TBM, toplumun farklı kesimlerinden gelen kanaat önderleri, akademisyen, yazar ve barış savunucuları ile düzenlediği "Barış İçin Şimdi Ne Yapılmalı?" başlıklı istişare toplantısının sonuç bildirgesini Cezayir Toplantı Salonu'nda düzenlediği basın toplantısıyla açıkladı. Akademisyen Dr. Nil Mutluer tarafından açıklanan sonuç bildirgesinde, Kürt sorununun Türkiye'deki en önemli gündem maddelerinden biri olduğu hatırlatılarak, görüşmelerin yasal çerçevesi belirlenmiş müzakere aşamasına taşınması ve görüşmelerin şeffaflaştırılması gerektiği kaydedildi. "MİT'in görüşmeyi sürdüren tek aktör olarak görülmesi toplumsal, kültürel, hukuki ve vicdani boyutları olan sorunun güvenlik meselesinden ibaretmiş gibi algılanmasına neden olmaktadır" eleştirisi yapılan bildirgede, çözüm sürecinde TBMM'nin etkin hale getirilmesi ve siyasi partilerin süreçte daha yapıcı rol üstlenmesi gerektiği vurgulanarak şöyle denildi: "Abdullah Öcalan'ın temasları, MİT ve HDP temsilcileriyle sınırlanmamalı başta CHP olmak üzere daha geniş kesimlerle, toplumun kanaat önderleriyle ve sivil toplum örgütleri temsilcileriyle görüşmesi sağlanmalıdır. Bu çerçevede gözlemci işlevi görecek mekanizmalar inşa edilerek, sürecin toplumsallaşması ve çıkabilecek sorunların giderilmesi sağlanmalıdır."

Çözüm sürecinde gelinen aşamada güven arttırıcı adımlar bağlamında hasta tutsakların tahliyesinin önemine vurgu yapılan bildirgede, "Başta anadilde eğitim olmak üzere kültürel hakların kullanmasının bir ihsan değil, tüm yurttaşlar açısından bir hak olduğu kabul edilmeli, çözümün kolaylaşması ve kalıcılaşması açısından sivil ve demokratik anayasa hazırlıkları sürdürülmelidir. Bu yapılırken TBMM'de üzerinde uzlaşılmış maddeler bir an evvel yasalaştırılmalıdır" ifadelerine yer verildi. Barış için atılacak adımların Türkiye'deki kutuplaşmaları da geride bırakacağına işaret edilerek," Türkiye'nin barıştan başka şansı yoktur" vurgusu yapıldı.

DİHA/İSTANBUL