Tahammül sınırlarını aşıyor

  • Cenaze ve mezarlara saldırılara tepkiler sürüyor: “Ölülerimize ve mezarlıklarımıza yapılan saygısızlığı reddediyoruz. İbadethanelerimize yapılan saldırlar edep, erkan ve tahammül sınırları aşan bir yere gelmiştir.”

Van, Amed, Muş, Hakkari ve Bingöl’ün ardından Şırnak’ta da kimi mezarlar askerler tarafından tahrip edildi. Ölüm orucuna ara verdikten sonra kurtarılamayan Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek’in cenaze törenine, cenazesine ve son olarak mezarına saldırıldı. Saldırıları değerlendiren Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Halklar ve İnançlar Komisyonu Üyesi Edip Aslan, geçmiş dönemlerde Süryani halkının da birçok mezarlıklarının tahrip edildiğini hatırlattı. Bugün kutsallara saldırıların genişlediğine dikkati çeken Aslan, aslında insanlık değerlerine saldırıldığını söyledi. Aslan, son süreçlerdeki saldırıların faşizmle izah edilebileceğini kaydetti.

 

İnsanın varoluş değerlerine saldırı

Farklılıklara kimsenin düşmanca davranma ve zulüm etme hakkının bulunmadığını söyleyen Demokratik İslam Kongresi (DİK) Üyesi Medine Gök, son dönemlerdeki saldırıları hatırlatarak, ”İnsanın varoluş değerlerine saldıran bir zihniyetle karşı karşıyayız. Yapılan bu insanlık dışı uygulamalara karşı vicdan sahibi her bireyin itiraz etmesi gerekir. Bu hem ahlaki hem de dini bir sorumluluktur” şeklinde konuştu.

 

Diyanet’in sessiz kalmayı sürdürüyor

İstanbul Din Alimleri Derneği (DİAYDER) Başkanı Ekrem Baran ise insanın öldüğü zaman dini, rengi ve etnisitesi ne olursa olsun masum olduğunu vurgulayarak, bir mezara yapılan müdahalenin bütün insanlığa yapılmış olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Baran, Diyanet’in cenazelere ve mezarlıklara yapılan saldırılara karşı toplumun vicdanını rahatlatacak açıklama yapmasını ve adımlar atmasını beklediklerini dile getirdi.

Yapılanlar hangi ahlaka sığar? 

Demokratik Aleviler Derneği (DAD) Eşbaşkanı Saime Topçu da Grup Yorum üyelerinden İbrahim Gökçek’in cenazesini kaçırılması ve Gazi Cemevi’ne yapılan saldırıya değinerek, “İbadethaneye kolluk güçlerinin koçbaşlarıyla kapıları kırması, morgda cenaze kaçırması ve cenazeye katılan canlarımızı darp ederek, gözaltına almak, hangi din ve vicdanda kabul edilebilir. Yapılanlar hangi ahlaka sığar” diye sordu. “Ölülerimize ve mezarlıklarımıza yapılan saygısızlığı reddediyoruz. İbadethanelerimize yapılan saldırlar edep, erkan ve tahammül sınırları aşan bir yere gelmiştir” diyen Topçu, şunları ekledi: “Kendinden olmayın ötekileştirip, yok sayıp, nefret tohumlarını ekerek, hedef göstererek ve bundan beslenen zihniyete sesleniyoruz; Haddinizi bilin ve haddinizi aşmayın. Yapılan saldırı bütün inançların ortak sorunudur. İnancımızdan ve kutsallarımızdan elinizi çekin.”


Değerlerime dokunma!

HDP İstanbul Kadın Meclisi, son dönemlerde mezarlıklara ve cenazelere yönelik gerçekleştirilen saldırılara ilişkin açıklama yaptı. Partinin İstanbul İl Örgütü binası önünde yapılan açıklamaya HDP Milletvekilleri Züleyha Gülüm ve Hüda Kaya da katılırken, “değerlerime dokunma” dövizleri taşındı. HDP İstanbul İl Yöneticisi Aysun Çeper, ”Mezarlıklar toplumların, halkların, inançların tarihi değerleridir. Mezar taşına sahip olmak bir tarihe sahip olmaktır. Halkların ve inançların motive olduğu mezarlıklara saldırmak dinsel açıdan bile ahlaki bir yozlaşmadır” dedi. Türkiye hukukunda kişinin maddi ve manevi varlığını geliştirme hakkından, kişinin hatırasına hakaret, yakınlarının yas tutma hakkına, gömme ve gömülme hakkına kadar kanunda açıkça eylemler olduğunu hatırlatan Çeper, sözlerini uluslararası hukuk sözleşmelerinde “kötü muamele yasağı” ihlaline yol açan saldırılar konusunda iktidarı ulusal ve uluslararası hukuku uygulamaya ve mezarların korunma hakkına saygı duymaya davet ederek noktaladı.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.