
5 kampanya
Kürtler bugüne kadar Öcalan merkezli 5 kampanya gerçekleştirdi. Kürt halkının sahiplendiği ve ciddi kamuoyu oluşturan kampanyalar şöyle: "10 Aralık 2001: Önderliği Sahiplenme ve Savunma Kampanyası; 1 Şubat-1 Mayıs 2004: Önderliğe Özgürlük Kampanyası; Mart 2004: Eşit Yurttaş Hareketi Kampanyası; Temmuz 2005-Mayıs 2006: Öcalan Siyasal İrademdir Kampanyası; 1 Mart 2007: Sağlığı Sağlığımdır Kampanyası."
İlk kampanya tutuklulardan
Öcalan ile ilgili başlatılan ilk kampanyanın startı Türkiye cezaevlerindeki tutsaklar tarafından verildi. 10 Aralık 2001 yılında "Önderliği Sahiplenme ve Savunma Kampanyası" adıyla başlatılan kampanya kapsamında tutuklu ve hükümlüler dönüşümlü açlık grevleri, açık görüşe ve revire çıkmama gibi eylemler gerçekleştirdi. Türkiye'deki tüm cezaevlerine yayılan kampanya, cezaevlerinden taşarak tüm illere basın açıklamaları, yürüyüş ve korsan gösterilerle yayıldı. Avrupa'ya da yayılan kampanya burada da yoğun ilgi görürken, kampanya kapsamında Kürt kurum ve kuruluşları sivil toplum örgütlerine dosya sunarak Öcalan'ın durumuna dikkat çekti. Kampanya 15 Şubat 2003 tarihinde sona erdi.
Öğrenciler öncülük etti
"Öcalan'a özgürlük" kampanyalarının ikincisine Bağımsız Gençlik Hareketi (BAGEH) öncülük etti. 2004 yılında başlatılan ve tüm Türkiye'ye yayılan Özgür Yurttaş Hareketi ile toplanan yüz binlerce imza Meclis'e teslim edilerek, Kürtler ilk kez resmi makamlara "Sayın Öcalan siyasal irademdir" diyerek Öcalan'ı sahiplendi. Dilekçelerde, Öcalan'ın "Halk Önderi" olarak kabul edilmesi, Kürt kimliğinin Anayasal güvenceye kavuşturulması, Kürt halkına tüm vatandaşlık haklarının tanınması, dil yasağı başta olmak üzere kısıtlamalardan dolayı Kürt halkından özür dilenmesi, devletin Kürt halkının sosyal, siyasal ve kültürel haklarını tanıma süreci başlattığının kamuoyuna deklare edilmesi, devletin geçmişi ile hesaplaşması için de Gerçekleri Araştırma ve Adalet Komisyonu oluşturulması gibi talepler yer aldı.
İrademe özgürlük
"Önderliğe Özgürlük Kampanyası" 1 Şubat - 1 Mayıs 2004 tarihleri arasında hayata geçirildi. Kampanya kapsamında her ilde komiteler oluşturarak "Abdullah Öcalan Kürt halkının önderidir. Barış ancak onunla gelişebilir. Biz Öcalan'ız, Öcalan da halktır. Bizim irademiz tutsak edilmiştir. Benim iradem olmadan benim hiçbir anlamım yoktur. İrademe kavuşmak istiyorum" şeklinde ihbarlar yapıldı. Tutuklular ise Öcalan'ın yanına götürülme isteğinde bulundu. Öcalan'a sağlığı ile ilgili geçmiş olsun dilekçeleri içeren mektup ve kartpostallar gönderildi. 4 Nisan 2004 tarihinde ise, Öcalan'ın doğum günü kutlandı. Kampanya süresince özellikle Öcalan'ın görüşme öncesi Salı günü, görüşmenin gerçekleştirilmediği Carşamba günü yoğun şekilde korsan gösteriler ve eylemler düzenlendi. Kampanya kapsamında Mardin'de 3 bin 500, Nusaybin'de 3 bin 600, Batman'da 11 bin 180, Amed'de 30 bin 600, Van'da 6 bin 500, Ağrı'da 951, Adana'da 8 bin 600, Fransa'da bin 500, Silopi'de 6 bin 85, Hakkari'de 2 bin, Bismil'de 11 bin 541, Silvan'da 7 bin 867, Bulanık'ta 10 bin 17 dilekçe verildi. Aynı şekilde diğer illerde de on binlerce dilekçe verildi.
