HDP Milletvekili Tuma Çelik, Avrupa ülkelerinden tecride karşı harekete geçmelerini istedi. Sosyal Demokrat İşçi Partisi Milletvekili Kadir Kasırga ve Sol Parti Milletvekili Daniel Riazat da, tecridin derhal kalkması gerektiğini belirtti.
MURAT KUSEYRİ / ANF/STOCKHOLM
İsveç’te bulunan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Mardin Milletvekili Tuma Çelik, bir yandan kamuoyu oluşturmak için salon toplantıları yaparken, aynı zamanda parlamentoda bulunan siyasi partileri ve belediye yöneticilerini ziyaret ediyor. Türkiye ve Kürdistan’daki gelişmeler hakkında bilgilendirmede bulunuyor, mücadelenin ortaklaşabilmesi için önerilerde bulunuyor.
Kürdistan, Türkiye ve İsveçlilere yönelik düzenlenen iki ayrı seminer ve konferansta konuşan Çelik, 31 Mart yerel seçimlerde HDP’nin izlediği strateji ve sonuçları üzerinde değerlendirmelerde bulundu. Türk devletinin Türkiye, Kuzey Kürdistan’da gerçekleştirdiği katliam ve insan hakları hakkında ayrıntılı açıklamalar yaptı. Çelik, Kürt Halk Önderi Öcalan’a uygulanan tecridin kaldırılması için Türkiye zindanlarında binlerce tutsağın sürdürdüğü açlık grevleri ve ölüm oruçları hakkında da katılımcıları bilgilendirdi.
‘HDP’nin seçim stratejisi başarılı’
Türkiye ve Kürdistan’da HDP’nin yerel seçimlerde uyguladığı stratejinin başarılı olduğu söyleyen Çelik, AKP-MHP ittifakının baskı ve hilelerle Kürdistan’ın bazı yerleşim birimindeki belediyeleri aldığını belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu. “AKP seçimleri kaybetti. HDP’nin batıda uyguladığı yöntem çok ciddi bir karşılık buldu. İstanbul, Ankara, Mersin, Adana, Antalya gibi yerlerde AKP’nin kaybetmesinin nedeni, HDP’nin uyguladığı yöntemdir.” İstanbul’un en büyük ilçeleri Esenyurt ve Küçükçekmece belediyelerinin HDP’nin politikasının sayesinde CHP tarafından kazanıldığına dikkat çekti.
Çelik, Kürdistan’la Dayanışma Derneği ve Kadın Barış İnisiyatifi’nin ev sahipliğini yaptığı seminerlerde, tecridin kaldırılması için sürdürülen açlık grevleri ve ölüm oruçları hakkında ayrıntılı açıklamalarda bulundu.
Yoğun görüşme trafiği
Çelik, diğer yandan da diplomatik girişimlerini sürdürüyor. Önceki gün Sol Parti’nin Avrupa Birliği Parlamenteri Malin Björk ile ikili bir görüşme gerçekleştirdi. Çelik, Stockholm dışındaki Sigtuna Belediyesi yöneticileri, ardından da orada yaşayan Asuri-Süryanilerle bir araya geldi. Öğleden sonra da parlamentoda Sosyal Demokrat İşçi Partisi Milletvekili ve Parlamento Dış Komisyonu Üyesi Anders Österberg ve Kadir Kasırga ile bir görüşme yaptı. Ardından da Sol Parti’nin Genel Merkezi’nin daveti üzerine partiye giderek milletvekilleri ve parti yöneticileriyle bir toplantı yaptı. Çelik, görüşmelerde AKP-MHP faşist ittifakının ülkeyi siyasi ve ekonomik krize sürüklediğini, güçler ayrılığının ortadan kaldırıldığını, mevcut yasaların uygulanmadığını ve keyfi bir anlayışla AKP-MHP tarafından ülkenin bir karanlığa sürüklendiğini somut örnekler vererek anlattı.
‘Hitler dönemine benziyor’
Ülkeninin içinde bulunduğu ortamı Hitler’in iktidara geldiği dönemle kıyaslayan Çelik, “Hitler’in kendisine göre uyması gereken yasaları vardı. Ama AKP Hükümeti işine gelmediği hiçbir yasayı uygulamıyor” dedi.
