
Batman Hasankeyf’te yapımı süren Ilısu Projesi kapsamında tarihi kentin dinamitlerle patlatılmasına tepkiler sürerken, yıkıma ilişkin yeni görüntüler paylaşılmıştı. Bu görüntüleri paylaşan belgesel yönetmeni Ali Ergül yıkıma karşı Hasankeyf’in tarihini anlatmak için “Suyun Ölüm Tarihi” adlı bir belgesel çekti. Belgesel çekimi esnasında yıkıma ait görüntüleri de kaydedip kamuoyu ile paylaşan Ergül, 30 gün boyunca tek başına çektiği görüntü alma işlemini sonlandırdı. Amacının belgeseli 22 Eylül Dünya Hasankeyf Günü’ne kadar bitirmek olduğunu belirten Ergül, belgeselin Hasankeyf’i korumak için mücadele yürütenler için bir motivasyon olacağını söyledi. Dihaber’e konuşan Ergül, Hasankeyf’i Yaşatma Girişimi’nin verdiği mücadelenin atanan kayyumlarla engellendiğini vurguladı.
OHAL’in varlığı çekimleri zorlaştırdı
Bir aylık bir çalışma sonucu, tek başına hazırladığı belgeselin çekim aşamalarında birçok zorlukla karşılaştığını ifade eden Ergül, belgeselin hangi koşullarda çekildiği şöyle anlattı: “OHAL nedeni ile birçok yere giriş yapamadık. Baraj bölgesine girişler yasaktı. Barajın iki tarafında karakol var. Kale tarafının da kapalı olması çekimleri imkânsızlaştırdı. İzinler konusunda ret alacağımız için başvuru da yapmadık. Ara ara tacizler oldu. Diyarbakır’daki çekimlerde bir Fransız gazetecinin gözaltına alındığını duyduk. Bu olay bile meselenin ruhu açısından işimizi zorlaştırıyordu. OHAL’in varlığı çekimleri zorluyordu. Deyim yerinde ise fazla göze batmadan çekimi yapıp bitirmeyi hedefledim.”
Amaç tarihi hafızayı yok etmek
Baraj yapımının suyun üzerinde hâkimiyet kurma amacı taşıdığını dile getiren Ergül, esas amacın ise tarihi hafızayı yok etmek olduğunu söyledi. Barajla binlerce insanın yerinden edileceğine işaret eden Ergül, doğal yaşam ve bitki örtüsünde değişiklikler meydana geleceğini söyledi.
Ergül, Hasankeyf mücadelesi veren aktivistler ve orada yaşayan yurttaşlar ile yaptığı görüşmelerde her şeye rağmen kimsenin barajın su tutacağına inanmadığını dile getirdi. Ergül, “Mücadele bugün azalmış olsa da insanlar Hasankeyf’in sular altında kalmayacağını düşünüyor. Buna inanmıyor. O yüzden de her hafta iki kişi de olsa bir araya gelerek toplantı yapıyor ve mücadeleyi sürdürme kararlılığı devam ettiriliyor” diye belirtti.
Umut vermek istiyorum
Belgeseli ekolojist festivallere göndermeyi hedefleyen Ergül, Hasankeyf üzerine birçok belgeselin hazırlandığını fakat arşiv ve festivallerde bekletilmesinden kaynaklı kamuoyu tarafından bilinmediğini söyledi. Belgesel ile baraja karşı verilen mücadeleye bir umut vermek istediğini söyleyen Ergül, Hasankeyf’in tarihi hafızasının diri tutmayı amaçladığını vurguladı.
İSTANBUL
Hasankeyf evimiz, tarihimiz
Hasankeyfli İrfan Marangoz, “Hasankeyf tüm halkların toprağıdır. Burası bizim evimiz, tarihimiz” diyerek, dayanışma çağrısında bulundu. Çocukluğunu Hasankeyf kalesinin mağarasında geçiren Sabri Öner ise “48 yıl önce mağaralardan çıkarıldık; dinamitlerle yıkılarak sular altında kalacağını düşünemedik” diyerek, üzüntüsünü dile getirdi.
Hasankeyf’te dinamitlerle havaya uçurulan Darphane Kalesi, Roma, Süryani ve Kürtlerin birlikte yaşamının izlerini taşıyordu. 48 yıl önce Süleyman Demirel hükümeti tarafından boşaltılan kalenin mağaraları, bugün dinamitler ile havaya uçuruluyor. Çocukluğunu kalenin mağaralarında geçiren Hasankeyfliler kalenin dinamitlerle havaya uçurulmasına tepkili. Çocukluğunu iki katlı mağarada geçiren Sabri Öner, 48 yıl önce dönemin Başbakanı Süleyman Demirel tarafından mağaralardan çıkarılarak yapılan konutlara yerleştirildiklerini söyledi. Gün boyu yıllarını geçirdiği mağaranın dinamitler ile tahrip edilmesini izleyen Öner, Demirel tarafından konutlara yerleştirilmelerini “iyilik” olarak değerlendirdiklerini söyleyerek, “Bugün dinamitler ile yıkılarak, sular altında bırakılacağını düşünemedik” diye yakındı.
İzlemekle yetinmeyin
Hasankeyf’in tüm halkların ortak tarihi olduğunu dile getiren İrfan Marangoz, “Burada Êzidîsi, Süryanisi, Kürdü ve Türkü yaşamış. Hasankeyf tüm halkların toprağıdır. Burası bizim evimiz, tarihimiz. Bütün insanların buraya sahip çıkmasını bekliyoruz, ancak dışarıdan sadece bakınmakla yetiniyor. Tarih sizin tarihiniz, ama dinamitle patlatılmasına sessiz kalınıyor. Hiç bir tarihi doku, kepçelerle, dinamitlerle bu hale getirilmez” diyerek tepkisini dile getirdi.
DİHABER/BATMAN