"Öcalan Siyasal İrademdir Kampanyası" Temmuz 2005 - Mayıs 2006 tarihleri arasında da Özgür Yurttaş Hareketi tarafından "Ben bir Kürdistanlı olarak Abdullah Öcalan'ı Kürdistan'da siyasi bir irade olarak görüyor ve kabul ediyorum" başlıklı imza kampanyası başlatıldı. Yurtiçi ve yurtdışında gerçekleştirilen kampanya kapsamında toplam 3 milyon 243 bin kişi imza verdi. İmzaların 2 milyon 40 bini Türkiye'de toplanmıştı. Kampanya süresince yüzlerce kampanya aktivisti gözaltına alınırken toplanan imzalar 20 Ekim 2006 tarihinde Ankara Dedeman Otel'de düzenlenen bir toplantı ile kamuoyuna açıklandı.
Sağlığı sağlığımızdır
Öcalan'ın cezaevi koşulları giderek ağırlaştırılırken, 1 Mart 2007'de avukatların Roma'da yaptığı basın toplantısında müvekkillerinin sistematik olarak zehirlendiği açıklaması Kürtleri ayağa kaldırdı. Zehirlenme açıklaması bölge illeri başta olmak üzere Kürtlerde infiale neden olurken, eylemler Avrupa ülkelerine de sıçradı. Alanlara çıkan Kürtler bu kez "Öcalan'ın sağlığı sağlığımızdır" diyerek yeni bir kampanya başlattı. Avrupa'da eylem ve açıklamalara yanıt alamayan Kürtler, en sonunda süresiz-dönüşümsüz açlık grevi başlatma kararı aldı. 11 Nisan 2007'de Fransa'nın Strasbourg kentinde 18 kişi süresiz-dönüşümsüz açlık grevi başlattı. Öcalan'ın eylemcilere "Yaşayarak direnin" mesajı göndermesi üzerine 39'uncu gününde açlık grevi sona erdirildi. Dönemin Avrupa Parlamentosu Milletvekili Feleknas Uca ve 7 AP'li vekil de, Öcalan'ın bağımsız bir heyet tarafından sağlık kontrolünden geçirilmesi talebiyle imza kampanyası başlattı. Bir hafta sonra toplanan 103 bin 417 imza, 11 Mayıs 2007'de CPT Yönetim Kurulu Sekreteri'ne teslim edildi. Kampanya, Türkiye'de de büyük ilgi görürken, Batman, Amed, Doğubayazıt, Şırnak ve İstanbul'da dönüşümlü açlık grevleri düzenlendi. Yapılan bu eylemler hem Avrupa'da hem de Türkiye'de amacına ulaştı. CPT'den bir heyet, İmralı'ya giderek Öcalan'ın koşullarını inceledi.
Sayın Öcalan ihbarları
Abdullah Öcalan'a "Sayın" diye hitap edildiği için verilen cezalar ile açılan dava ve soruşturmalara karşı 23 Mayıs 2009 tarihinde Kürt kurum ve kuruluşlarının temsilcilerinin öncülüğünde "Sayın Öcalan demek suçsa ben de bu suçu işliyorum ve kendimi ihbar ediyorum" kampanyası başlatıldı. Cumhuriyet tarihinin en büyük "ihbar" eylemi olarak tarihe geçen kampanyada; Amed, Şırnak, Van, Mardin, Hakkari, Ağrı, Muş, Bitlis, Bingöl, Dersim, Urfa gibi hemen hemen bütün bölge illerinden İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Manisa, Aydın, Antalya, Mersin gibi tüm batı illerine yayılırken, yüz binlerce kişi kendini ihbar etti. Sadece 48 günde 36 bin kişi kendini ihbar ederken, kendini ihbar edenlerden 495'i gözaltına alındı, bin 350'si hakkında soruşturma başlatıldı. Kitleselleşen eylemin önüne geçmek için dilekçeler savcılar tarafından kabul edilmezken, yurttaşlar posta yolu ile savcılıklara dilekçelerini göndererek, kendini ihbar etti. Eylem nedeniyle binlerce kişi gözaltına alındı, yüzlerce kişi tutuklandı, binlercesi hakkında da dava açılarak hapis ve para cezaları verildi.
SERTAÇ KAYAR - DİHA/HABER MERKEZİ