Önümüzdeki aylarda yeni oyunlarla tiyatroseverlerin karşısına çıkacak olan Teatra Jiyana Nû, bir yandan da yeni oyunculara tiyatro deneyimi kazandırmak için atölyeler düzenliyor.

YASİN KOBULAN/MUHAMMET DOĞRU MA/İSTANBUL

Mezopotamya Kültür Merkezi (MKM) bünyesinde 1991 yılında kurulan Teatra Jiyana Nû, 27 yıldır Kürtçe tiyatroyla halkla buluşuyor. İlk olarak 1996 yılında “Helin” oyunuyla tiyatroseverlerin karşısına çıkan grup, geçen süre zarfında onlarca tiyatro oyunuyla sahnelerde yer aldı. Son olarak grup “Bêrû” oyunuyla tiyatroseverlerin karşısına çıktı. Birçok kentte salon verilmeyen grup, kendi imkanlarıyla izleyiciyle buluştu. Oyun sadece Türkiye’de değil yurtdışında da birçok yerde sahnelendi. Rusya’nın başkenti Moskova’da düzenlenen ve 142 ülkeden yüzlerce tiyatro oyununun katıldığı festivalde de en iyi oyun ödülünü aldı.

Teatra Jiyana Nû, şimdi de yeni oyunlar üzerinde çalışıyor. Önümüzdeki aylarda yeni oyunlarla tiyatroseverlerin karşısına çıkacak olan Teatra Jiyana Nû, bir yandan da yeni oyunculara tiyatro deneyimi kazandırmak için atölyeler düzenliyor.

 OHAL’de Kürtçe tiyatro üzerindeki baskıları ve yeni atölye sürecini Teatra Jiyana Nû oyuncularından Ömer Şahin değerlendirdi.

Kürtler atölyeler üzerinden üretti 

Atölyelerin tiyatroda çalışmaların başlangıcı olduğunu belirten Şahin, ”İnsanlar atölyelerle ne profesyonel tiyatrocu ne de müzisyen olabilir. Ama atölye bir işi öğrenmenin en temel yeridir. Kürtler şimdiye kadar bu atölyeler üzerinde bu tiyatroyu üretti ve öğrendi. Çünkü kendilerine ait ne bir konservatuarı ne de güzel sanatlar akademisi oldu. Bunun için Kürt gençleri ya sistemin üniversitelerine gidip kendi kültürleri ve dillerinden uzak eğitim alacaklar, ki bu doğru olan bir şey değil ya da kendi atölyelerinde bu işi öğrenecekler” diye konuştu.

Baskılar engel değil, her türlü oynarız

Son dönemde çok sayıda kültür kurumunun OHAL gerekçe gösterilerek KHK’lerle kapatıldığını dile getiren Şahin, şunları söyledi: ”Tabii biz bütün bu kapatmalara karşı yine de çalışmalarımıza devam ettik. Bizim üzerimizde bir etkisi olmadı denilemez. Eskiden resmi kurumlara bağlı sahnelerde oyunlarımızı sergiliyorduk. Ama bu baskılardan sonra özellikle Bêrû oyunumuzu oynarken çok sıkıntılar çektik. Başvuru yaptığımız yerlerde bize yer vermiyorlardı. Biz de bu konuda hep alternatif arıyorduk. Bu yeni sezonda da baskılar devam edebilir. Ama bunlar bizim için engel değil. Her yeri bize kapatabilirler. Bunu yapsalar biz de sokaklara çıkar, halkın arasında oyunlarımızı oynarız. Ne yaparlarsa yapsınlar biz her türlü oyunlarımızı oynayacağız.”

Gülmek devrimci bir eylem

 Şahin, sahnelenmeye başlandığından bu yana her yerde büyük ilgi gören “Berû” oyununa ilişkin de şunları belirtti: ”Bêrû politik bir komedi oyunudur. OHAL şartları altında bir sosyal medya paylaşımının bile tutuklama gerekçesi yapıldığı bir dönemden geçiyoruz. Böylesi bir dönemde gülmek devrimci bir eylemdir. İnsan güldüğünde kendisine olan güveni artar ve bu da onun psikolojisini düzeltir. Ve bu şekilde insanlar kendi yaşamında daha rahat davranıp, daha bir özgüvenle değişim sağlayabilir. Yine üzerlerindeki kirli baskıyı atabilirler. Bunun için gülmek çok önemlidir. Bizler de Bêrû ile hem insanları yaşananlar üzerinde düşündürdük hem de bunu düşünürken güldürmeyi başardık.”

Yeni sezonda yeni oyunlar

Yeni yılda yeni oyunlarla tiyatroseverlerin karşısına çıkacaklarını dile getiren Şahin, ”Bu yıl repertuarımızda bir kaç oyun var. Çalışmalarımız, hazırlıklarımız devam ediyor. Yeni sezonda Bêrû oyununu oynamaya devam edeceğiz. Çünkü çok talep var. Bununla birlikte yeni oyunlarımız da olacak. Üzerinde çalıştığımız oyun projeleri de önümüzdeki aylarda daha somut hale gelecek” dedi.