Viyan’a da İran’ın da davet edildiği 17 ülkenin dışişleri bakanının katıldığı Suriye sorununa çözüm toplantıları sona erdi. Alınan kararlara bakıldığında 2012 yılında dönemin Özel Temsilcisi Exter El İbrahimi’nin Suriye için ön gördüğü plandan çok farklı değil. Exter El İbrahimi önce Şam, ardından Washington, Moskova ve Türkiye’de üslenen Suriye Koalisyonu ile yaptığı görüşmelerde bir uzlaşma planı ileri sürmüştü. O plana göre geçici bir yönetim kurulacak, 2014 yılında yapılacak seçimlerde Beşar Esad yeniden aday olmayacaktı. Dönemin Suriye muhalefeti başkanı Maaz El Hatip’de bu planı kabul etmişti. Geçici yönetimin içinde yer alacak gruplarla görüşmeler başlatmıştı. Bunların içinde Qamişlo’da görüşmeyi kabul ettiği Kürtler de vardı. 

O zaman gündemde 2. Cenevre konferansı vardı. Konferansa Kürtler bir taraf olarak davet edilecekti. Rojava Devrim yönetimi ile KDP’li partiler Güney Kürdistan’da yaptıkları uzlaşma toplantısı ile bu yönde bir karar almışlardı. 

Ancak Türkiye’nin müdahalesiyle plan yürümedi. Ankara yönetimi hemen İstanbul’u mesken tutan Suriyelileri topladı. Dönemin ılımlı ve Kürtlerin de içinde olduğu bir birleşik muhalefetle çözüme gitmesini isteyen başkan Maaz El Hatip görevden alınarak yerine Ahmet Carba getirildi. Sonra Kürtlerin bir heyet olarak Cenevre’ye gitmeleri yönünde aldıkları kararı bozmak için çabalar gösterdi. 

2013 yılına geldiğimizde Türkiye varılan anlaşmayı bozmak için bir dizi müdahale yaptı. Önce Suriye Muhalefeti Başkanı değiştirildi. Nusra’nın yerine DAİŞ ikame edildi. Nusra’nın savaşçı gücünün büyük bir bölümü DAİŞ’e aktarıldı. Kürtler vardıkları anlaşmaya rağmen başını A. Hekim Beşar, Fuat Aliko, Hemidê Heci Dervêş kişiler Türkiye’nin istemi üzerine hareket ederek Suriye muhalefeti ile hareket edecekleri noktaya getirildi. Bu noktaya gelinmesinde KDP’nin ciddi bir rolü olduğunu unutmamak lazım.

Özetle, Türkiye’nin girişimleri sonucu Exter El İbrahimi’ni planı hayat bulmadı. 2. Cenevre Konferansına Kürtler ayrı bir taraf olarak çağrılmadı. KDP yanlısı A. Hekim Beşar, İbrahim Bro, Hemidê Heci Derviş gibi kişilerle Suriye muhalefeti içinde sözümona Kürtleri temsil ettiler. Türkiye tarafından Nusra’nın yerine İkame edilen DAİŞ ile başta Rojava olmak üzeri Suriye’nin tamamında saldırılar başladı. Extar El İbrahimi planının başarısız olduğunu itiraf etmek zorunda kaldı.

2012 yılındaki Exter El İbrahimi’nin ortaya koyduğu ve kabul  gören planından çok farklı bir plan ortaya çıkmadı. Bu kez bu plan De Mistura ile yürütülecek. Di Mistura ile bu plan geçen sene devreye sokulmuştu. Ancak sadece Halep için devreye sokulmuştu. Ancak bunu gören Türkiye aynı dönemde hem Halep hem de Idlıp’ta Nusra’yı yeniden harekete geçirdi. 

Plan açıklandı. Ancak Türkiye daha şimdiden planda üzerinde konuşulmayan, tartışılmayan şeyleri gerekçe yaparak itirazda bulunuyorlar. Bu itirazları Viyan toplantısında Türkiye’yi temsilen katılan Dışişleri Bakanı Feridun Sinirlioğlu ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun ağzından duyuruluyor. En başta itiraz ettikleri şey planın ikinci aşaması olan seçimlere B. Esad’ın aday olup olmaması durumudur. Oysa Esad’ın durumu toplantıda hiç konuşulmayan konulardan biriydi.

Diğer bir konu ise Türkiye’nin hala terörist görmediği DAİŞ ve Nusra Gruplarının ilan edilecek ateşkes kapsamının dışında tutulmasıdır. Bu gruplara karşı etkili bir mücadelenin yürütülmesidir. 

Aslında Türkiye çoktan bunun hazırlığını yapmıştı. Sultan Murad bu amaçla oluşturulup devreye sokulmuştu. Türkiye DAİŞ ve Nusra grupları içindeki güçleri, militanları buraya kaydırarak etkili olmaya çalışacaktır. Böylelikle planın yürümemesi özellikle de plan içine Kürtlerin dahil edilmemesi için tehdidini sürdürecek.