Kürdistan’ın genelinde, Êlîh’in (Batman) özelinde tehlikeli gelişmeler yaşanıyor. Hüda Par’ın iddiasına göre, Hüda Par’ın programlarının dağıtılması sırasında engelleme yapılıyor. Bu sırada taraflar arasında çatışma oluyor, ancak silah kullanılmıyor.

Batman’da Petrol Mahallesi Diyar Sokak’ta düğün evine bir arabadan açılan ateş sonucunda 28 yaşındaki Özcan Temel yaşamını yitiriyor, 4 kişi de yaralanıyor. Düğün BDP’lilerin düğün’ü. Olaydan sonra Batman’da geniş güvenlik önlemleri alınıyor. Dicle Haber Ajansına göre 4 kişi gözaltına alınmış. Valilik açıklamasına göre ise 2 kişi gözaltında, çok yönlü araştırma yapılıyormuş(!). Olayın failleri, olayda kullanılan arabadan henüz bir haber yok.
Kürdistan’daki tek taraflı ateşkes, 11 aydır yaşanan sükünet ve her iki taraftan da ölüm olaylarının olmaması yer altına geçmiş derin devlet artıklarını çok rahatsız ettiği biliniyor. Kaldı ki 11 aydır cenazeler kaldırılmıyor, ama TC’nin maddi ve manevi olarak desteklediği El Nusra çetelerinin Kürdistan’ın G.Batısında (Rojava) her gün Kürt gençlerinin yaşamlarını ellerinden aldığını hepimiz biliyoruz. Bilinen bir diğer şey ise Hüda Par istediği kadar inkar etsin, kandırılmış Kürt gençlerinin kendi kanalları ile kardeşlerine karşı savaşmak için Rojava’ya gönderildiğidir.
Hüda Par kapatılan Mustazaf-Der ve Hizbullah örgütünün devamı olan siyasal bir örgüttür.
Diğer Kürt ve Türkiyeli örgütler gibi Hüda Par’ın da örgütlenme hakkı vardır. Ancak Hüda Par’ın geçmişinde olduğu gibi gizli devletin Kürdistan’daki ‘Truva at’ı olma hakkı yoktur.
Sadece Hüda Par’ın değil hiç bir siyasal yapının sömürgecilerin maşası olmaya, onun adına Kürtlerin özgürlük mücadelesine köstek olma hakkı bulunmamaktadır.
Hizbullah Kürdistan Özgürlük mücadelesinin dal budak saldığı 1991 -92 yıllarında devlet desteği ile kuruldu. Mimarı ANAP, Refah, Fazilet ve AKP’nin önemli ismi ve o dönemin İçişleri Bakanı A.Kadir Aksu idi. Askeri eğitimlerini Diyarbekir’de Çevik Kuvvet Kışlası’nda alıyorlardı. 2000’e Doğru gazetesi muhabiri Halit Güngen bunu haber yaptığı için katledildi.
Kürt basını ise devletin her türlü baskıya karşı susuturlamadığı bir dönemde Hizbullah tarafından susturulmak istendi. Yeni Ülke’nin Êlîh muhabiri, Yeni Ülke ve Ö.Gündem’in çalışanları Hafız Akdemir, Yahya Orhan, Hüseyin Deniz Hizbullah’ın eli ile şehit edildiler. Burhan Karadeniz 19 yaşında ömrünün geri kalan kısmını felçli olarak bunların saldırısı sonucunda geçirmek zorunda kaldı.
Sadece Kürt basını değil Kürdistanlı yurtsever Zehra Vakfı Başkanı İzzettin Yıldırım ve arkadaşı işadamı Şehit Avcı da Hizbullah tarafından katledilenlerin arasında idi.
Hizbullah Kürdistan’daki birçok faili meçhul cinayetin sorumlusu idi. Yıllarca PKK-Hizbullah çatışması yaşandıktan sonra taraflar çatışmasızlık kararı aldılar.
15 Şubat 1999’da Öcalan’ın yakalanmasından sonra derin devletin artık Hizbullah’a ihtiyacı kalmamıştı. 17 Ocak 2000 tarihinde düğmeye basıldı. Hüseyin Velioğlu İstanbul-Beykoz’daki villasına düzenlenen operasyonda yaşamını yitirdi. Türkiye’nin her tarafında Hizbullah’a yönelik operasyonlar başlatıldı. 29 kişinin gömüldüğü mezarlar bir anda ortaya çıkarıldı.
Bunları yazmamın sebebi kabuk bağlamaya yüz tutmuş yaraları kaşımak değildir. Kürdistan’da yeniden oynatılmak istenen oyunun geçmişteki örneklerini göstererek yeniden oynanmak istenen oyunu ortaya koymaktır.
TC Başbakanı Hüda Par liderini Başbakanlık konutunda kabul etti. Hüda Par Başkanı Z.Yapıcıoğlu, BDP’yi TC Başbakanına şikayet etti. Birlikte fototğraf çektirdiler. Bu buluşmanın hemen arkasından Cizre’de Şeyh A.Hekim Haşimi’nin evine bomba atıldı. Arkasından Silopi’de bir öğrenci yurdu molotoflandı. Nihayet Batman’daki provokasyonda can kaybı oldu.
Şimdi herkesin serinkanlılıkla olayların gelişimini oturup akliselim ile düşünmesi gerekiyor.
Hüda Par’ın El Ensar’ın askerlik subesi görevini yapmasını bırakması gerekiyor. Derin devletin kendilerine hiç bir zaman dost olmayacağını bilince çıkarmaları gerekiyor. Diğer yandan BDP’nin de diğer Kürt ve Türk partileri gibi Hüda Par’ın varlığına tahammül etmesi gerekiyor. Birde Kürtlerin aralarındaki sorunları silahla değil, diyalogla çözmeleri, birbirlerini gidip sömürgecilere şikayet etmemeleri, sömürgecilerin askerlik şubesi olmaları gerekiyor.


KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA:
* Antep HEP yönetim kurulu üyesi A.Samet Sakık, 3 Kasım 1992 tarihinde uğradığı kontra saldırısında yaşamını yitirdi.
* Kürt aydınlanmasında önemli bir yeri olan “Jin” dergisi 6 Kasım 1918 de İstanbul’da yayınlanmaya başlandı.
* Özgür Gündem gazetesi dağıtıcılarından Adil Başkan, 9 Kasım 1993’te Nusaybin’de, Adil Yaşa ise 10 Kasım 1993’te Diyarbekir’de kontralar tarafından katledildiler.