
Fidel Biçer, Amed’in Bismil ilçesinin Yassıca Köyü’nden bir Êzîdî Kürt. Almanya’nın Hanau kentinde yaşayan Biçer, Şengal ve Kobanê’den DAİŞ çetelerinden kaçan ve çadır kentlerde yaşamak zorunda kalan insanlar için tek başına bir yardım kampanyası çalışması yürüttü.
Yürüttüğü kampanyayı kentte bulunan Alman ve Türklere anlatan Biçer, topladığı yardımları Bismil’deki kampta kalan Şengallilere ulaştırdı. Yürüttüğü kampanya çerçevesinde 7 bin 615 Euro para toplayan Biçer, sorularımızı yanıtladı.
Neden böyle bir kampanya başlatmak istediniz?
Belirli kurumlar üzerinden bu kampanya yürümekte. Bizler de bu kampanyaya katılarak katkılarımızı sunduk. Fakat ben bir türlü tatmin olamadım. Daha fazla şeyler yapabileceğimi düşündüm. Demokratik tepkilerimizi dile getirdik ama ben yinede bu yapılanları yetersiz görüp kendi ellerimle bir şeyler yapmak istedim. Destek kampanyasını yürüten kurumların ulaşamadığı insanlara ulaşmak istedim. Kampanyanın çerçevesini de bu şekilde belirledim. Sadece bir arkadaş bana yardımcı oldu” dedi.
Bu kampanya Hanau ve çevresi ile mi sınırlı kaldı?
Aşağı yukarı Hanau ve çevresi oldu. Birde Hannover’de kısmen yürüttüm bu çalışmayı. Türkler ve Almanlar bu çalışmayı ağırlıklı olarak katıldı. Resmi kurumlara yardım etmek istemediklerini belirtti. Burada kişisel güven devreye girdi. Kendi elimle yardımları götüreceğimi söylediğimde daha fazla katkıda bulundular. Yani 50 verecek olan 100 Euro verdi. Bu kampanyanın en büyük katılımcısı Alman bir aile. Daha önceden Amed’de bulunan belediye ve STK’lar ile iletişime geçtim. Ve ciddi anlamda yardıma ihtiyaçları olduklarını dile getirdiler. Oraya gidiş masraflarımı tamamen kendim karşıladım. Yapılan yardımlar ve masrafları belgelendirerek yürüttüm bu çalışmayı.
Ne gibi yardımlar ulaştırdınız?
Bismil’de bulunan Şengal kampına gittik. DBP’nin belediyesine gittik. Bismil Belediye Eşbaşkanı Cemile Eminoğlu bizleri karşıladı. Ve orada nasıl bir yardımda bulunacağımızı konuştuk. Kendileri de bizlere teşekkür etti. İhtiyaç noktasında hiç bir şekilde para kabul etmediklerini belirttiler. Bizlerde kendi elimizle deponun ihtiyaçlarına göre, 1 ton patates, 1 ton pirinç, yarım tona yakın yağ, yarım ton peynir, 60 teneke fasulye aldık. Tam o sırada Êzîdîlerin bir bayramı vardı. Bizler de bunun vesilesiyle onların bayramlarını kutladık. Bu kadar alışveriş yapmamıza rağmen ellimizde para kaldı. Kalan parayı Amed Sur Belediye’sinin açtığı kampa gittik. Oradakilerde okula giden çocuklara süt ve kek almamızı istedi.
Bizler de Kobanê’den göç etmek zorunda kalan çocuklara süt ve kek aldık. Amed’deki Şengal kampına ise 3 ton salça aldık.
Peki Avrupa’da yaşayan halka ne gibi çağrınız var?
Her insanın yapması gereken bir hareket bu. Fakat yardımları yaparken kurumlar üzerinden yapılması daha sağlıklı ve güvenilir. Fakat bazen kurumların ulaşamadığı ve kurumsal yardımlara sıcak bakmayan insanlar var o yüzden böyle bir yardım kampanyasına giriştim. Ama bu konu çok hassas olduğu için kurumlar üzerinden yapılmasından yanayım.
Kampanyaya en yüksek katılımı kimler yaptı?
Bir Alman aile en yüksek miktarı verdi. Aile 2. Dünya Savaşı döneminde yaşadıklarının benzerinin yaşandığını belirtti. Ve Şengal’de yaşananların, kadınlara yapılanları hazmedemediği için bu kampanyaya katılmak istedi.
Kamplarda ki izlenimleriniz neydi? Nelere ihtiyaç vardı?
Gerçekten Kuzey Kürdistan halkı çok duyarlı bu noktada. Yükün çoğunluğunu onlar üstleniyor. Özellikle manevi olarak kamptakilere verdikleri destek oldukça yüksek. Geri dönmek istiyorlar. Fakat özerk bir Şengal olmadan asla dönmek istemiyorlar.
REHA SARI/HABER MERKEZİ
Kobanê panellerde anlatıldı
Avrupa’da yardım kampanyalarının yanı sıra, Kobanê’deki durumu kamuoyu ile paylaşmak amacıyla değişik kurumlar paneller ve halk toplantıları düzenliyor.
Almanya Aleviler Birliği Federasyonu’na (AABF) bağlı Ludwigsburg Alevi Kültür Merkezi’nde düzenlenen panelde, daha önce Suruç’a giden gazetemiz muhabirlerinden Gül Güzel, Fırat ve Xezal adlı iki genç izlenimlerini anlattı.
Güzel, “Rojava’da gerçekleşen bu devrim Kürt kadın devrimidir. Kürt kadını, erkeklerin gelip, kendilerini savunmalarını beklemiyor. Örgütlü bir şekilde oluşturdukları YPJ kadın ordusuyla öz savunmalarını yaparak, hem kendilerini hem de bütün dünya kadınlarını DAİŞ denilen katliamcı terörden, koruyor. Şu anda Suruç’taki Kobanêlerin büyük bir desteğe ihtiyacı var. Yine Kobanê’nin yeniden inşası gerekiyor. Kazma kürekle çalışan işçiden, doktor, hemşire, mühendis ve daha çok kalifiye elemana Kobanê şimdi ihtiyaç duyuyor” şeklinde konuştu.
Kobanê’ye gidip çalışacaklar
Panelde konuşan iki genç de, Suruç’taki çalışmalarını “Gerçek sosyalizm” olarak ifade etti. Suruç’ta HDP ve DBP’nin Kobanêlilerin bütün ihtiyaçları ile ilgilendiklerini söyleyen gençler, hayal ettiğimiz sosyalizm orada yaşanıyor.” İnşaat mühendisliği ve mimarlığı okuduklarını söyleyen her iki genç 6 ay boyunca gidip Kobanê’de çalışacaklarını vurguladı.
Öte yandan Stuttgart Sara Kadın Kültür Merkezi’nde de Kobanê ve Şengal ile ilgili benzeri bir panel düzenlendi.
STUTTGART