
Operasyon bölgesine canlı kalkan olarak giden siviller, yaralı askerleri kendilerinin taşıdığına da dikkat çekerek, “biz gitmeseydik o askerler ölecekti. Devlet ölüme gönderdi” dedi.
DBP İlçe Eş Başkanı Muhsin Kula, askerlerin HPG’lilerin üslenme alanına indirme yaptığını belirterek, karşılaştıkları manzarayı şöyle anlattı: “Askerlerin 5 yaralıları vardı. Biz tüm arkadaşlar onların yardımına koştuk. Onları pançoların arasına koyarak zırhlı araçlara ve helikopterlere doğru götürdük. Onlara canlı kalkan olduk, ama onlar bizi de taradı. Gerillalara ateş açmasınlar diye de araya girdik. Helikoptere bindirdik. Perişan haldeydiler, çocuk gibi ağlıyorlardı. 3 timi aşağı indirdik. Başlarını kaldıramıyorlardı.”
Ölüme gönderdiler
Bu esnada askerlere neden operasyona çıktıklarını sorduğunu söyleyen Kula, “Biz böyle bir şey olduğunu bilmiyorduk. Biz operasyon var diye gelmiştik” cevabı aldığını aktardı. Askerlerin bulunduğu bölgeye gitmemeleri halinde 3 timin de imha olacağına vurgu yapan Kula, “Eğer biz gitmeseydik o 3 timin sağ kurtulması imkansızdı. Devlet de resmen bunu istiyordu ve bir provokasyon yaratmak istiyordu. HPG’liler herhangi bir eylem yapmamıştı, onların üslenme alanına direk indirme yapmışlardı” ifadelerini kullandı. Kula, 3 sivil yaralı için aradıkları ambulansların saatlerce gelmediğini, askerlerin cenazelerini dahi almalarını engellediğini söyleyerek, en son bir grup sivilin cenazeyi omuzlarına alarak alandan çıkardığını dile getirdi.
Valilik emri verdi
Çatışma anında orada olan Ziya Özbay ise, askerlerin valilik emri ile operasyona çıktıklarına dikkat çekerek, “Bir haftadır Valinin alanda operasyon yapılması için talimat verdiğini söylediler. Biz onları çemberden kurtardık ama sonra bize de saldırdılar. Katliam provası yapılmıştı resmen” diye konuştu.
FERHAT ÇELİK/ABDULLAH KAYA /DİHA/AÐRI
Silvan rolü mü biçildi?
Ağrı’daki saldırı Türk ordusunun ‘ateşkes’ süreçlerindeki ilk saldırısı değil. Ağrı’daki olayın gelişimi ve görgü tanıkların anlatımları, 14 Temmuz 2011 yılında Silvan’da meydana gelen ve 20 askerin öldüğü operasyonu akıllara getirdi. Türk devleti, Silvan’daki çatışmayı bahane ederek Oslo görüşmelerini sona erdirmişti.
5 bin askerle operasyon
KCK’nin 2010 yılında ilan ettiği ‘eylemsizliğin’, 2011 genel seçimleri dolayısıyla uzatıldığı bir ortamda Türk ordusu Amed’in Silvan ilçesinde operasyon düzenledi.
HPG’nin “imha operasyonu” olarak adlandırdığı ve 5 bin askerin katıldığı operasyon sadece Silvan’ı değil, Kulp ile Lice arasındaki 9 köyü de kapsıyordu.
Operasyona meşru savunma temelinde karşılık veren gerillalarla yaşanan çatışmada 20 asker öldü, 2 HPG gerillası da yaşamını yitirdi.
Oslo görüşmeleri bitirildi
O dönem Türk devleti ile PKK arasındaki ‘Oslo görüşmeleri’ adı altında görüşmelerin yürütüldüğü bir dönemdi. Türk devleti Silvan çatışmasını bahane ederek görüşmeleri sona erdirdi.
Öcalan’la görüşmeler kesildi
Türk devleti, çatışmadan sonra Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın avukatlarıyla görüşmelerini de engelledi. Öcalan’ın 27 Temmuz 2011 tarihinde yaptığı son görüşmeden sonra avukatların yaptığı her başvuru ‘hava muhalefeti, koster bozuk’ gibi gerekçelerle engellendi. Öcalan, yaptığı son görüşmede “AKP çözüm istemiyor. Anaların gözyaşını dindirmek için silahlı güçleri güvenli bir yere çekeyim diyorum, buna bile cevap vermiyorlar. Tersine her gün operasyonlar var, çatışmalar yaşanıyor, asker, gerilla ölüyor” demişti.
Tüm bu yaşananlar ardından gerillanın “devrimci halk savaşı hamlesi”ni başlattı. 2012 yılı, yüksek yoğunluklu çatışmaların yoğunlaştığı bir yıl oldu.
HABER MERKEZİ