• SYKP Eşbaşkanı Mertcan Titiz, 'çerçeve yasa'nın demokratikleşme için önemli olmakla birlikte tek başına yeterli olmadığının farkında olduklarını belirterek, “Sürecin seyircisi değiliz, barışın öznesiyiz” dedi.

 

Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eşbaşkanı Mertcan Titiz, MA'ya konuştu. Gelinen aşamayı olumlu bulduklarını; birbirine temas eden iki taraf arasında, metaforik olarak ifade etmek gerekirse mayınlı bir bölgenin temizlenmesine karar verilmiş olması olarak değerlendirdiklerini belirten Titiz, "Çatışma ortadan kaldırılması ve sürecin Meclis bünyesinde çıkarılacak bir yasayla güvence altına alınması, Türkiye’de daha önce başvurulmuş bir yöntem değil. İlk defa böyle bir yasayla bu meselenin ve çatışmasızlık sürecinin kalıcı hale getirilmesine yönelik bir çabayı elbette olumlu karşılıyoruz" dedi.

Uygulama aşamasının Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında kurulacak bir kurula bırakılması, MGK'ya biçilen rol ve şarta bağlama meselesi gibi başlıklarda endişeleri olduğunu vurgulayan Titiz, "Temas ettiğimiz çeşitli toplumsal kesimlerde de bu endişeleri gözlemliyoruz. Bu uygulama ile keyfiyete bağlı veto hakkı da doğabiliyor” diye konuştu. Bu kurulun izlenebilir, denetlenebilir ve müdahale edilebilir olmasının, hem parlamenter siyaset, Meclis’teki siyaset hem de sivil siyaset açısından çok önemli olacağının altını çizdi.

Sahiplenmeyi görev biliyoruz

'Çerçeve yasa'nın Türkiye’nin demokratikleşmesinde tek başına yeterli olmayacağını, bunun müzakereler sonucu iyileştirilebilir olduğunu dile getiren Titiz, şöyle devam etti: “Türkiye’deki sosyalist bir parti olarak Türkiye halklarının, işçilerin, emekçilerin refah içerisinde, daha iyi, özgür ve eşit bir ülkede yaşayabilmesi için bu süreçten de kendimize birtakım görev ve sorumluluklar çıkartıyoruz. Bu teklifin yasalaşması konusunda da bundan sonra demokratikleşmeye gidecek tüm mücadele alanlarında Türkiye’nin tüm toplumsal muhalefet; demokratik, inanç, kimlik, sınıf ve emek kesimleriyle bir arada bu süreci sahiplenmeyi kendimize görev biliyoruz.”

Önemli sınavlardan biri

Titiz, Rêber Apo'nun durumuna da işaret ederek, şunları ekledi: "Karşı tarafın başmüzakerecisinin de en az sizin kadar görüşlerini tüm dünyayla, gazetecilerle ve siyasetçilerle paylaşabiliyor olması gerekir. Evet, bugün bir adım atıldı, ancak en önemli sınavlardan biri, Başmüzakereci Sayın Abdullah Öcalan’ın özgür çalışma koşullarına erişmesidir.”