Erdoğan faşizmi, Kürdistan'ın seçtiği kentlerinin hepsini Gazze'ye çevirdi. Gazze'ye yönelik Siyonist İsrail devletinin katliamları karşısında sahte gözyaşı döken Erdoğan, Filistin halkına Siyonistlerin yaptığı katliamları, milim şaşmaksızın Kürdistan halkına uyguluyor.
Gazze ve Filistin için Netenyahu neyse, Kürdistan kentleri için Erdoğan odur.
12 Eylül askeri faşizmi Amed zindanı için ne yaptıysa daha fazlasını Erdoğan şimdi Kürdistan kent ve kasabalarına yapıyor.
Sri Lanka diktatörü Rajpaksa da seçimle gelmişti. Tamil halkına ve Tamil Elam Kaplanları örgütüne kuralsız ve soykırıma varan savaşı 2009'da başlatıp, onbinlerce insanı katlederek sonuçlandırıken ilk kanlı zafer müjdesini Gül ve Erdoğan'a verdi; 'darısı sizin başınıza' der gibiydi.
Diktatör Erdoğan'ın yalakası savaş kalemleri, Sri Lanka modelini zaman zaman gündeme getirdiler.
Fakat Kürdistan Tamil ülkesi kadar küçük değil. 2011-12'de de Erdoğan sert bir savaşla önemli sonuçlar almayı denedi. Karşısında devrimci halk savaşını ve Rojava Devrimi'ni buldu. Çok canı aramızdan aldı ama yokedici savaşı yenilgi almaktan kurtulamadı.
Yeniden bu kez en barışçı eylemlerimize dehşet saçan katliamlar serisini başlattı: Amed, Suruç, Ankara barış mitingi. HDP şahsında halkların demokratik ve özgür birliğinin alternatif olmaya başladığı ortaya çıkıyordu. Bu kez hiç tahammül etmemeliydi. Kobanê'ye IŞİD canavarlarını saldırtarak başladı, seçim dönemi saldırılarıyla devam etti. Kitle katliamları serisinden sonra, kent ve kasabaları sırayla kuşatıp, 12 güne varan sokağa çıkma yasağı eşliğinde onlarca canımızı çocuk, yaşlı, genç, hasta, kadın demeden kurşunlayarak katlediyor. Yetinmiyor, cenazelerimize en hayasız hakaretleri, mezarlıklarımıza ve ibadet yerlerine savaş uçakları bombardımanı yapıyor.
Diktatör Erdoğan bütün bunları, Kürt halkımızı yıldırarak diz çökmesi için yapıyor.
Bu 15 Kasım, Seyit Rıza'nın idam edilişinin 78.yıldönümüydü. Kemal'in diktatörlüğü, Alişer'in kesik başını ve Seyit Rıza ve yolarkadaşlarının idamını, halkı teslim almak için kullanmıştı.
Doymadı ertesi yıl canalmayı soykırıma vardırdı. Bu yolla Kürt halkımızı teslim almak istedi.
Seyit Rıza'nın son sözleri içinde özellikle "ben de size boyun eğmedim bu da size dert olsun!" cümlesi sonraki yıllar için mücadele çağrısıydı.
Tarih tekerrür etmez. Erdoğan faşizmi, ne Rajpaksa diktatörünün kanlı zaferini tekrarlayabilir, ne de Dersim Soykırımını… Cizre, Gever, Silvan, Nusaybin, Lice... Bir yerde sona eren kuşatma ve canalma, başka yerde başlıyor. Erdoğan, Kürt halkımızı yıldıramıyor.
Seyit Rıza'nın faşist sömürgeciliğe dert olacak sözlerini, Kürt halkımızın devrimci evlatları tutmakla kalmadılar, kıyas kabul etmez ölçüde aştılar.
Kürt halkımızın yılmaz direnişi faşist sömürgeciliğe karşı özgürlük devrimi.
Türkiye'den Silvan, Nusaybin, Lice direnişiyle kolkola ayağa her kalkış, Erdoğan'ın kanlı zulmünü frenlemekle kalmayacak. Hesaplarını da altüst edecek.
Erdoğan'ın bir hesabı Kürt halkımızı yıldırmak ise, barış eylemcilerini kanlı Ankara Katliamıyla yoketmesi açıkça gösterdi ki, diğer hesabı Türkiye'de varolan demokratik kırıntıları da gaspetmek, F tipi hapishaneleri direnen öncülerle doldurmak, devrimci partileri, ilerici sendika ve kitle örgütlerini zincirlemek, dikensiz gül bahçesinde diktatörlüğünü koşturmaktır. Unutmayalım şimdi canavarlıklar zamanı.
Kürt halkı Erdoğan'ın faşist barbarlığına, yalnız kendisi için değil, Türk ve diğer halklarımızın demokratik güçlerinin de dayanabilmesi ve ayağa kalkması için direniyor. Erdoğan'ın uğursuz faşist beklentilerini bozuyor, kırıyor.
Usanmayalım, yılmayalım, Türkiye kentlerinde, işçiler, gençler, kadınlar, ezilenler, Nusaybin için, Lice için ses verelim. Okullar, işyerleri semtler, halklarımızın birleşik özgürlük mücadelesinin gülbahçesine dönüşsün.
Erdoğan barbarlığının vurucu güçlerinden IŞİD, Rojava Devrimi'nin feda savaşının darbeleri altında yenilmekle kalmıyor, kaçarak paçayı kurtarmaya çalışıyor. Nusra, Ahrar'us Şam ve diğer tetikçileri de aynı sonu görecektir. Erdoğan kanlı seçimlerle aldığı desteğe güvenmesin. Türkiye emekçilerinden gelişecek kardeşlik dayanışması ve mücadele bu desteği yaracaktır.
Silvan, Nusaybin yalnız kendileri için değil, halklarımızın demokratik özgürlüğü, bölge halklarının demokratik geleceği için Erdoğan'ın zulmüne karşı ayakta. Yalnız bırakmayalım. Şimdi Türkiye'den yükselteceğimiz her direniş Erdoğan barbarlığının sonunu getirecektir. Erdoğan ve generaller, esnemeyi reddederek, demokratik barış isteğini faşizmin karagömleklileri gibi kan ve ateşle boğdular. Kendileriyle birlikte temsil ettikleri sistemi de tehlikeye atıyorlar. Birleşik direnişle onları yenelim, katliam üreten faşist sistemlerinin sonunu yaklaştıralım.