Fransa, Sünni Arap kontrolündeki Irak Şam Devleti (IŞİD) çeteleri örgütlenmesine katılmak için giden gençlere yönelik yeni önlem paketi çıkardı. Pakete yönelik açıklamada bulunan Fransa İçişleri Bakanı Bernard Cazeneuve, Suriye'deki savaşa gidişileri önlemek amacını taşıdıklarını ve Avrupa ülkeleri arasında, uluslararası düzeyde işbirliğinin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.  

Fransa İçişleri Bakanı Bernard Cazeneuve, pazartesi günü yaptığı açıklamada önlem paketinin Fransa'da 800 genci ilgilendirdiğini açıkladı. Özellikle 18 yaşından küçük gençlerin Suriye'ye savaşa gidişini önlemek amacını taşıdıklarını belirten Cazeneuve, ailelerin isteğiyle 18 yaşından küçüklerin ülke çıkışlarına yasak getirilebileceğini söyledi.
Aynı durumun hakkında bilgi edinilen yetişkinler için de geçerli olacağını kaydeden Cazeneuve, Suriye'ye gitme şüphesi bulunan yetişkinlere de hakim kararıyla yurtdışına çıkış yasağı getireceklerini ifade etti.

İnternet siteleri çökertilecek

Suriye'ye giden gençler için geçtiğimiz aylarda ise bir veri bankası oluşturulmuş ve ailelerden bu konuda yardım istenmişti. Gençlere savaş çağrısı yapan internet siteleri için özel izleme geliştiren Fransa istihbaratı siteleri çökertme kararı aldı.
Fransa İçişleri Bakanı Cazeneuve, savaşa gidişleri önlemek için Avrupa ülkeleri arasında ve uluslararası düzeyde işbirliğinin güçlendirilmesini istediklerinin de altını çizdi.
Cazeneuve yaptığı açıklamada, halen 300 gencin savaş için Suriye'ye gitmek istediğini, 180 kişinin Suriye'ye ulaşmak üzere olduğunu, 100 kişinin de dönüş yolunda bulunduğunu belirtildi.

Nedeni ayrıştırıcı politikalar

Bu arada IŞİD çetelerin Musul'u işgal etmesi ve ardından Rojava'ya yönelik saldırılar bilim insanlarının üzerinde durduğu en önemli konular arasında yer alıyor.
Almanya'da yaşayan İranlı tarihçi ve gazeteci Dr. Alexander Bahar, IŞİD çetelerinin Musul'u kısa bir sürede ele geçirmesinde Bağdat'taki Maliki Hükümeti'nin ayrıştırıcı politikaları ve ABD'nin bölge üzerindeki hesaplarının önemli bir faktör oluşturduğunu belirtiyor.
Bahar, "Irak’ta IŞİD ile birlikte başkaldıran Sünniler ve Irak yönetimi arasındaki iç savaş, Şii hakimiyetini sürdüren Bağdat’taki Maliki yönetiminin halkları ayrıştıran ve parçalayan tutumunun sonucudur. Diğer yandan eskiden olduğu gibi bugün de ABD’nin bölüp-parçalayan emperyalist politikası tüm Ortadoğu’nun tehlikeye düşmesine neden oluyor. ABD bu politikasıyla, Ortadoğu'yu ve tüm dünyayı kendi egemenlik çemberi içine çekmek istiyor. Bu politikası ölüm ve yıkımı getiriyor, acıları derinleştiriyor" şeklinde değerlendirmede bulundu.

Ateşe benzin dökmek

Suriye'de Esad rejimin çökertilmesi için ABD'nin ve AB'nin rejim karşıtlarının eğittiği ve silahlandırdığını belirten Dr. Bahar, rejimi değiştirmek için "İslamist bir savaşın" tercih edilmesini ise "Ateşe benzin dökmek" ile eş anlamlı olduğunu vurguluyor.
Irak’ta yükselişe geçen Sünni birlikteliğin amaç ve sonuçlarını da değerlendiren Dr. Alexander Bahar, şunları dile getirdi: "Sünniler, IŞİD'i destekliyor ve bu grupları silahlandırıyor. IŞİD ise bu şekilde Irak'ta Şiilerin kutsal merkezlerine saldırarak, buraları yıkmak ve Şiiler katletmek istiyor. Bu ülkeyi İslamist bir devlete çevirmek isteyen IŞİD bu düşüncesini Suriye ve Lübnan’da da yaymak istiyor. Bağdat’ın kuzeyindeki Samarra şehrinde, Şiilerin büyük kutsal merkezi Al-Asker Camiisi işgal edilip, Sünni grupların eline düşerse, İran’ın da bir askeri saldırısı gerçekleşebilir. Böyle bir durumda, kutsal merkezlerin işgali halinde, Lübnan'daki Hizbullah oraya binlerce savaşçısını göndereceğini zaten açıkladı."
Bölgedeki mevcut durumdaki savaşın zengin petrol yataklarından ayrı düşünülmemesi gerektiğini dile getiren Dr. Alexander Bahar, İsrail ve Türkiye'nin Güney Kürdistan'ın zenginlikleri üzerinde büyük hesaplar yaptığını vurguladı.  
Bahar son olarak Irak ve Suriye’deki IŞİD çetelelerinin tehlikesine karşı, Kürt Özgürlük Mücadelesi'nin kendi tarihinden dersler çıkararak mücadele edeceğini söyledi. Bahar şunları ifade etti: "Demokratik Kürt Özgürlük Hareketi için şu anki çatışmalar büyük bir tehlike arz ediyor. Kürt Özgürlük Hareketi, Kürtlerin çektiği acı dolu tarihinden ders çıkaracaktır. En önemlisi de oluşan bu karşıt birliklere karşı kendisini savunmasıdır. Bu grupların yürüttükleri stratejileri boşa çıkarak şekilde bir tutuma gireceğini ve Kürt halkının yararına bir politika geliştireceğini düşünüyorum."


SELMA AKKAYA/PARİS /GÜL GÜZEL/HEILBRONN