SEMÎRE ŞEHABÎ / ROJNEWS/SILÊMANÎ
İlk kez Babiller tarafından çalınan Santur enstrümanı artık eskisi kadar ilgi görmüyor. Başur ve Rojhilat Kürdistanı’nda Santur yapımı ile uğraşan tek kişi ise Eziz Seyfi.
Santur enstrümanın tarihi 2500 yıl öncesine kadar gidiyor. İlk kez Babil’ler tarafından çalınan Santur’un Babillerden kalan yontma taşlar üzerinde figürü bulunuyor. Sesi insan psikolojisine iyi gelen bu enstrüman Babillerden tüm dünyaya yayıldı.
Santur enstrümanının iki yüzü bulunuyor. Yukarıda kalan yüzü aşağıda kalan yüzünden daha büyüktür. İçerisinde 5 delik var. Dörder dörder birbiri ile bağlanan 72 telden oluşuyor. Bir teli demirden yapılırken diğer telleri de bronz ve bakırdan yapılıyor. Telleri beyaz ve sarı renklerinden oluşuyor. Tellerin üzerinden geçtiği 15 perde var. Santur’un yapımı bittikten sonra usta biri tarafından çalınması gerekir. Santur enstrümanının yapımı çok az kişi tarafından biliniyor. Sabırlı biri olması gereken Santur yapımcısı çok dikkatli de olmak zorundadır.
40 yıllık Santur ustası
Süleymaniye’de yaşayan Eziz Seyfi Rojhilat Kürdistanı’nın Kürtlerindendir. 1960 yılında Rojhilat Kürdistanı’nın Bokan ilçesinde doğan Seyfi, 1976 yılından beri Santur enstrümanı yapımı ile uğraşıyor. 40 yıldır sanat ile uğraşan Seyfi, Mihemed Mamlê, Reşîd Feyzî Nejad ve çok sayıda Kürt sanatçı ile birlikte çalışmış. Tek başına yaşayan Seyfi, hayvanlara büyük bir sevgi besliyor. Yıllardır küçük evinde köpeği ile birlikte Santur yapımı ile günlerini geçiriyor.
Her Santur için 10 gününü ayıran Seyfi, Santur için ceviz ağaçlarını kullanıyor. Ağaçlar Rojhilat Kürdistanı’nın Sine kentinden gelirken Santur’un telleri de Kürdistan Bölgesi dışından geliyor. Son birkaç yıl içerisinde gelen talep üzerine 700’e yakın Santur enstrümanı yapmış.
Başur ve Rojhilat Kürdistanı’nında bu işi yapan tek kişi olan Seyfi, ”Ne yazık kimse bu sanatı öğrenmek için bir çaba içerisine girmedi. Aydınlanma Bakanlığı da bu sanatın gelişmesi ve öğretilmesi için herhangi bir yer tahsis etmemiştir. Bir yer açılmış olsaydı insanlar gelip orada bu sanatın nasıl icra edildiğini görürdü. Ancak şuan gözümüz dışarıdadır” dedi.
Rêbin ve Santur
Süleymaniye Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi bölümünü bitiren Rêbin Salar ise 14 yıldır Santur çalıyor. Çaldığı Santur ile birçok önemli sanatçı ile sahne alıp klipte yer almış. Birlikte sahne aldığı sanatçılardan biri de meşhur İranlı sanatçı Humayon Şeceryan’dır.
Rêbin’in Süleymaniye’deki Salim Caddesinde ‘Fêrgeha Mehuy’ adında bir müzik eğitim evi bulunuyor. Burada müzik ile uğraşan Rêbin, ‘Gruba Mehuy’ adlı müzik grubuna da öncülük ediyor. Sanatın kendisine çok şey kattığını ifade eden Rêbin, “Santur ilk başta benim için bir hevesti. Ancak zamanla müziğin derinliğine daldım. Bu bana çok büyük mutluluk verdi. Özelikle Santur çalarak çok önemli bir kitleye ulaştım” dedi.
Sanat ve müziğin önemine dikkat çeken Rêbin şunları dile getirdi: “Her bir müzik grubu kendi çerçevesinde kültür çalışması yapmıştır. Herkes kendince bir şeyler yapmaya çalışıyor. Ancak bu çalışmaların ne kadarı kültürümüze hizmet etmiştir. Bunların bir komisyon tarafından konuşulmasında fayda var. Çünkü Kürt müziği çok geniş bir alana sahiptir. Daha çok arabesk tarzına doğru bir kayma var. Ancak müzik gruplarının arabeskten uzaklaşması gerekiyor. Sanatı sade ve dış etkenlerden bağımsız bir şekilde sunmalıdırlar.”