DAİŞ’in katliam girişimine karşı sınırı aşarak Suruç’a geçen Kobanêliler için gönüllülerin aralıksız çalıştığı bilgi işlem merkezi, çadır kentlerdeki yaşayanların sayısı, yeni doğan bebekleri, hastalıkları, ihtiyaçlarını kayıt altına alıyor.
Bilgi işlem gönüllüsü Evrim Kurdoğlu, “Kobanê’den gelen ailelerin kayıtlarını tutuyoruz. Nerede oturuyorlar, kaç kişiler, hastalıkları var mı? Yeni doğan bebekleri var mı? Bunun üzerine kayıt tutuyoruz. Bunun sebebi ise ne kadar insan olduğunu bilmek ve neye ihtiyaçları olduğunu tespit edebilmektir” şeklinde konuştu.
Tuttukları kayıtlar sayesinde hastaların, hamilelerin sağlık kontrollerinin düzenli olarak yapılabildiğini, yardım kampanyalarının da bu kayıtlarla ortaya çıkan ihtiyaçlar üzerinden gerçekleştiğini söyleyen Kurdoğlu, Suruç’ta yaklaşık 55 bin civarında Kobanêlinin yaşadığını, tuttukları kayıtlar ile aylık dağıtımların yapıldığını dile getirdi.

7 Şubat’ta genel dağıtım

Kurdoğlu, dağıtımların daha çok kıyafet, kuru baklagiller, mama üzerinden olduğuna değinerek, “Şubat ayının 7’sinde genel bir dağıtım olacak. Bu dağıtım için de çok sayıda insana ihtiyaç duyuluyor. Gerek depoda çalışan, gerekse dağıtıma çıkacak gönüllü çalışanlara ihtiyaç duyuyoruz. Bu sebeple 7 Şubat’ta yapacağımız dağıtımda bize yardım edebilecek gönüllü çalışanları Suruç’a bekliyoruz” şeklinde konuştu.

Hayatımın dönüm noktası

Avrupa’da doktora öğrencisi olan Zeynep Kaşlı, “Yıllardır göçmenlere ilişkin çalışıyorum. Göç ve göçmenlik halklar arası barışta önemli bir dert benim için. Bu sebeple Suruç’a geldim. Burada neler yaşandığını hem bire bir görmek istedim hem de İzmir’e, Almanya’ya burada yaşananları aktarmak istedim” ifadelerini kullandı. Kaşlı, Suruç’ta yaptıkları işin çok önemli olduğunu ve tüm çalışmaların gönüllerin verdiği emek üzerinden yürütüldüğünü söyledi.

Suruç’a geldiği 6 Ekim 2014’ü doğum günü olarak kabul eden Seda Karakaş, “6 Ekim tarihinden öncede çok şey yaşandı, ancak o gün benim için dönüm noktası oldu. Ben de o gün Suruç’a gelmeye karar verdim” dedi. Karakaş, “Hiç kimse elimden bir şey gelmez dememeli, ‘Kürtçe bilmiyorum’ deyip kendisini öte tutmasın. Herkesin burada yapabileceği bir şey var ve herkesin buradan kendine katabileceği, kendinden katabileceği şeyler var” diye konuştu.

DİHA/URFA




Tutsaklardan yardım


Cezaevlerindeki tutsaklar aralarında topladıkları paralarla çadır kentlerdeki Kobanêlilere yardım etti. Kızıltepe halkı da topladığı 10 ton gıda yardımını Suruç’a ulaştırdı.
Aliağa Şakran Kapalı Cezaevi’nde tutulan PKK’li kadın tutsaklar, aralarında topladığı paralarla Suruç’taki çadır kentlerin yüzde 40’ını oluşturan bebeklere mama gönderdi. Yardımı teslim alan gıda deposu gönüllülerinden İHD’li Aslı Saraç,  “Cezaevindeki kadınların özveriyle, kendi boğazlarından kısıp topladıkları parayla yolladıkları mamaların ayrıca bir anlamı var” dedi.  Saraç, kış geldiği için çocuk kıyafetlerine, mont ve botlara da ihtiyaçları bulunduğunu belirterek, “Bir ulusun yarını çocuklardır. Bu sebeple çocukların öncelikli ihtiyaçlarına cevap olunması gerekiyor” diye belirtti.
Tekirdağ 1 ve 2 No’lu Silivri, Kırıklar ile İzmir 1 ve 2 No’lu Kapalı Cezaevi’nde tutulan siyasi tutsaklar, aileleri aracılığıyla Kobanê ve Şengal halkıyla dayanışmak için 2 bin TL nakdi para yardımında bulundu. 



Kızıltepe’den 10 ton gıda

Mardin’in Kızıltepe İlçesi’nde de Kızıltepe Belediyesi, DBP, HDP ve KESK öncülüğünde başlatılan “Ortak yaşam için ekmeğimizi kardeşlerimiz ile paylaşıyoruz” yardım kampanyası çerçevesinde 10 ton gıda yardımı toplandı. Toplanan yardımlar, ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmak üzere araçlara yüklenerek Suruç’a gönderildi.