
'Mahallenin delikanlısı...'
Tam bir skandalla karşı karşıya olunduğunu vurgulayan Tan, "Başbakan'ın önünde iki yol var; ya çıkacak 'Bunları hepsi doğru istifa ediyorum, Yüce Divan'a gidiyorum' diyecek. Ya da cürmümeşhut yakalanan suçlunun yaptığı gibi sonuna kadar 'yalan' demek. Maalesef sonuna kadar inkar yolunu seçmiştir" ifadelerini kullandı.
Erdoğan'ın siyasetteki süresinin dolduğunu ifade eden Tan konuşmasına şöyle devam etti: "Rahmetli annem aklıma geldi. Eğer bu vakayı seyretmiş olsaydı, 'Vah vah vah oğlum mala mine mahallenin delikanlısı ne hale düşmüş' diyecekti. Yeri göğü inleten Başbakan mırıldanarak, konuşuyor. O kükreyen Başbakan mırıldanarak konuşuyor. Başbakan'ın siyaseten son kullanma tarihinin bittiğini Haziran ayında söylemiştim. Bir şeye daha hayret ediyorum. Bir sürü kendine yazar diyen erkek ve kadın utanmaz, bir şekilde inanmadıkları bir konuda halen kalemşörlük yapıyorlar. Bakalım önümüzdeki günlerde nasıl sokağa çıkacaklar."
'Derdi seçimi atlatmak'
Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Tan, yaşananların sürece etkisinin sorulması üzerine şunları belirtti: "Süreçle ilgili iki nokta var. Birincisi sürecin kendisidir. Başbakan zaman mı kazanıyor? Bunu ben Ada'ya gittiğim gün söyledim. Bir oyun oynanıyor. Başbakan'ın yapmak istediği 3 seçimi atlatmak. İmralı'ya söylediği ise; 'Sen beni kurtar, bu 3 seçimi atlatayım ondan sonra bakayım.' Süreç dediğiniz budur. Bakın 1,5 seneyi geçti ortada bir süreç yok. Bazıları da kan istiyor. Kan üzerinden siyaset yapmak alçaklıktır. Halkımızın mahsum çocuklarının ölümü üzerinden siyaset inşa etmek alçaklıktır. Süreç durdu bitti. Bana göre süreç yok zaten ortada ama bunun karşılığı 'tekrar silahlar konuşsun' değildir. Birçoğu bunu bekliyor. 'PKK vursun Erdoğan'da düşsün' diyorlar. Tayyip düşecekse doğru düzgün düşsün. Seçimi atlatmaya bakıyorlar. El altından genel af fısıldanıyor, onun da garantisi yok. İşte Abdullah Öcalan da İlker Başbuğ da çıksın diyorlar. Ama bunlar dedikodu ekseninde yapılıyor."
ANKARA