Kritik görüşmeler yapıldı
Konferans Biden, Lavrov, El Hatib ve BM Özel Temsilcisi Lahdar Brahimi arasındaki birebir görüşmelerle Suriye’deki duruma ilişkin kritik bir mesaiye sahne oldu. Muhaliflerin toplu toplantı isteği gerçekleşmese de Konferans’ta Lavrov, Hatib’le ilk kez doğrudan görüştü. Toplantıya Biden ve Brahimi’nin çağrılmaması, “Rusya, muhaliflerle gizli anlaşma yapacak” iddiasını gündeme taşıdı. İkilinin görüşmesine dair detay verilmedi.
Rusya hala aynı noktada
Toplantı konuşmalarında ise Lavrov’un desteğini yinelediği Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ı, Biden “Tiran” ilan etti. Kimyasal silahların rejimde olmasının daha güvenli olduğunu, muhaliflerin bunları edinmesinin tehlike oluşturacağını belirten Lavrov, BM kararı olmaksızın herhangi bir dış müdahaleye ve tek taraflı yaptırımlara karşıtlıklarını yineledi.
ABD’den muhaliflere para
Biden ise muhalefete şimdiye dek 50 milyon Dolar üzerinde yardım yaptıklarını açıklayıp “Müttefiklerimizle bu yardımları daha kapsamlı hale getirmek için çalışıyoruz” dedi. Biden, “Esad iktidara yapışan bir tiran. Halkını yönetecek halde değil. Gitmeli” derken, Rusya ile ABD’nin Suriye konusunda ‘ciddi farklılıkları bulunduğunun’ sır olmadığını da vurguladı. Ancak ABD’nin, Rusya ile de ilişkilerini iyileştirmeye gayret sarf edeceğini belirtti. Joe Biden Avrupa’nın ABD’nin en yakın müttefiki olarak kalacağını vurguladı.
İran’a aracısız görüşme teklifi
Konuşmasında İran’ın nükleer programına da değinen Başkan Yardımcısı, “Top artık İran hükümetinde” diye konuştu. Biden, İran’a nükleer programına ilişkin doğrudan görüşmeleri başlatma teklifinde bulundu ve bu davetin tekrarlanmayacağına da dikkat çekti.
Hatib: Ordu uçaklarını yok edin
Biden’le görüşen SMDK’nin lideri Hatib ise para yardımını yetersiz bularak ABD’den askeri yardım da istedi. Hatib, “Suriye’nin askeri uçaklarının elektronik sistemlerinin dışarıdan bozulmasını ve bunun olmaması durumunda ise uçaklar ve silahların imha edilmesini” talep etti. Hatib, Esad’la şartlı görüşme teklifini de yineledi.
Almanya’dan da İran’a çağrı
Ev sahibi Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle ise “İran kendisine uzatılan eli geri çevirmemeli” dedi. Westerwelle, soruna bu yıl hep birlikte siyasi ve diplomatik bir çözüm bulunması gerektiğini vurguladı. Westerwelle, 2013 yılının siyasi ve diplomatik olarak karar verici bir yıl olacağının altını çizdi.
İran’dan olumlu yanıt
Konferansta ABD’nin diyalog çağrısına İran’dan yanıt geldi. İran Dışişleri Bakanı Ali Ekber Salihi, ABD ile masaya oturmaya hazır olduklarını söyledi. Kazakistan’da, 25 Şubat’ta BM Güvenlik Konseyi’nin beş daimi ülkesi ABD, Rusya, Fransa, İngiltere ve Çin’in temsilcileri ile yeni tur müzakerelere başlamak istediklerini kaydeden Salihi, “Eğer karşı taraf dürüst davranıyorsa, biz de bunu ciddiyetle dikkate alacağız” dedi. “Bizim açımızdan müzakerelerde taraflar arasında kırmızı çizgi olmaz” diyen Salihi ABD’nin soruna gerçekten çözüm bulmak isteyip istemediğinin Tahran açısından önemli olduğunu ifade etti.
İsrail: Bütün seçenekler açık
Öte yandan İsrail ise İran üzerindeki baskıyı artırmak istiyor. Konferansta bir panelde konuşan İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak, hiçbir seçeneği göz ardı etmediklerini belirterek, İran’ın nükleer silah üretmesinin engellenmesi gerektiğini söyledi ve ekledi: “Bunun için uluslararası toplumun güçlü siyasi irade göstermesine ihtiyacımız var.”
‘Esad’ın sonu yakın’
Barak, Esad devrinin sona ermesinin yakın olduğunu savunarak, Esad’ın devrilmesinin İran ve Hizbullah için büyük bir darbe olacağını söyledi. Barak, İsrail’in Suriye’deki bir tesisi vurduğu yönündeki haberlerle ilgili soruları yanıtlamaktan ise kaçındı.
Türkiye İsrail ilişkileri düzeliyor
Türkiye ile ilişkileri konusuna da değinen Barak, Türkiye’nin; Mısır ve Suudi Arabistan gibi bölge güvenliğinin mihenk taşlarından biri olduğunu savundu. Mavi Marmara olayından sonra Türkiye ile ilişkilerinin bozulduğunu hatırlatan Barak, gelecekte iki ülke arasındaki düşünce farklılıklarının giderilmesini arzu ettiğini ve Türkiye ile gereksiz gerginliklerden kaçınmak istediklerini vurguladı.
Dışarda protesto vardı
İçeride devletler arasında görüşmeler ve pazarlıklar yapılırken, dışarda ise protesto vardı. NATO Güvenlik Konferansı’na karşı Platformu’n çağrısıyla önceki gün Karlsplatz Stachus’da toplanan 2 bin kişi kentin önemli cadde ve meydanları boyunca yürüdü. Patriot füzeleri ile Alman askerlerinin Türkiye’ye gönderilmesine duyulan tepki ön plandaydı.
Öcalan’a tahammülsüzlük
Protestoya Almanya Kürt Dernekleri Federasyonu ve Kürdistan Öğrenciler Birliği ile kentte bulunan Kürtler de katıldı. Polis, yasak olduğu gerekçesiyle Öcalan’ın posterlerine el koymak istedi ancak Kürtlerin direnişi karşısında geri adım atmak zorunda kaldı.
Irkçı Türkler saldırdı
Ayrıca polisin gözönünde bir grup ırkçı Türk, Kürtlere saldırdı. Irkçı söylemlerde bulunan ve Türkçe konuşan bir kişi, eylemci Kürtlerden birine arkadan vurdu. Çıkan arbedede 2 Kürt gözaltına alındı, ırkçı grup ise sadece alandan uzaklaştırıldı.
‘PKK yasağı kaldırılsın’
Uzun bir yürüyüşün sonunda kentin en önemli meydanı olan Marienplatz’da miting yapıldı. Burada konuşan Tatort Kurdistan aktivisti Avukat Brigitte Kiechle, Avrupa’da süren “PKK yasağının kaldırılmasını“ ve Abdullah Öcalan’ın özgür bırakılmasını talep etti. Kiechle, sonbaharda PKK yasağına karşı bir eylem düzenleyeceklerini ve herkesin kendilerine destek vermesini istedi. Kiechle ayrıca, Güneybatı Kürdistan’daki Kürtler için de yardım çağrısı yaptı. Alman Komünist Partisi (DKP) temsilcisi Walter List de ‘Arap Baharı’na değinerek Avrupa ve NATO ülkelerinin insan haklarını hiçe saydığını söyledi.
MÜNİH