; hadi ordan. Sen kendi ülkendeki olaylara bir bak. Kürtleri öldüremiyorsan, hapishanelere doldurma siyasetinden bir vazgeç hele. Roboskî’nin, Pozantı’da devlet gözetiminde çocuklara yapılanların hesabını bir ver. Eşit, adil yurttaşlık ilkesini yaşama geçir, yeni bir anayasa, seçim yasasını bir değiştir. En azından barış-barış diye çığlık atanları duy, çözüm üret. Suriye’de tezgahlanarak ortaya sunulanları bahane etme, savaşı kutsama…
Kaldı ki, Suriye’de neler oluyor biliyoruz; savaşların tamamı acılarla dolu, hele de emperyalist savaşsa, bu acılar katmerleşiyor. İnsanlık tarihine uzaklara gitmeden bakmak yetiyor. Suriye'de bunlardan biri. Bir yanda TC'nin desteklediği, kamplarda eğiterek eli kanlı militanlarını gönderdiği, 'Özgür Suriye Ordusu', sözüm ona 'isyancılar', öte yanda yarım yüzyıllık bir Suriye rejimi. Bu rejimi devirmek isteyenlerin görünür derdi "Suriye’ye demokrasi götürmek!” Amaçları Beşar Esad’ı devirmek olan bu güçler, kendi evlatlarını savaştan esirgemek, kendi evlatlarının yerine maşa kullanmak. Tayyip de bu işte … Emperyalizmin çoktandır ortaya çıkmış yeni yüzü bu olsa gerek. Yoksa kardeşim diye gelip gittiği Esad’la AKP’nin  Erdoğan’ın derdi ne olabilir? “Emevi Camii'nde ibadet etmekten başka.”
Tayyip’in hayallerinden birisi de 'Özgür Suriye Ordusu' iktidar olacak, Tayyip de Emevi Camii'nde namaz kılacak. Peki madem eşitlikten yanasın, inançlara saygılısın, Alevi sanatçıların, çatışmalarda kaybedilen Alevi askerin cenazesini niye zorla camiye sokuyor ve şehitliğini tartışıyorsun. Ey Tayyip kendi kapının önünü süpürmeden, başkasının evinin önünü süpürmeye kalkman ne kadar abesle iştigal ediyor farkında mısın? Emperyalistlerin oyuncağı olmuş, Suriye’de kışkırtılmış isyanı destekliyor. Bu savaş ne haklı ne de anlamlı. AKP Suriye’yi bahane ederek, Kürtlere karşı savaşı daha da derinleştirmek istiyor. Onların derdi Suriye’ye demokrasi vs. götürmek değil, asıl amaç Suriye Kürtlerine karşı. Bunun en belirgin göstergesi de onbeş bölgeyi canlılara kapatması. Bunun anlamı, Kürdistan'da uçan kuşa saldırmak. Vurmakla, kırmakla  Kürtleri bitireceklerini sanmak. Suriye’ye saldırı anında  Kürdistan dağlarından korkularının göstergesi. Savaş tezkeresi de Suriye için çıkmış vs. değil, bunun amacı Suriye Kürtlerine saldırının göstergesi.
Biliyoruz ki! AKP için savaş, amaçtır. Onlar için Suriye bahane savaş şahane…O halde ne yapmalıyız? En azından, AKP‘nin inançlar ve aidiyetler üzerinden ötekiler ve düşmanlar yaratarak yürüttüğü ırkçı ve gerici siyasetin zihnimizi işgal etmesine izin vermemek olmalıdır.