KCK Önderi Abdullah Öcalan'ın 27 Temmuz 2011'den beri avkutlarıyla görüştürülmeyerek ağır tecrit altında tutulmasına yönelik tepkileri yumuşatmak ve gerilla operasyonları karşısındaki sıkışıklığı aşmak isteyen Türk Hükümeti'nin manevrası tutmadı. BDP, somut adım beklentisini tekrarlayarak, Başbakan'ın çelişkiler dolu açıklamalarına itibar etmedi.
Erdoğan’ın açıklamalarını ANF’ye değerlendiren BDP Grup Başkanvekili ve Çewlîk Milletvekili İdris Baluken, açıklamaların çelişkilerle dolu olduğunu söyledi. “Tam olarak hangi planı devreye soktuğunu anlayamadığımız bir takım cümleler söz konusu. Özellikle Oslo ve İmralı'daki müzakere süreçlerine gönderme yapan ve bunları gerekirse yeniden yapacağını belirten açıklamalar olumlu. Ancak özellikle dün Başbakan'ın katıldığı bir televizyon kanalında BDP'ye yönelik sarf ettiği sözleri anlamak mümkün değil” diye konuştu. Gerçekten çözüm sürecini önceleyen bir yaklaşımın BDP’yi dıştalamayacağına dikkat çeken Baluken, AKP Hükümeti’nin “süreci muğlaklaştırıp beklenti yaratma” amacında olduğunu dile getirdi.

Beklenti yaratma peşindeler

BDP milletvekillerinin dokunulmazlıklarını kaldırma, onlarla aynı parlamento çatısı altında bulunmama gibi tehditlere işaret eden Baluken, "Bir taraftan sorun çözmek istediğinizi beyan edip diğer taraftan böylesi açıklamalar yaparsanız bütün inandırıcılığınızı yitirirsiniz. Buradan şunu anlıyoruz: Hükümet ya da Başbakan bu konuda net olarak kararını vermiş değil. Her zaman yaptıkları gibi açıklamalarla süreci muğlaklaştırıp halkta bir beklenti yaratma, kitlelerde bir beklenti yaratma ve bu beklenti üzerine de taktik manevralar geliştirme gibi bir arayış içine girmişler” diye konuştu.
BDP Grup Başkanvekili Baluken, AKP Hükümeti'nin ülke içinde ve dışında izlediği politikalar nedeniyle çok ciddi bir sıkışma yaşadığını ifade ederek, şunları söyledi: "içeride yürütmüş olduğu Kürt sorununu savaş ve tasfiye konseptleriyle bastırma, tamamen iflas etmiş durumda. Kamuoyunda yoğunca tartışılıyor AKP'nin yaşadığı Kürt politikasının iflası. Son dönemde duyarlı sol çevreler dışında artık muhafazakâr ve AKP'ye destek veren çevrelerde de bu konuda çok aykırı sesler yükselmeye başlamıştı. Diğer taraftan Ortadoğu'da ve Suriye'deki gelişmeler yine hükümetin tahmin etmediği, beklemediği, öngörmediği şekilde gelişti. Dolayısıyla buradan AKP'nin nefes almaya, kamuoyuna yönelik, üzerindeki baskıyı azaltmaya yönelik bir takım manevralara ihtiyacı vardı.”

Yaklaşımları güdük

Sorunun doğru analiz edilmesi, çözümün muhataplarının doğru belirlenmesini isteyen Baluken, Başbakan’ın muhatapları doğru tanımlamadığını, buna göre bir müzakare yaklaşımını ortaya koymadığını ifade etti. Baluken, BDP ve PKK’nin muhataplıktaki konumlarını şöyle tanımladı: “Biz başından beri bu muhatapların özellikle silahlı güçlerin silah bırakması ya da sınır dışına çekilmesi ya da toplumsal, siyasal, sosyal yaşama dâhil edilmesi konusunda muhatabın PKK ve Sayın Öcalan olduğunu söylüyoruz. Diğer taraftan sorunun çözümü için gerekli olan demokratikleşme ve anayasa ile ilgili çalışmalarda da muhatabın BDP olduğunu söylüyoruz. Burada Başbakan'ın açıklamalarına baktığımız zaman yine sorunun eksik bir şekilde tanımlandığı muhataplarının doğru bir şekilde masaya konmadığı ve yaklaşımın da diyalog ve müzakerenin önünü açacak bir yaklaşım olmadığını görüyoruz.”