‘Hükümet samimi değil’
Açlık grevinde bulunan DTK Eşbaşkanı, HDP Milletvekili Leyla Güven ve yüzlerce açlık grevcisinin yaşamlarını kaybetme riski bulunduğunu hatırlatan Çelik, “Tutsakların istediği tek şey, Türkiye yasalarının uygulanması ve Abdullah Öcalan’ın avukat ve ailesiyle görüşmesine izin verilmesidir” şeklinde konuştu.
Adalet Bakanı Abdulhamit Gül ve diğer parti yöneticilerinin tecridin kaldırıldığını söylemelerine rağmen Öcalan’ın avukatlarının görüşme taleplerinin reddedildiğini belirtti. Yetkililerin tecritle ilgili yaptıkları açıklamarda samimi olmadığını ve 23 Haziran’da yapılacak seçimlerde Kürtlerden oy almaya yönelik olduğu değerlendirmesinde bulunan Çelik, Türkiye’de en bilinçli seçmenlerin HDP’li seçmenler olduğunu ve AKP-MHP iktidarının manipülasyonlarına karşın demokrasi güçlerinden yana tavır alacaklarını söyledi.
‘Türk devletine baskı yapılmalı’
Çelik, Avrupa ülkeleri ve İsveç’in tecride karşı sürdürülen açlık grevleri karşısında sessiz kalmalarını eleştirdi. Sosyal Demokrat İşçi Partisi’nin İsveç hükümetinin büyük ortağı olduğuna dikkat çeken Çelik, hükümetin tecridin kaldırılması için konuyu Avrupa Birliği’ne taşımasını ve cezaevlerinde ölümler olmadan Türk devletine baskı yapmasını istedi.
‘1915’teki soykırım sürüyor’
1915’teki soykırımının günümüzde de değişik biçimlerde sürdüğüne dikkat çeken Çelik, Sur, Nusaybin ve Kürdistan’ın diğer yerleşim birimlerinde Türk devletinin gerçekleştirdiği katliamların 1915 soykırımının devamı niteliğinde olduğunu söyledi. Çelik ve Kürt ve Süryanlerden oluşan heyet, daha sonra Sol Parti merkezine giderek milletvekilleri Daniel Riazat ve Lorena Delgado Varas ile görüştü.
Savur ve Sigtuna’dan ortak çalışma
Tuma Çelik ve toplantıda bir araya geldiği milletvekilleri, ANF’ye yaptığı açıklamada, “Sigtuna Belediyesi’nde çok sayıda Süryani yaşıyor. Sigtuna Belediyesi’yle ortak çalışmalar yapılması için anlaştık. Önümüzdeki dönemde Savur Belediyesi’ndeki arkadaşlarla birlikte buraya gelerek projeleri somut hale getireceğiz” dedi. Sosyal Demokrat İşçi Partisi milletvekileri Anders Österberg ve Kadir Kasırga, kardeş partileri olan HDP ve açlık grevcileriyle dayanışmayı sürdürecekleri mesajlarını verdi. Kasırga, Türkiye’den kendi yasalarını uygulaması ve Kürt Halk Önderi Öcalan’a tecridi kaldırmasını istedi.
Riazat: Açlık grevleri gündemimizde
Çelik’le verimli bir görüşme gerçekleştirdikleri değerlendirmesini yapan Sol Parti Milletvekili Daniel Riazat da, şu anda gündemlerinde Leyla Güven ve açlık grevcilerinin eylemlerinin bulunduğunu ve grevcilerin taleplerinin kabul edilmesi için çalışmalarını yoğunlaştırdıklarını söyledi. Riazat, açlık grevcilerine şu mesajı gönderdi: “Siz demokrasi için yaşamlarınızı feda eden kahramanlarsınız ama biz hiçbirinizin zarar görmenizi istemiyoruz. Bu nedenle daha fazla insanın sizlerin davanıza omuz vermesini ve taleplerinin kabul edilmesi için harekete geçmesini umuyorum.”