Suriye’de halkların bir arada ve özgürce yaşamasını sağlamak için Batı Kürdistan’da Demokratik Özerklik Yönetimi’ni alternatif model olarak inşa eden ve sürdüren Kürtler, bu modeli referans alarak “Demokratik Suriye Çözüm Projesi” hazırlayıp deklare etti. 

Rojava Demokratik Toplum Hareketi (TEV DEM) tarafından 16 Mart’ta açıklanan proje, Suriye’de ilgili çoğu çevreye gönderildi. Demokratik Suriye Çözüm Projesi’nin girişinde Suriye’deki durum, rejimin kaynaklık ettiği çürüme ve onun doğurduğu aşırı sapmaların yarattığı tahribata dikkat çekildi. Görünür ve dayatılan sistem eleştirisi yapılarak, demokratik bir sistemin kurulması için çalışmanın gerekliliği vurgulandı.

Suriye gerçeği ve halklar arası ilişkiler bölümünde, tarihsel özet çıkarılarak, bütün olumsuzluklara rağmen “Özgürlük, adalet, eşitlik değerleri Suriye halkları için her zaman daha büyük değerler olmuş. Bu temel üzerinde ortak bir yaşamı her zaman korumuştur” tespitine yer verildi. Bu bölümde, “Kürt, Süryani, Kildani, Ermeni, Çeçen, Asuri ve Türkmenler arasındaki ilişkiler de çok eski bir tarihe dayanmaktadır. Bu ortak tarih ortak bir yaşamın da temelini oluşturmaktadır. Bu topraklar üzerinde yaşayan halkların azınlık ya da çoğunluk olduklarına bakmadan bölgenin özgün toplulukları olduklarını kabul ederek ortak vatanımız olan Suriye’nin yeniden inşasında herkesin hakkı olduğunu kabul etmeliyiz” denildi.

 

Yeni Suriye devleti ve mevcut kriz

İkinci dünya savaşından sonra bağımsızlığa kavuşan Suriye’de kısa süreli demokratik deneyimin ardından ilan edilen Suriye Arap Cumhuriyeti ile beraber milliyetçi projelerin uygulamaya sokulduğu; Kürt ve diğer etnik unsurların baskıya ve zülme maruz kaldığı hatırlatıldı. 50 yıl sürecek olan Olağanüstü Hal’in ilan edilmesi ile beraber Suriye’nin artık halklar için büyük bir zindana dönüştüğü hatırlatılarak, hem değişim isteminin haklılığı ve meşruluğu hem de nasıl tahrif edilerek vahşet yapılanmalarının salındığı anlatıldı. 


Suriye için demokratik çözüm ilkeleri

Suriye’de yaşanan köklü sorunların kaynağına inilmesi ve kökten haledilmesinin zorunluluğuna dikkat çekilen Demokratik Suriye Çözüm Projesi’nde, “En önemli ilke bu topraklarda yaşayan bütün halkların demokratik bir temelde haklarına kavuşmalarıdır. Suriye’deki bütün halklar Suriye’nin yeniden kuruluşunda sorumluluk ve görev almalı; ülkeyi ortak bir şekilde yönetmelidir. Bunun için temel ilkeler belirlenmelidir. Anlamsız siyasi sınırları geçersiz kılan ve demokratik toplum ile ortak yaşamı temel alan bir yaklaşım göstermeliz” denildi.


Demokratik ulus

Etnik bir temele dayanmayan, ekonomik, dini ya da kültürül bir kimliği esas almayan bütün Suriye halklarını kapsayan demokratik ilke ve esaslara göre kurgulanan ‘Demokratik Ulus’un önerildiği Proje’de, bu ulusun herkesin kendi özgün kimlik ve rengiyle demokratik ilkeler çerçevesinde yer alabildiği, düşünce ve siyasetini geliştirebildiği bir ulus tanımlaması olduğu vurgulandı.


Demokratik Özerklik Yönetimi

Devlet olmayan ve halkların kendi kaderlerlerini kendilerinin belirlediği bir sistem olan Demokratik Özerklik önerisi yapılan Proje’de, şu izah yapıldı: “Demokratik Özerklik, Kürt meselesi de dahil olmak üzere bütün etnik sorunları çözüme kavuşturan bir yönetim biçimidir. Bu model eski anlayışları reddederken, Suriye’den ayrılmayı da doğru bulmamaktadır. Ayrıca etnik temellere dayanan devletlerin kurulmasına karşı olduğu gibi, federal ya da konfederal devlet de istememektedir. Bu çerçevede ‘Suriye Devleti’nde bütün halkların hakları tanınmalı, temsili sağlanmalı ve iradeleri esas alınmalıdır. Devlet ve demokrasi ortaklığının sınırlarını demokratik anayasa belirler.”


Toplumsal ilkeler

Proje’de kadınların yaşamın bütün alanlarında yer alması ve yönetime katılmasının zorunluluğunu ifade edildi. Bütün etnik unsurların kimlik ve kültür haklarının garanti altına alınması istenerek, özgür birey ve özgür yurttaşa ulaşmanın önemi vurgulandı. Toplumdaki çocuk, yaşlı ve engellilere yaklaşımın, bu toplumsal tasavvura uygun olması gerektiği belirtildi. Bütün dinler ve inanç gruplarına dışardan sınırlar çizilmemesi not düşüldü.


