11 Mart 1970 tarihinden itibaren başta peşmerge komutanları olmak üzere peşmergede yozlaşma başladı. Bu yozlaşma 1970-1974 sürecinde giderek büyüdü. 11 Mart 1974’ten itibaren ABD’nin talimatı ile İran ordusundan alınan ağır silahlarla cephe savaşına geçildi. Sovyet konvansiyonel silahları ve de Fransız Mirage, Sovyet Mig’leri ile donatılan Irak ordusu Kürt kuvvetlerini zorladı. Kürt kuvvetleri zor duruma düştüklerinde İran’ın ağır silahları, topları Kürtlerin yardımına koştu. 5 Mart 1975 Cezayir Antlaşması'ndan sonra İran ağır silahlarını geri çekip, ABD yardımları kesilince Kürt hareketi dağılma ile yüz yüze kaldı. Başta Dr. Şivan’ın kendisine çok inandığı, Kuzey Kürdistan’da başlatılacak bir harekete peşmergenin kuvvetleri ile birlikte katılacağı propagandasını yaptığı İsa Suwar peşmergeler tarafından öldürüldü. Dr. Şivan’ın büyük güvenini kazanan İsa Suwar, Dr. Şivan KDP yönetimince tutuklandıktan sonra onun kurtarılması için de hiçbir şey yapmamıştı.
1991 1. Körfez Savaşı'ndan sonra 36. Paralel'de de facto Kürt yönetiminin oluşturulmasından sonra kendi aralarında yaptıkları “birakuji” savaşlarının dışında hiçbir savaş deneyimine sahip olamadı.
2003'ten sonra ise Kürdistan'ın güneyinde düzenli ordu düzenine geçildi. Aradan 11 yıl geçmesine rağmen yeni oluşturulan peşmerge ordusu teknik ve modern silahlarla donatılmadı. Düşman saldırılarına karşı halk da silahlandırılıp eğitilmedi. Oysaki Kürdistan’ın dört tarafı onu yemek için fırsat kollayan kurt sürüleri ile çevrilmişti. 2011 yılında Kürdistan’ın güneyine gittiğimde bana 200 savaş pilotunun Çekoslovakya’da eğitildiğini söylediklerinde mutlu olmuştum. Aradan 3 yıl geçti. Kürtler’in hava kuvvetleri oluşturulamadı. Savaş helikopterlerine bile sahip değiller. Peşmergenin elinde Saddam ordusundan kalma süresi geçmiş, Sovyetler döneminden kalma silahlar var.
Musul’u tek bir silah patlamadan ele geçiren IŞİD çeteleri ellerine geçirdikleri modern ABD silahları ile Irak’ta yürüyüşlerine devam ettiler. 2 Ağustos’ta Şengal’i işgal eden IŞİD çeteleri daha sonra Maxmur’u alıp, Hewler’in kırk kilometre yakınına gelebildiler. Zor durumda kalan Bölgesel Yönetim, ABD, AB ve diğer batılı ülkelerden silah yardımı talebinde bulundu. ABD hava kuvvetleri IŞİD çetelerinin mevzilerini havadan bombalarken, peşmergeler de karadan ilerleyerek HPG gerillaları ile birlikte Maxmur'u IŞİD çetelerinden temizlediler.
Peşmergeler şu an itibarı ile Musul barajını İŞİD çetelerinde geri almış bulunuyorlar. Musul’a doğru ilerleyişleri devam ediyor. Musul’dan sonra Şengal’i IŞİD işgalinden kurtarabilecekler mi? Onu da zaman gösterecek.
Hewler’de, Süleymaniye'de 60 metrelik, yüz metrelik caddeler yapmak, devasa alış-veriş merkezleri inşa etmekle Kürdistan’ın geleceği garanti altına alınamıyor. Herşeyden önce Kürdistan'ı sömürgecilerin saldırılarından korumak için modern silahlarla donatılmış düzenli bir silahlı kuvvetlerine ihtiyaç vardır. Bu da yetmiyor yine halk savunma güçlerini oluşturmak bu savunma güçlerini de çok iyi silahlandırmak, eğitmek gerekiyor. Başkalarına güvenerek bağımsızlık ilan etmekte yetmez. Bağımsız Kürdistan'ı düşmanlarından korumak için modern bir orduya ve öz savunma güçlerine de ihtiyaç vardır.
ABD'nin “Bağımsız Kürdistan” projesine karşı olduğu belli idi. Bölgesel Yönetim kendi geçmişinden ABD’nin böyle bir projeye olur demeyeceğini bilmeli idi. ABD kendi oluru dışında TC ile Erdoğan ile sıkı ilişkilere girerek Kürt petrolünün pazarlanmasını, bağımsızlık ilan edilmesini içine sindiremezdi. Nitekim Musul’un, Şengal’in IŞİD çeteleri tarafından işgaline karşı sessiz kaldı. IŞİD Hewler’e yaklaşınca Bölgesel Kürt Yönetimi'nin burnu bir kere daha yere sürtündükten sonra IŞİD’e karşı Bölgesel Yönetim ile birlikte tavır aldı.
Bir bela, bin nasihattan iyidir. Otuz yıl sonra HPG ve peşmerge Maxmur’da vatan savunmasında omuz omuza. çarpıştı. Sayın Barzani Maxmur kampını koruyan gerillaları ziyaret etti. Kürtlerin birliğine karşı olanlar çatladılar. Benim gibiler ise asırlık rüyamızın gerçekleştiğini görmekten mutluluk duyduk. Hep birlikte daha önemli mevzilere,hedeflere...
KURDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA:
18 Ağustos 1966'da Gımgım(Varto'da meydana gelen depremde 2600 Kürt yaşamlarını yitirdi. Devrin İçişleri Bakanı Haldun Menteşe Varto’da gerekli yardımların gelmemesini protesto eden halka ”Mağaralardan insan azmanı sesler geliyor” dedi.
19 Ağustos 1992 tarihinde Şırnak’ı gerilla bastı iddiası ile Şırnak 2. defa TSK tarafından bombalandı. TSK’nin açtığı ateşle yüzlerce sivil Kürt yaşamını yitirdi.
20 Ağustos 2000’de ARGK gerillası Fırat Şen(Rahman) Kürdistan’da şehit oldu. Fırat’ın kardeşi Doğu 1994'te Dersim'de, babası Mehmet Şen ise 26 Mart 1994'te Nizip’te şehit oldu.
23 Ağustos 1969 tarihinde Dersim’de Pir Sultan Abdal piyesinin oynanmasından sonra çıkan olaylarda M.Ali Kalan isimli vatandaş polisler tarafından öldürüldü.
Tarihten ders almak (2)
Peşmerge nin manası “ölüm fedai”sidir. Peşmerge 1970 yılına kadar Kürdistan dağlarında sömürgeci Arap ordularına (sadece Irak ordusuna değil, 1963 yılında Irak ordusuna yardıma giden Suriye’nin yesrip ordusuna da) kök söktürdü. Peşmerge o zamanlar cephede “ölüm fedaisi”, cephe gerisinde ise üretici idi.