•  Bitlis’in Hizan ilçesine bağlı köylerde, sokağa çıkma yasağı ilan edildikten sonra fındık ve meyve ağaçları kıyıma uğratıldı. Mehmet Saki Altun adlı yurttaş, "Bu şekilde göçe zorlanıyoruz ama topraklarımızı terk etmeyeceğiz" dedi.

Xûlepûr (Yolbilen) köyünden  Mehmet Saki Altun adlı yurttaş,  kendisine ait fındık ağacı  ve yüzlerce meyve ağaçlarının güvenlik güçlerinin bombardımanı ve askerlerce bölgeye getirtilen kato ve kepçenin tahrip etmesi sonucu yok edildiğini söyledi.

Bedlîs’in (Bitlis) Xîzan (Hizan) ilçesine bağlı 10 köy ve bağlı mezrada 2 Temmuz gecesi ilan edilen sokağa çıkma yasağı 5 gün sonra kaldırıldı. Yasak ilan edilen Hûzeran, Akûnis, Govan, Lanîlan, Xûlepûr, Kekulan, Sûreh, Pertawan, Kuran ve Mezra Pisyan kırsalı aralıksız bir şekilde bombalandı. Yasak ve askeri saldırı gerekçesiyle yurttaşların evlerinden dışarıya çıkması, bazı hastaların hastaneye gitmeleri bile engellendi. Köylüler, zirai failiyetleri durduruldu. Bağ ve bahçeler tahrip edildi. 

BİA'dan Uğur Yılmaz'a konuşan Xûlepûr (Yolbilen) köyünden  Mehmet Saki Altun adlı yurttaş, Türk askerlerinin bombardımanı sonucu onlarca fındık ve muhtelif meyve ağaçlarının yok edildiğini, bombardımandan sonraki gün bölgeye getirtilen kato ve kepçeyle yüzlerce fındık ve meyve ağacının söküldüğünü söyledi. Bombardımanın rastgele yapılmadığının ve bir yol çizelgesinde yapıldığına dikkat çeken Altun, yüzlerce meyve ağacının katlederek yol yapılmak istenildiğini belirtti. 

Hiçbir örgüt üyesi yok

Altun, şunları söyledi: “Buralarda hiçbir şey yoktu. Hiçbir örgüt üyesi yoktu. Bizler burada yaşamak zorundayız, topraklarımızı terk edemeyiz. Fındık çiftçiliği yapıyoruz onlarca dönüm fındık arazimiz var. Başka geçim kaynağımız yoktur. Sokağa çıkma yasağı ilan edildi, bizleri gözaltına aldılar ve bağımızı bahçemizi bombardımana tuttular. Yetmedi, ertesi gün kato ve kepçe getirerek meyve ağaçlarını kıyıma uğrattılar. Kurak ve tapusuz onlarca arazi olmasına rağmen oralarda tek mermi atılmamış ne olduysa bizim arazilerimize oldu. Bu şekilde dolaylı yoldan göçe zorlanıyoruz. Huluki olarak ben mücadelemi sürdüreceğim ve suç duyurusunda bulunacağım.”   BİTLİS