Ermeni Soykırımı’nın baş sorumlularından Talat Paşa’yı tek kurşunla öldüren Soğomon Tehliryan’ın Berlin mahkemesindeki tarihi fotoğrafı ortaya çıktı.

Ermeni Soykırımı Müze-Enstitüsü’nün yayınladığı fotoğrafın 1921 Haziran ayında Berlin’de Soğomon Tehliryan’ın iki gün süren duruşması sırasında çekildiğini belirtti.Tehliryan 2 Haziran 1921 günü saat 9.30’da Charlottenburg Üçüncü Eyalet Mahkemesi’ne çıkarıldı. Onu savunmak için, büyük bir bölümü Avrupa’daki ve ABD’deki Ermeni diasporası tarafından toplanan 426 bin Mark ile Almanya’nın en ünlü üç avukatı tutulmuştu.

Yargıç Dr. Lehmberg şahitlere ve avukatlara, davanın Ermenistan’da değil Berlin’de görüldüğünü hatırlatıp, politik yorumlara girmemelerini, iddialarını hukuk sınırları içinde tutmalarını söyledikten sonra duruşma başladı.

Yargıç, Tehliryan’a “Talat Paşa’yı öldürmek istediniz mi,” diye sorduğunda, Tehliryan’ın cevabı “Soruyu anlamıyorum. Öldürdüğümü söyledim ya!” olmuştu. Yargıcın “Pişman mısınız,” sorusunu ise sanık, “Hayır” diye yanıtlamıştı, “bir insan öldürdüm, ama katil değilim.”

Salmas, Erzincan, Dêrazor

Soghomon Tehliryan 2 Nisan 1897’de Doğu Kürdistan’ın Salmas kentinde doğdu. Dört yaşına geldiğinde, tüccar olan babası Erzincan’a göç etmişti. O zamanlar Erzincan 20 bin kadar Ermeni’yle 20-25 bin civarında Kürdün yaşadığı bir şehirdi. Protestan olan Tehliryan ailesi Erzincan’da 14 yıl boyunca rahat bir hayat sürmüştü.

Soghomon’un iki ağabeyi, evli ve bir çocuklu ablası, biri 15, diğeri 16 yaşında iki kız kardeşi vardı. Birinci Dünya Savaşı başladığında ortanca ağabeyi askere alınmış, 1915’te Sogomon 18 yaşındayken, Tehliryan Ailesi Erzincan’daki ve ülkenin diğer bölgelerindeki Ermenilerle birlikte Dêrazor’a doğru ölüm yolculuğuna başlamıştı. Kafile şehirden henüz ayrılmıştı ki, jandarma ve ahaliden oluşan gruplar konvoyu soymaya başlamış, ardından da jandarma konvoya ateş açmıştı. Kız kardeşlerinden biri jandarmalar tarafından çalılıklara götürülmüş, orada tecavüze uğramıştı. Başına bir darbe yiyen Sogomon iki gün sonra kendine geldiğinde ağabeyinin ölüsünü üzerinde bulmuştu. Başı baltayla parçalanmış olan ağabeyinin bütün kanı üzerine akmıştı. Yol cesetlerle doluydu. Cesetlerin arasında annesi de vardı. Kafilenin ön taraflarında yürüyen babasının ve ağabeyinin, kucağında bebeği ile yürüyen ablasının akıbetlerini ise o günden beri bilmiyordu.

Kürtler sakladı

Sonrası uzun hikâyeydi. Yaşlı bir Kürt kadını onu saklamıştı. Yaraları iyileştikten sonra, Kürt giysilerine bürünmüş ve Doğu Kürdistan’a doğru yola çıkmıştı. Dersim’de iki ay saklanmış, Harput katliamından kurtulan iki Ermeniyle birlikte gündüzleri saklanıp geceleri yol alarak, ot ve bitki kökleriyle karınlarını doyurarak sürekli doğuya yürümüşlerdi. Arkadaşlarından biri ot zehirlenmesinden ölmüş, kalan iki arkadaş iki ay yürüdükten sonra Rus askerlerine sığınmışlardı. Önce Doğu Kürdistan’ın  Salmast kentine sonra Gürcistan’da Tiflis’e geçmişlerdi. Tiflis’te uzun süre hasta yatan Soghomon bir yıl sonra Rus ordularının Erzincan’ı işgal etmesi üzerine cesaretlenip Erzincan’a gelmiş, harabe halindeki evlerini bulmuş, ailesinin eve sakladığı 4.800 altını alıp Tiflis’e geri dönmüştü. 1919 Şubat’ında İstanbul, Selanik, Sırbistan, tekrar Selanik, Paris, Cenevre yoluyla 1920 başında Berlin’e varacak olan uzun bir yolculuğa çıkacaktı.

 

 KÜLTÜR SERVİSİ