
Dünya'nın birçok yerinden aralarında çoğunluğunun Güney Kürdistanlı yazar sanatçı, akademisyen ve insan hakları aktivistlerinin bulunduğu 320'den fazla kişi açlık grevlerini desteklemek amaçlı Birleşik Krallık Parlamentosu, Uluslararası Af Örgütü, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, Avrupa Birliği Parlamentosu, İnsan Hakları İzleme Komitesinin yansıra uluslararası medya kuruluşlarına hitaben ortak bir çağrı metni yayınlamışlardı.
'Açlık grevine sessiz kalamadım'
Kamuoyuna sundukları metinde Birleşmiş Milletler kurum ve kuruluşlarından, Avrupa Birliği Parlamentosu'ndan, Birleşik Krallık Parlamentosu ve dünya çapında tüm sivil toplum kuruluşlarından Türk rejimine müdahale etmeye çağrısında bulunan katılımcılar, Kürt halkının taleplerinin saygıyla karşılık verilmesi gerektiği ayrıca belirtiyorlar. Yüzlerce kişiyi kapsayan kampanyaya öncülük eden aslen Güney Kürdistanlı olup Londra'da yaşayan siyasi aktivist Houzan Mahmoud, gazetemize şunları söyledi: "Yıllardır çeşitli alanlardaki kampanyalarda yer alan uluslararası bir aktivist olarak, cezaevlerindeki açlık grevlerine karşı sessiz kalamadım. Kampanyaya dünyanın her yerinden kişinin katılması için özellikle bir çaba gösterdim. Böylelikle Kürtlerin haklı mücadelelerinde yalnız olmadıklarını çağrı metninde belirttiğimiz kurum ve kuruluşlara göstermek istedim. Türk devletinin ikiyüzlü politikasının tüm dünyada teşhir olması gerekiyor. Türk devletinin kolonileştirme ve yıkım politikalarının uzun bir tarihçesi var. Şu an da zaten tarihten süre gelen politikalarını Kürt halkı üzerinde uyguluyor. Kürtlerin birlik ve beraberlikle baskıya ve zulme karşı kararlılıklarını sürdürmeleri, Türk devletini önlerinde eğilip Kürtlerin haklı taleplerini kabul etmeye mecbur bırakacağına inanıyorum. Kalbim grevdeki tutsaklar ve sevdikleriyle birlikte."
'AKP barış konusunda hiç istekli değil'
Kampanya katılımcılarından Güney Kürdistanlı yazar Sarwar Penjweni ise kampanyaya katılma nedenini şu sözlerle açıkladı: "Grevdeki tutsakların taleplerinin sadece Kürt halkının değil insan gibi yaşama isteyen her halkın talepleri olabilecek nitelikte olduğuna inanıyorum. Öne sürülen talepler oldukça makul olmakla birlikte kolaylıkla cevap verilebilecek taleplerdir. Şunu bilmek gerekiyor ki AKP hükümeti, Kürt meselesine barışçıl bir çözüm konusunda hiç istekli görünmüyor ki Kürt meselesine zaten baştan beri bir terör sorunu gibi yaklaşıldı. Başbakan Erdoğan’ın halen iktidarda olması Kürtler için çok talihsiz bir durum. Erdoğan, Avrupa’nın desteği ile meclise girmesine rağmen ekonomi krizleriyle boğuşan Avrupa’nın uyarıları dikkate bile almadan insan haklarını ihlal etmeye devam ediyor.’
'Irkçılıkları yıllardır sürüyor'
İsveç'te yaşayan Kadın hakları aktivisti Naliya İbrahim ise şunları söyledi:
"Bir kadın olarak nerede olursa olsun tüm insanlara yaşattırılan acı ve eziyeti hissedebilirim. Nerede kısıtlama varsa karşısında olurum ve dünyanın herhangi bir köşesinde ne zaman olursa olsun tüm insanların en temel özgürlüklerini savunmak için destek veririm. Bir Kürt vatandaşı olarak Kürdistan'ın bir parçasında bizim insanlarımızın taleplerini ve onların bu talepleri için gösterdikleri direnişlerini desteklemek benim açımdan ulusal bir görevdir. İfade özgürlüğün eksikliği, en temel insan haklarının talep edilmesi, yoğun işkence ve baskılar hepimizin bu eyleme katılmasına sebep oluyor. Bu nedenle bu eylemi desteklemek oldukça doğal ve gerekli bir durum, bizi asıl şaşırtan ise insanların, grupların veya oluşumların bu eyleme katılımlarındaki eksiklik. Türk devletinin taleplere karşı umursamaz tavırlarının sebeplerini iki şekilde görüyorum: 1- Türkiye'nin Kürt halkının içinde bulunduğu kötü şartları umursamamak konusunda şanlı bir geçmişi var ve Kürtlere ve Ermenilere karşı ırkçılıkları on yıllardır devam ediyor.
2- Bölgedeki devletler ve Avrupa Birliği’nin tepkisizliği, ki bu yüzden bizim görevimiz eylemler düzenleyerek farkındalık oluşturmak. Bu kampanyayı, AB’deki karar verici konumdaki kişileri etkilemek ve Ankara üzerinde baskı oluşturmak, ve böylece açlık grevi eylemcilerinin taleplerine saygı duymalarını ve cevap vermelerini sağlamak amacıyla oldukça yararlı buluyoruz.’
ÖZLEM GALİP/LONDRA