İngiltere Gündemi
Geçtiğimiz Cumartesi günü yaklaşık 4 bin civarında eylemci İngiltere Parlamentosu önünde toplanıp İngiliz hükümetinin uygulanması düşünülen Suriye’ye havadan müdahalesini protesto ettiler. Savaşı Durdur Koalisyonu (Stop the War) tarafından çok kısa bir süre önce düzenlenen yürüyüşe 4 bin kişinin katılması savaş karşıtlığı açısından yine de iyi bir sayı, hele ki Londra’nın dışında başka şehirlerde de benzer eylemlerin yapıldığını düşünecek olunursa. Bu sayı yeter mi havadan bombalamayı durdurmaya? Ne kadar olsalardı İngiltere hükümeti tekrar düşünürdü? Amerika’nın Irak işgaline karşı 15 Şubat 2003 tarihinde dünyanın çeşitli şehirlerinde 15 milyon kişi yürüdü. Ne oldu? Bush hiç kimseyi dinlemeden o dönemin İngiltere Başbakanı Tony Blair ile Irak’ı işgal etti, ülkeyi yerle bir etti, binlerce kişinin ölümüne sebebiyet vermekle beraber DAİŞ gibi radikal örgütlerin yuvalanmasına imkan verecek ortamı hazırladı.
Yani neymiş. Kamuoyunun ne düşündüğü çok da önemli değilmiş.
DAİŞ’in ipini çekmek bir çoklarımızın tek dileği. Amerika ve İngiltere’nin benzer stratejileri işe yaradı mı diye düşünmek gerekiyor. Irak’a, Afganistan’a ve Libya’ya bakmak gerekiyor.
İngiltere Başbakanı David Cameron’un önerisiyle tartışılmaya sunulan havadan saldırıyı hem hükümet parti hem de muhalif partilerden birçok vekil taraftan destek var. Öneri bu hafta mecliste bir oylamaya sunulacak. Bir kaç Muhafazakar parti vekili bu öneriye karşı çıkarken, İskoçya Ulusal Partisi kararını henüz vermedi. Irak işgali döneminde ise İşçi Partisi vekilleri işgalin meclisten geçmesi için Başbakan tarafından teşvik edilmişti, bu sefer özgür bırakılırlar mı belli değil, ancak liderinin savaş karşıtı olduğunu düşünecek olursak son kararın İşçi Partililerin vicdanlarına kalmış olduğunu anlayabiliriz.
Savaşı Durdur Koalisyonu üyelerinden 28 bin kişi böylesi bir hava saldırısını istemediklerini belirttikleri mektupları kendi bölgelerini temsil eden vekillere gönderdiler. Savaşı Durdur Koalisyon yetkilileri eylemlerinin devam edeceklerini ifade ederken, mecliste lobi çalışmalarına ağırlık vereceklerini belirttiler. Yürüyüşe gelen kitle ise umutsuz. Cameron’ın hiç kimseyi dinlemeden Suriye’ye gireceğini düşünülüyor.
Cameron’ı Suriye’ye hava saldırısı önerisine şiddetle karşı çıkan İşçi Parti lideri Jeremy Corbyn. Muhalefet parti lideri Corbyn yaşamı boyunca büyük bir savaş karşıtı oldu. İngiltere’nin NATO’dan çıkması gerektiğini düşünecek kadar hem de. Ne yazık ki İşçi Partisi'nden çok az kişi Corbyn gibi düşünüyor. Irak’ı işgal eden eski İngiltere Başbakanı’nın da eski bir İşçi Partisi lideri olduğunu hatırlayacak olursak Corbyn’ın sırtını yaslayacağı güçlü bir vekil kitlesinin olmadığını tahmin edebiliriz. Ancak onu destekleyen bir taban kitlesi var.
‘Suriye’yi bombalama’ ve ‘Benim adıma değil’ pankartların çoğunlukta olduğu yürüyüşte Amir Amira’nın ‘we are many’ (Biz çoğuz) adlı Amerika’nın Irak işgalini eleştiren belgesel filmin adı olduğu pankartlar da taşındı. Londra’daki eylemde belki sayıca çok değillerdi ancak insanlık adına istedikleri şey çok büyük. Savaş istemiyorlar, daha ne olsun.