Sayıştay’ın Karayolları Genel Müdürlüğü Raporu’nda, karayollarında iş yapan bazı yüklenicilerin uygulamaları ile devleti nasıl zarara uğrattıkları da ortaya konuldu.

Cumhuriyet’ten Mustafa Çakır’ın haberleştirdiği rapora göre süreç şöyle işliyor: Kamu İhale Yasası’na göre ihale edilen birim fiyat teklifli bazı işlerde, işin belli kısımlarına isteklilerin yaklaşık maliyet fiyatına göre yüksek teklif verdikleri, özellikle işin sonraki aşamalarında yapılmasını bekledikleri iş kalemlerine ise düşük teklif verdikleri görüldü. Bu şekilde toplamda en düşük fiyatı vererek ihaleyi alan yüklenicilerin, imalat aşamasında öncelikle yüksek teklif verilen iş kalemlerini yaptıkları, düşük teklif verilen iş kalemlerini ise sözleşme tutarının iş artışı ya da imalat değişiklikleri gibi nedenlerle tamamlanması nedeniyle yapmadan sözleşmeyi sonlandırdıkları tespit edildi. Bunun sonucunda da ihale konusu proje yarım kalıyor. Daha sonra yapılan ikmal ihalelerinde ise önceki ihalede düşük teklif verilen iş kalemleri, daha yüksek fiyatlarla ihale edilerek yapılıyor. Bu şekilde projeler planlanan maliyetin çok üzerinde bedellerle, üstelik de gecikmeli olarak bitiriliyor. Raporda, söz konusu yöntemle yapılan işlerin süreci, “Ordu-Ulubey Ayrımı - Kabadüz İl Yolu Km 0+000-21+300 Arası Yol Yapım İşleri” özelinde açıklandı.

Kaçak geçişler

Sayıştay’ın Karayolları Genel Müdürlüğü Raporu’na göre 2018’de Otomatik Geçiş Sistemli (OGS) ve Hızlı Geçiş Sistemli (HGS) geçişten toplam 20 milyon 574 bin 137 kaçak geçiş gerçekleşti. Köprü ve otoyollarda gerçekleşen toplam 132 milyon 22 bin 276 TL kaçak geçiş bedeline ilişkin gelir tahakkuk kaydı yapılmadı ve söz konusu bedellere mali tablolarda yer verilmedi.

Tünel kayıtları yanlış

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı raporunda, yap-işlet-devret modeliyle yapılan Avrasya Tüneli’nin hizmet imtiyaz varlığı ve gelecek dönemlere ait muhtemel vazgeçilen gelirlere ilişkin muhasebe kayıtlarının gerçeği yansıtmadığı tespit edildi. İdari para cezaları tam ve doğru olarak takip edilmedi. Sayısal takograf cihazlarının hatalı olmasına karşın idare tarafından gereği yapılmadı.

Olmayan hastalıklar

SGK Raporu’na göre SGK tarafından sağlık hizmet sunucularına verilen toplam 12.1 milyar TL tutarındaki avans, mevzuatta öngörülen üç aylık süreyi aştığı halde kapatılmadı. Eski Yeşil Kart’lıların, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nca ödenmesi gereken genel sağlık sigortası primlerinden 7 milyar TL tutarındaki kısmının kurumlar arasında mutabakat sağlanamadığından süresi içerisinde tahsil edilemediğine dikkat çekildi. MEDULA verilerinin incelenmesi sonucunda, hastalara konulan tanılar ve hastaların ameliyat bilgileri ile faturalandırılan işlemlerin birbiri ile uyuşmadığı tespit edildi.

Çifte dikiş atmışlar

Özel sağlık hizmet sunucularında (özel hastaneler) görev yapan doktorların hastalık veya analık hali nedeniyle raporlu olduğu ve geçici iş göremezlik ödeneği aldığı tarihlerde, aynı zamanda görevli oldukları sağlık tesislerinde işlem yaptıkları (ameliyat, muayene vb.) ve söz konusu işlemlerin SGK’ye faturalandırıldığı da belirlendi. Sağlık tesislerinde çalışan doktorların, hastalıkları nedeniyle yatarak tedavi gördükleri ya da yıllık izinde oldukları günlerde aynı zamanda görevli oldukları sağlık tesislerinde işlem yaptıkları (ameliyat, muayene vb.) ve söz konusu işlemlerin de SGK’ye faturalandırıldığı tespit edildi.

Bakanlık hesaptan kaçtı

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı raporunda, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın mali rapor ve tabloları hakkında denetim görüşü oluşturabilmek için gerekli olan mali rapor ve tablolar ile bilgi ve belgelerin, kamu idaresi tarafından sağlanamadığı için görüş bildirilemediğine dikkat çekildi. Ayrıca mevzuata aykırı olarak Sağlık Bakanlığı Engelli Sağlık Kurulu Raporu Veri Tabanı’nda kaydı bulunmayan kişiler (62 bin 807 kişi) ile kaydı olup ağır engelli olmayan kişiler (35 bin 554 kişi) için evde bakım ödemesi yapıldı.

Maliye kendisini denetlemiyor

Sayıştay’ın Hazine ve Maliye Bakanlığı Raporu’na göre kapatılan Başbakanlık’a ait borç, alacak, hak ve yükümlülük hesapları, KHK hükümlerine uygun şekilde kapatılarak Hazine ve Maliye Bakanlığı hesaplarına aktarılmadı. Bakanlık dönem sonu işlemlerinin muhasebeleştirilmesinde eksiklikler görüldü. Hazine Müsteşarlığı mali tablolarında “Menkul Varlıklar” hesabında kayıtlı altın, gümüş vb. menkul varlıkların değerlemeye tabi tutulmaması nedeniyle gerçek değeri ile muhasebeleştirilmediğine dikkat çekildi. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan Kamu Borç Yönetimi Raporu’nda yer alan ve bakanlığın taraf olduğu borç üstlenim anlaşmalarına ilişkin bilgilerin, bu rapordan yararlanacak olanların doğru karar vermelerine yardımcı olacak ölçüde yeterli, açık ve kapsayıcı olmadığı vurgulandı. Hazine Müsteşarlığı ve Maliye Bakanlığı’nın Hazine ve Maliye Bakanlığı olarak yeniden yapılanmasıyla birlikte yeni oluşan bakanlık bünyesinde iç kontrol sistemi de kurulmadı.

 
 

Sayıştay’ın denetleyemediği

Sayıştay’ın 2018 yılı denetim raporlarına göre, Saray’ın 1.65 milyarlık faturası, sadece denetim kapsamındaki harcamalar. Örtülü ödenekten Saray için ne kadar harcandığının yanıtı yok.

Sayıştay, 2018 yılı bütçesinde, devletten yardım alan dernek ve vakıfların kim oldukları bu kez açıklamadı. Sayıştay’ın bu “hassasiyeti”, özellikle yerel seçim sürecinde gündeme gelen “yandaş vakıflara kaynak aktarımı” tartışmalarının iktidarın gözünü korkuttuğunu ortaya koyuyor.