Basel, Lüksemburg ve Mannheim’dan yola çıkan uzun yürüyüşçüler, dün Strasbourg’da buluştu. Kilometrelerce yol katederek Strasbourg’a varan yüzlerce kişi AK, CPT ve AP’yi tecride karşı acilen harekete geçerek, Türkiye üzerinde baskı yapmaya çağırdı.
Kürt Halkının “kara gün” dediği “roja reş”in 20. yıldönümü. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın uluslararası bir komplo ile 15 Şubat 1999 yılında Kenya’da kaçırılarak, Türkiye’ye rehin olarak verilmesinin ardından, güne verilen isim. Uluslararası komplonun 20. yılı, Kürt Halk Önderi üzerindeki tecrit ise son 3 yıldır ağırlaştırılmış durumda.
Tecride karşı Leyla Güven öncülüğünde başlayan ve cezaevlerinden sonra Kürdistan ve Avrupa ile birlikte, dünyanın birçok yerine yayılan süresiz dönüşümsüz açlık grevi eylemleri ise kararlı bir şekilde devam ediyor.
Uluslararası Komplo’nun yıldönümünde, Avrupa’da ise yürüyüşler ve eylemler devam ediyor. Basel, Lüksemburg ve Mannheim’dan başlayan, kilometrelerce yol yürünerek sürdürülen eylemde yürüyüş grupları dün Strasbourg’da bir araya geldi.
Açlık grevi eylemcileri selamlandı
Buluşma öncesi ise Basel grubu, açlık grevinin sürdüğü alan önünden geçti. Eylemciler ellerinde Abdullah Öcalan resmi ile eylemcileri sloganlarla karşıladı. “Be Serok Jiyan Na Be” sloganları eşliğinde gerçekleşen buluşmadan sonra grup, yürüyüşüne devam ederek Place Kleber’de diğer grupla buluştu. Tüm gruplar adına burada bir basın açıklaması yapıldı.
AK’ye: Türkiye’ye baskı yapın
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 20 yıllık esaretine dikkat çekilen açıklamada, 2011 yılından bu yana avukatlarıyla, son 3 yıldır da bir istisna hariç ailesiyle de görüştürülmediği hatırlatıldı. Strasbourg’un seçilmesinin AK ve CPT’nin bu kentte oluşuyla bağlantılı olduğu belirtilen açıklamada, AK’ye kurucu üyelerinden Türkiye’nin barış ve demokrasi gibi temel ilkelere saygı duyması yönünde baskı yapması istendi.
Açıklamanın sonunda Kürt milletvekili Leyla Güven’in hayatının risk altında olduğu ve AK’nin derhal harekete geçerek hem Güven’in hem de diğer eylemcilerin ölümlerinin önüne geçmesi çağrısı yapıldı.
Önderliğimizden vazgeçmeyiz
Basel kolu adına Aveg-Kon Avrupa Eşbaşkanı Birsen Ocak konuşma yaptı. Konuşmasında Ortaduğu’daki savaş politikaları ve Kürtlere karşı yürütülen savaş politikalarının sona ermesi ve Kürt Halk Önderi üzerindeki tecridin sonlandırılması çağrısında bulundu.
Mannheim kolundan Ferzed Dino ise Alman polisinin saldırılarına dikkat çekerek, “Kürt gençliği başta olmak üzere dünyanın tüm gençleri bilsinki, gençlik Önderliğinden vazgeçmeyecek ve sahip çıkacaktır” diye konuştu.
Lüksemburg enternasyonalist kolundan Silvio Helrero, Kürt Halkı Önderi üzerindeki tecridi kabul etmediklerini dile getirdi. Öcalan üzerindeki tecridin sona ermesi gerektiğini ve açlık grevi eylemcileri herhangi bir olumsuz sonuç ile karşılaşmadan çözüm üretilmesi çağrısında bulundu. Helrero, Demokratik Konfederalizmin tüm dünya için çözüm olduğunu da sözlerine ekledi.
CPT’ye dosya sunuldu
Açıklamalar ardından İspanyol, Portekiz ve İsviçreli devrimcilerden oluşan bir grup Kürt Halk Önderi üzerindeki tecrit ve süren açlık grevleri ile ilgili hazırlanan dosyayı CPT’ye sundu. Yürüyüş boyunca sık sık ‚“Jin, jiyan, azadi”, “Bijî Serok Apo”, ve “Vous et qui? Leyla!!”, sloganları atıldı.
“Tecridi kıralım, faşizmi kıralım, Kürdistan ve Önderliği özgürleştirelim” şiarıyla Kürt siyasetçiler, sürgündeki seçilmişler, kurum temsilcileri, sanatçıların da yer aldığı Basel kolu 9 Şubat, gençlerin öncülük ettiği Mannheim kolu 10 Şubat, enternasyonalistlerin yer aldığı Lüksemburg kolu ise 11 Şubat’ta yürüyüşe başlamıştı.
PERVİN YERLİKAYA/DENİZ BABİR / BARIŞ BALSEÇER/ERKAN GÜLBAHÇE