Siyasi ilkeler 

Bu bölümde genel ilkesel yaklaşım hatırlatılarak, şunlar belirtildi: “Bütün toplulukların kendi varlıkları ile katıldıkları, karar alma süreçlerinde yer aldığı bir sistemde merkezi yapının rolü olabildiğine azalacaktır. Bu şekilde demokratik bir özyönetim yapısına kavuşan Suriye Cumhuriyeti, Demokratik Suriye Cumhuriyeti’ne dönüşecektir.”


Ekonomik ilkeler

Kimliklerin inkar edildiği ve özgürlüklerin olmadığı yerde ekonomik başarıdan bahsedilemeceği kaydedilen Proje’de, “Demokratik Özerkliğin ekonomi sistemi ekolojik üretimi esas alan komünal ekonomiye dayanmaktadır. Ekonomik bağımsızlıkta ekolojik ve demokratik toplumu olumsuz etkileyen girişimlere izin verilmeyecektir. Ekomoni daha fazla kar ve daha fazla zenginleştirme alanına dönüştürülmeyecektir. Ancak, ticaret, pazar ve üretim gerçeği kabul edilecektir. Bunun için yasal bir zemin oluşturulacaktır.”


Savunma ve özsavunma ilkeleri

Öz savunmanın meşruiyeti teslim edilerek, devletlerin ya da egemen iktidarların kabulü/onayı beklemeden toplumun ihtiyaç duyduğu savunma görevini yerine getireceği yazılan Proje’de, “Savunma kurumları/güçleri özerktir. Demokratik Anayası’nın uygulanmasını sağlar. Toplumun dili, kültürü, ekonomisi ve yaşamına saldırılar geliştiğinde her alanda buna karşı savunma tedbirleri geliştirilmelidir. Savunma güçlerinin içinde Demokratik Özerk bölgelerin ve merkezi devletin temsilcileri bulunacaktır. Bu güçlerin ilişkileri yasa ile belirlenmelidir.

Kültürel ve diplomatik ilkelerin ardından Suriye’nin geleceğine projeksiyon tutuldu.


Suriyenin geleceği

Radikal demokratik bir dönüşüm olmadan yıkımı durdurmanın olanaksız olduğu, bütün halkların katılacağı demokratik bir çözümün zorunlu olduğu belirtilen Demokratik Suriye Çözüm Projesi’nde, “Suriye artık merkezi üniter bir ulus devlet olamaz. Çağımıza uygun bir anayasa ve yasaların olduğu, temel hak ve özgürlüklerin teminat altına alındığı bir Suriye oluşturulmalıdır. Merkezi devlet koordinasyon görevini yürütmeli; stratejik görevlerini yerine getirmelidir. Suriye Cumhuriyeti’nde devlet bütün inanaç ve etnik unsurlara eşit uzaklıkta olmalıdır. Esas anlaşılması gereken temel mesele Demokratik Özerkliğin kurulmasıdır. Bunun için de Suriye de demokratik bir yapı olmalıdır. Çünkü bu yapı olmadan Demokratik Özerklikler kurulamaz. Bu şekilde başta Kürt sorunu olmak üzere bütün sorunlar çözülür.


Projenin hayata geçmesi için

Askeri çözümün aksine Suriye’nin birliğini esas alan siyasi bir çözümün altı çizilmekle beraber, “Ancak unutulmamalıdır ki; Suriye krizi artık bölgesel ve uluslararası bir krizdir” denilen Demokratik Suriye Çözüm Projesi’nde şu yol haritası önerildi:

*  Zorbalığa ve şovenist milliyetçiliğe dayanan anlayışın bütün halkların yer aldığı demokratik bir anlayışa dönüştürülmesi.

*  Her ne ad altında olursa olsun selefi/cihadi gruplara karşı savaş verilmesi.

* Suriye ülkesinin savunulması.

* Bu ilkeler ışığında sahada bulunan Suriye güçleri, sisteme dahil olmak için harekete geçmeli.

Bunun için;

* Bütün siyasi çevreler görev üstlenmeli ve görüşmeler yapmalı.

* Bütün güçleri ve temsilcileri ile bir araya gelmeli, tartışmalar yürütmeli. 

* Bir konferans uluşturulmalı ve Birleşmiş Milletler de gözlemci olarak katılmalı.

* Bu konferansta bir meclis oluşturulmalı ve içinde bütün halkların, kadınların ve gençlerin temsilcileri olmalı. Demokratik Anaya Taslak Komitesi ve Genel Seçim Hazırlık Komitesi gibi iki komiteden oluşacak Meclis, ateşkes için çalışmalar yürütme, siyasi mahkumların çıkarılması, ilgili devlet ve BM ile ilişki, dönem yönetimini üstlenip ülkeyi seçim götürme görevlerini ifa etmeli. Meclisin egemenlik ve görevleri Suriye krizi çözüldükten ve yeni yönetim oluşturulduktan sonra son bulmalı. 


ANHA/QAMİSLO