• Almanya’da 22 yıldır yaşayan Zeynep Alpboğa’nın oturumu siyasi faaliyetleri gerekçe gösterilerek iptal edildi. Gözaltına alınan Alpboğa’nın Türkiye’ye gönderilmesi planlanıyor. Alpboğa dün hâkim karşısına çıkarken, mahkeme önünde ise iade kararını protesto eylemi vardı.
  • Hakkında “terörist” suçlaması yapıldığını belirten Zeynep Alpboğa, “Bu hukuksuzluğu kabul etmiyorum. Kürt derneğine neden gitmeyeyim?” diye tepki gösterdi. Kızı Roza ise annesinin kriminalize edildiğini belirterek, “Almanya genelinde Kürtlere bu yapılıyor. Biz Kürtler terörist değiliz” dedi.

ARAT ARARAT / BIELEFELD

Bielefeld Yabancılar Dairesi, Bielefeld Demokratik Kürt Toplum Merkezi’nde (BDKTM) yürüttüğü siyasi faaliyetleri gerekçe göstererek 55 yaşındaki Zeynep Alpboğa’nın oturumunu uzatmadı. Alpboğa’nın katıldığı dernek kongreleri, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan posterini taşıması ve şehit cenazesine katılması da iptal sürecinde gerekçe olarak gösterildi.

20 Ağustos sabahı saat 05.30’da Bielefeld’deki evine düzenlenen polis baskınıyla gözaltına alınan Alpboğa, dün Bielefeld Bölge Mahkemesi’nde hâkim karşısına çıktı. Mahkeme önünde toplanan Kürtler ise Alpboğa’nın gözaltına alınmasını ve Türkiye’ye gönderilmesini protesto etti.

Eşi ve çocukları Alman vatandaşı

2004 yılında aile birleşimi yoluyla Mardin’den Almanya’ya gelen Alpboğa, üç çocuk annesi. Yaklaşık üç hafta önce görüştüğümüz Alpboğa, eşi ve çocuklarının Alman vatandaşı olmasına rağmen kendisine yıllardır üçer yıllık oturum verildiğini söylemişti. Son oturum uzatma başvurusunda Bielefeld Yabancılar Dairesi’nin oturumunu uzatmadığını belirten Alpboğa, Almanya’yı terk etmesinin istendiğini ve bu durumu “şok” olarak yaşadığını ifade etmişti.

Dernek çalışmaları illegal değil

Dernek yöneticiliği yaptığı dönemde yürüttüğü çalışmaların Almanya yasaları çerçevesinde olduğunu belirten Alpboğa, hiçbir yasa dışı faaliyette bulunmadığını söyledi. Yürüyüş, eylem ve mitingler için gerekli izinlerin alındığını ifade eden Alpboğa, kendisine yönelik “terörist” suçlamasına tepki gösterdi: “Dernek çalışmalarım ve dernek yöneticiliğim gerekçe gösterilerek Türkiye’ye iade edilmek isteniyorum. Benim tüm çalışmalarım Alman yasaları çerçevesindeydi. Ben illegal bir çalışma yapmadım. Yürüyüşler için izin aldık, eylemler için izin aldık, mitingler için izin aldık. Yaptığımız her şey yasaldı. Ben bir yere zarar vermedim. Alman yasalarına karşı gelmedim. Ben bir anneyim. Üç çocuk büyüttüm. Bana ‘sen teröristsin, terörist bir örgütle çalışıyorsun’ diyorlar. Ben bu hukuksuzluğu kabul etmiyorum.”

Neden derneğe gitmeyeyim?

Almanya’daki Türkiye konsolosluğunun pasaport süresini uzatmadığını kaydeden Alpboğa, kendisine Türkiye’de hakkında arama ve ceza bulunduğunun söylendiğini ifade etmişti. Alman polisinin kendisini “çok tehlikeli bir terörist” olarak lanse ettiğini söyleyen Alpboğa, Kürt derneğine neden gittiğini ise şu sözlerle anlatmıştı: “Bana bu eyaletin örgüt sorumlusu gibi bir muamele yapıyorlar. Ben onlara dedim, ben bir kadınım. Almanya’ya yalnız geldim. Buranın adalete, demokrasiye, insan haklarına saygının olduğu bir yer olduğunu bildim. Bu şehirde baktım bir derneğimiz var, ben de bu derneğe gittim. Kültür, dil çalışmaları yapılıyordu. Gençleri kötü alışkanlıklardan uzak tutan çalışmalar yapılıyordu. Neden derneğe gitmeyeyim ki?”

Türkiye’ye gidersem tutuklanırım

Oturumunun uzatılmamasının ardından Mart ayında yeniden iltica başvurusunda bulunan Alpboğa, Türkiye’ye gönderilmesi halinde tutuklanmaktan endişe ettiğini söyledi. Türkiye’de geçmişte cezaevinde kaldığını ve işkence gördüğünü belirten Alpboğa, yaşadıklarının ardından yeniden Türkiye’ye dönmek istemediğini ifade etti: “Benimle konuşsan Alman polisi tıpkı 90’larda Kürdistan’da bizimle konuşan Türk polislerinin aşağılayıcı üslubuyla konuşuyordu. Bana açıkça şunu söylediler; ‘Sen terörist faaliyetlerine katıldın. Sen ülkemiz için tehlike arz ediyorsun, seni göndermek zorundayız.’ Ben onlara dedim, Türkiye’ye gidemem. Ben cezaevinde kaldım. İşkence gördüm. Psikolojimi bozdular. Ben tekrar oraya gidemem. Tutuklanırım.”