Laf değil, somut adım
Çewlîk Milletvekili İdris Baluken, Kürt halkının artık söylemlere bakarak haraket etmeyeceğini belirterek somut adım atılmasını istediği söyledi. “Hemen birkaç cümleye bakarak, bütün son bir haftada özellikle yapılan açıklamaların tamamen anlamsız olduğunu belirtmek istemiyorum" diyen Baluken, şunları ekledi: "Ama bu konuda hala yapılan çelişkili açıklamalar, bizim açımızdan dikkatle takip ediliyor. Artık Kürt halkı, Kürt hareketi şunu beklemiyor; Başbakan'ın ağzından, hükümet, kabine üyelerinin ağzından hangi cümleler çıkacak. Buna göre kendimizi nasıl konumlandıralım şeklinde bir beklenti yok bizde. Kürt halkı, Kürt tarafı bu işte somut adım bekliyor. Artık konuşmanın laf üretmenin sorunu tespit etmenin ötesinde bir an önce somut adımlarla ilgili bazı şeylerin yapılması gerekiyor. Bununla ilgili de aynı sorunun farklı konulardaki muhataplarıyla bir an önce bir takım çalışmalara başlanması gerekiyor.”



Demirtaş: Temkinli yaklaşıyoruz


BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Başbakan Erdoğan'ın İmralı'da Öcalan ile ailesinin görüştüğünü açıklaması ve dün bazı gazetelerde Mehmet Öcalan'ın ağzından verilen haberlere yönelik sosyal medya üzerinden açıklamada bulundu. Demirtaş, "Bazı yayın organlarinda yer alan; benim yanıma Mehmet Ocalan'ı da alarak Adalet Bakanlığı yetkilileri ile görüştüğüm bilgisi doğru değildir. Öcalan'ın avukatları ve ailesi 'görüşme yaptık' şeklinde net bir açıklama yapmadıkları müddetçe hükümetin açıklamalarına temkinli yaklaşacağız" dedi.



Türkiye Barış Meclisi: Meclis sorumluluk almalı

Türkiye Barış Meclisi, Pazartesi açılacak Meclis'i gençlerin daha fazla ölmemesi için sorumluluk almaya çağırarak, bir an önce "diyalog ve müzakere grubu" kurulmasını talep etti.
Türkiye Barış Meclisi, 1 Ekim'de açılacak Meclis'i gençlerin daha fazla ölmemesi için "yeni demokratik anayasa" ve "Kürt sorunu" ile ilgili sorumluluk almaya çağırdı. Barış Meclisi, her iki konunun birbiriyle güçlü bağları bulunması nedeniyle ikisinin de eşzamanlı ele alınıp çözüme kavuşturulması gerektiğini söyledi. Toplumun her kesiminin bu konularla ilgili ciddi kaygı ve endişe duyduğunu belirten Barış Meclisi, "Önceki hatalar, ölülerimizi çoğaltıp toplumsal kopuşu hızlandıracak" dedi.
Barış Meclisi, hızla Meclis'te çözümden yana partilerin eşit katılımıyla diyalog ve müzakere grubu kurulması ve bu grubun parlamento dışında barışa ve çözüme katkı sunacak bütün kesimlerin, tarafların ve kişilerin destek, görüş ve önerileriyle güçlendirmesini talep etti. Barış için atılacak her adımın Türkiye'yi bir adım daha yeni anayasa yapımına yaklaştıracağını belirten Barış Meclisi, milletvekillerinin dokunulmazlıklarının tartışma konusu yapılmasının  barışı ve yeni anayasayı imkansızlaştıracağına dikkat çekti. Barış Meclisi, "Bütün yurttaşlarımızı daha fazla geç olmadan savaşı, ölümleri durdurmak için siyasal iradelerine sahip çıkmaya ve yurttaşlık görevlerini yerine getirmeye çağırıyoruz" dedi.