
Almanya’da Kürt siyasetçilere suikast planları yapan ve MİT’e çalışan Mehmet Fatih Sayan hakında açılan davanın ilk duruşmasının 4 Eylül’de Hamburg Eyalet Yüksek Mahkemesi’nde görülmesi bekleniyor. Gazetemizin 15 Kasım 2016’da „Fatih Sayan ve ekibi cinayete hazırlanıyordu“ başlıklı haberiyle ifşa ettiği Türk istihbarat elemanı ve suikast timi üyesi Mehmet Fatih Sayan hakkında Karlsruhe’de bulunan Federal Başsavcılık tarafından hazırlanan iddianame Haziran ayı sonunda basına açıklanmıştı.
İddianamede suikast yok!
Sayan’ın Türk devleti adına Almanya’da istihbari çalışmalar yürüttüğü ve en az 40 bin Euro para aldığına dikkat çekilen iddianamede, ayrıca Sayan‘ın 2013 yılından itibaren Türk istihbarat örgütü MİT’e çalıştığı, 2015 Eylül’ünden itibaren ise Almanya’daki Kürt toplumu hakkında istihbari çalışma yürüttüğü belirtilmişti. Görevinin ise dönemin NAV-DEM Eşbaşkanı (Şu anda KCDK-E Eşbaşkanı) Yüksel Koç ve bazı Kürt siyasetçiler hakkında bilgi toplamak olduğu ileri sürülmüştü.
Suikastin üzeri örtülmesin
Sayan’ın MİT faaliyetlerinin sadece ajanlıkla sınırlı tutulduğu iddianamede Kürt siyasetçilere yönelik suikast hazırlığı ve suikast listesine ise yer verilmediği öğrenilmişti. İddianemeye tepki gösteren ve tanık olarak değil davacı olarak duruşmaya müdahil olmak isteyen KCDK-E Eşbaşkanı Yüksel Koç, gazetemize konuştu. MİT’in suikast planlarının üzerinin örtülmesinden duyduğu endişeyi dile getiren Koç, davanın takipçisi olacaklarını dile getirdi.
Koç: Tanık değil davacıyım
4-5 Eylül tarihleri arasında görülecek MİT davası kapsamında Koç’un da aralarında bulunduğu çok sayıda kişi mahkemede tanık olarak dinlenecek. MİT’in suikast listesinde olduğunu, MİT ajanı Fatih Sayan ile ilgili tüm bilgi ve belgeleri bizzat güvenlik makamlarına kendisi teslim ettiğini hatırlatan Koç, 8 Eylül‘de ‘tanık’ sıfatıyla ifade vermeye gideceğini söyledi. Koç, „Benim tanık değil davacı olmam gerekirdi. Bunun için Avukatım Frank Jasenski ile girişimlerde bulunduk“ dedi.
İddianameyi gizlemek için mi?
İddianamenin içeriğiyle ilgili Haziran’da basına yapılan açıklamanın dışında yeni bir bilgiye ulaşamadıklarını ifade eden Koç, müdahil-davacı değil „tanık“ sıfatıyla duruşmaya katıldığı için ne kendisinin ne de avukatının iddianameyi göremediklerini belirtti. Koç, „Sırf bu yüzden bile bizleri tanık sıfatıyla duruşmaya çağırdıklarını düşünüyorum“ dedi.
Tanıklar dinlenecek
Koç, duruşmada kendisinin yanısıra aralarında devlet makamlarında çalışanların da bulunduğu çok sayıda kişinin „tanık“ olarak dinleneceğini belirtti. MİT faaliyetleriyle ilgili Y.Ö. Politika’ya ulaşan bilgileri polise teslim eden gazeteci Reha Sarı da 22 Eylül’de tanık sıfatıyla ifadeye çağrıldı.
Emri verenler ortaya çıkarılsın
İddianamede eksik bırakılan suikast planları ve MİT’in Almanya’daki ajanlık faaliyetlerini konu alan kapsamlı bir dosyayı mahkemeye sunacaklarını ifade eden Koç, davayı yakından takip edeceklerini söyledi. Koç, “Bu faaliyetlerin emrinin kim tarafından verildiği sorusuna yanıt istiyoruz“ dedi.
Kürt kurum ve kuruluşların yanısıra, sol, demokrat çevrelerin duruşma öncesi yapılacak ortak bir açıklamaya hazırlandığını ifade eden Koç, davayı takip edecek bir ekibin de hazır bulunacağını kaydetti.
Karataş da yargılansın
Federal Savcılığın 21 Haziran’da Mehmet Fatih Sayan hakkında Almanya Ceza Yasası’nın 99. maddesi uyarınca; „Yabancı istihbarat teşkilatı adına ajanlık faaliyeti“ iddiasıyla soruşturma başlattığını ancak suikastten bahsetmediğini belirten Koç, „Bu şekilde davanın içeriği boşaltılmak isteniyor. Böylesi bir suçlama ile bir duruşmanın görülmesi iyi bir gelişme, fakat yetmez. Diğer ajanlar için de bu geliştirilmeli. Hatırlarsanız geçtiğimiz haftalarda Mustafa Karataş isimli bir başka MİT ajanı daha deşifre etmiştik“ diye konuştu.
Sayan Türkiye’den gönderildi
Türk devletinin Avrupa’daki Kürt kurum ve siyasetçilerine topyekün bir savaş konsepti hazırladığını kaydeden Koç, q suikastın da bunun bir parçası olduğunu vurguladı. Koç, şöyle konuştu: „2016 yılın Nisan ayında elimize MİT ajanı F. Sayan hakkında bilgiler ulaştı. Kasım’da da konu hakkında basın açıklaması yaptık. Bizim çabalarımız ve kamu baskısı sonucunda Aralık ayında Sayan tutuklandı.Fakat bizler şunun farkındayız: Almanya’da Türk istihbarata çalışan 6 bine yakın ajan mevcut. Almanya’da eğitim alıyorlar ve Alman istihbaratıyla da karşılıklı bilgi paylaşılıyor. Tutuklanan Sayan ise Türkiye’den gönderildi. Dolayısıyla iddianamede geçtiği gibi salt bilgi alma vb. faaliyetler için birinin Türkiye’den getirildiğine inanmıyoruz. Suikast ekibin olduğu, Sayan’ın da bu ekipte yer aldığı ve bunun için Almanya’ya gönderildiği apaçık ortada.“
Listeler açıklanmalı
MİT’in Alman istihbaratına verdiği iki listeden birinde Gülen harekatına mensup kişiler diğerinde ise Kürt ve sol-demokrat kişilerin bulunduğu ancak sadece Gülen hareketine mensup kişilerin isimlerin yer aldığı listedekilerin uyarıldığını hatırlatan Koç, „Türk devletine çalışan, aynı zamanda Alman makamlarına da çalışan, tercümanlık ve polislik yapanlar da ortaya çıkmıştı“ hatırlatmasında bulundu.
Ajanlık davaları birleşmeli
Alman devletinin Kürt kurumlarını izlemesi için görevlendirdiği kişilerin yanlış beyanlarda da bulunduğuna işaret eden Koç, „Yalan bilgi veren kişilerin yargılanması ve istihbarat faaliyetlerine ilişkin tüm davaların birleşmesi gerekir. Paris Katliamı davası da aynı davaya dahil olmalı“ talebinde bulundu.

HABER MERKEZİ