
Türk devleti ve medyasının bir kez daha ölüm haberini yayarak Türk halkını kandırmaya çalıştığı gerilla komutanı Dr. Bahoz Erdal, Dengê Kürdistan radyosuna konuştu. Erdal, Türk medyasında çıkan haberlere itibar edilmemesini istedi,
Bahoz Erdal’ın açıklamasında şu ifadeler yer aldı: Son günlerde Türk devletinin medyasında, Rojava’da, Qamişlo kenti yakınlarında bir saldırının olduğunu ve benimde bu saldırıda hedef alındığıma yönelik bazı bilgiler verildi.
Cevap vermek istemezdik
Gerçekten de biz bunlara cevap vermek istemezdik. Zira halkımız çok iyi biliyor; 35 yıldan fazladır Türk sömürgeciliği gerçekleri gizlemeye çalışıyor. Kamuoyu ve toplumu yalanlarla, gerçek dışı haberlerle kandırmaya çalışıyor. Kürdistan devrimine karşı kaybettikçe, psikolojik savaş yöntemlerine başvuruyor. Kendi zayıflığını ve yenilgisini yalanlarla örtbas etmeye çalışıyor. Halkımız, Türk devletinin bu gerçeğini çok iyi tanıyor ve bu konuda tecrübe edinmiştir.
Bu bir özel savaş yöntemi
Ama mademki gündem olmuş, halkımıza şunu söylemek istiyorum; Türk medyası ve devletinin yayınladığı haberler doğru değildir. Bunların gerçekle alakası yoktur. Özel savaşın bir yöntemidir. Yalan siyasetinin bir parçasıdır. Gündem değiştirmek istiyorlar. Gerçek budur.
Şüphesiz ki şehit olabiliriz
Şüphesiz ki; biz Kürdistan devrimcileri olarak her zaman şehit de olabiliriz, zaten bu bilinçle devrime katıldık. En değerli arkadaşlarımız savaş meydanında şehit oluyorlar. Bizim yolumuz şehitlerin yoludur. Bizim sözümüz de bu temeldedir. Hangimiz şehit de olsak bu dava başarıya ulaşacaktır. Biz şehit olmaya hazırız. Ama gerçek olan şudur; bu haberler yalandır, AKP hükümeti yalan söylüyor.
AKP sıkışmış durumda
Zorlanıyor, sıkışmış durumdadır. Rojava Devrimi her önemli adımı attığında, DAİŞ’e darbe vurduğunda AKP yönetimi korkuya kapılıyor ve Rojava Devrimi’ne saldırıyor. Çünkü AKP ile DAİŞ ilişkisini deşifre eden ilk güç Rojava Devrimi’dir. (…) AKP, kendi varlığını DAİŞ’ın varlığında görüyor. DAİŞ’i yok eden, yenilgiye uğratan ise Rojava Devrimi’dir. Bundan dolayı düşmanlık yapıyorlar ve yenilgiye uğratılmasını istiyorlar.
Hesap sorulacağından korkuyor
Bir diğer korkuları ise şudur; Kuzey Kürdistan’da katliam yaptılar. Bunun hesabının sorulacağından korkuyorlar. DAİŞ’in Şengal ve Kobanê’ye yaptığı vahşet ile Erdoğan’a bağlı güçlerin Nusaybin, Cizre ve Sur’da yaptıkları arasında fark yoktur. Aynı zihniyet ve aynı pratiktir. AKP’nin Kuzey Kürdistan’daki pratiği DAİŞ’ten farklı değildir. (…) Savaş suçu işlediler. Bunun hesabının sorulacağından korkuyorlar. Gerçekleri gizlemek istiyorlar. Bunun için çabalıyorlar. Türk medyasını bu özel savaş propagandası için kullanıyorlar. İnanıyoruz ki, halkımız bunun bilincindedir.
Biz ülkemizin savaşçılarıyız
Falan kişi nerededir, ne yapıyor, neden görünmüyor, diyorlar. Biz ülkemizin savaşçılarıyız, bir şervan (savaşçı) olarak neredeysem oradayım. AKP’ye yer bildirimi mi yapacağız! Ben de diğer arkadaşlarım gibi bu devrimin, bu ülkenin bir şervanıyım. Kürdistan devrimi bize ne emrediyorsa, ne görev veriyorsa biz orada olacağız. Esas olarak şunu bilmemiz lazım; düşman ve basını yalan haber yayıyor, halkımızı olumsuz etkilemek, kendince gündem oluşturmak istiyor. Bunun gerçekle alakası yoktur. Qamişlo’da üç dört gün önce patlama olduğunu ve bizim de hedef alındığımız yönündeki haberler doğru değildir. Böyle bir şey yoktur. Halkımız bu gerçeği bilsin, düşman yalanlarına itibar göstermesin.
Bir kez daha halkımızı selamlıyorum. Ben de Kürdistan devriminin bir şervanı olarak, şehitler gerçeği ve ülkemizin devrimi ne gerektiriyorsa onun gereklerini yerine getireceğim. Şehitlerimize, halkımıza layık olmayı esas alacağız.”
HABER MERKEZİ