Dernekten kimseyle konuşma!

Alpboğa’nın kızı Roza da annesinin hukuki mücadelesine destek veriyor. Alman polisinin annesine yönelik tutumunu eleştiren Roza, polisin gönderdiği mektupta annesine dernekten kimseyle konuşmaması ve örgütle bağlantılı kurumlara gitmemesi yönünde uyarılar yapıldığını söyledi.

Roza, annesine yönelik suçlamalara şu sözlerle tepki gösterdi: “Polis anneme diyor ki, sen buraya gelmeden Kürdistan’da da PKK için çalışma yürütüyordun. Buraya gelmemeliydin. Sen buraya örgüt çalışmaları için gönderildin. Annemi kriminalize ediyorlar. Almanya genelinde Kürtlere bu yapılıyor. Biz Kürtler terörist değiliz. Biz hakkımızı arıyoruz. Zulümlere, zorluklara, ayrımcılığa karşı mücadele ediyoruz.”

Türkiye’deki dosyada gizlilik kararı

Roza, Türkiye’deki avukatlarının dosyadaki gizlilik kararı nedeniyle dosyaya erişemediğini belirtti: “Köy muhtarı ailemize ‘Zeynep Alpboğa nerede?’ diye sormuş. Türk konsolosluğu da Türkiye’de yaşayan amcamı arayarak ‘Zeynep Alpboğa senin neyindir?’ diye kormuş. Bu hakkında soruşturma ya da dava olduğunu gösteriyor. Türkiye’ye gönderilmesinden endişe ediyoruz. Annemizi bizden koparmalarına izin vermeyeceğiz.”

Eve çilingirle girdiler

Alpboğa’nın gözaltına alındığı sırada evde bulunan kızı Roza, yaklaşık 15 polisin sabah saat 05.30’da eve geldiğini ve kapıyı çalmadan, çilingir yardımıyla içeri girdiğini söyledi. Roza, o anları şöyle anlattı: “Gözümüzü polislerin sesiyle açtık. Çok agresiftiler. Ben ve çocuğum bir odada, annem ve bir kız kardeşim bir odada, diğer kız kardeşim de başka bir odada uyuyorduk. Tüm kapıların önü polislerce kesilmişti. Annemizle ve birbirimizle iletişim kurmamızı engellediler.”

Avukatlarını, akrabalarını ve dostlarını aramak istediğini ancak telefonunun polis tarafından elinden alındığını belirten Roza, polislere ne olduğunu sorduğunda kendisine annesinin Bielefeld Adliye Binası’na götürüleceğinin ve mahkemeye çıkarılacağının söylendiğini aktardı.

Mahkeme önünde eylem

Alpboğa’nın götürülmesinin ardından annesinin nerede olduğunu öğrenmek için polis merkezlerini ve mahkemeyi arayan Roza, ilk etapta bilgi alamadığını söyledi. Saat 08.00’de annesinin telefonu üzerinden polisin kendisini aradığını ve Alpboğa’nın saat 10.00’da mahkemeye çıkarılacağını bildirdiğini aktaran Roza, ailesiyle birlikte adliyeye gittiklerini ancak içeri alınmadıklarını söyledi.

26 Ağustos’ta İstanbul’a!

Alpboğa’nın avukatının mahkemeye yetişememesi nedeniyle duruşma 21 Ağustos’a ertelendi. Alpboğa dün Bielefeld Bölge Mahkemesi’nde hâkim karşısına çıkarken, Kürtler de mahkeme önünde gözaltı ve Türkiye’ye iade kararını protesto etti. Alpboğa’nın avukatı Nina Markovic, aileye müvekkilinin 26 Ağustos’ta Frankfurt’tan uçağa bindirilerek İstanbul’a gönderilmek istendiği bilgisini verdi. Ailesi ise Alpboğa’nın Almanya’da kalabilmesi ve Türkiye’ye gönderilmemesi için hukuki mücadelesini sürdürüyor.

***

Zeynep’le dayanışmaya

Almanya Kürt Kadınlar Birliği (YJK-E), Zeynep Alpboğa’nın Türkiye’ye sınır dışı edilmesine tepki göstererek, dayanışma çağrısı yaptı: “Zeynep Alpboğa’nın yaşadıkları aynı zamanda kadınların siyasal ve toplumsal mücadele içerisindeki varlığı açısından da değerlendirilmelidir. Kürt kadınlarının örgütlü mücadelede görünür olmalarının kriminalizasyon gerekçesine dönüştürülmesi, kadınların kamusal ve siyasi alandaki varlığı üzerinde doğrudan bir baskı yaratmaktadır.”

YJK-E, kadın örgütleri, insan hakları savunucuları, demokratik kurumlar, göçmen örgütleri ve kamuoyunu dayanışmaya çağırdı. Dayanışmanın yalnızca Zeynep Alpboğa’nın özgürlüğüyle değil, siyasi baskı ve sınır dışı tehdidiyle karşı karşıya kalan herkesin temel haklarının savunulmasıyla ilgili olduğu belirtildi.