
Avrupa Birliği (AB) ile Türkiye arasında dün ‘’mülteciler“ gündemiyle yeni bir zirve yapıldı. Belçika’nın başkenti Brüksel’de yapılan zirvede Türkiye’yi Başbakan Ahmet Davutoğlu temsil etti. Türkiye-AB zirvesi öncesi Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Davutoğlu Brüksel’de yaklaşık 5 saati aşkın görüştü. Pazar akşamı başlayan görüşmenin sabahın erken saatlerine kadar sürdüğünü doğrulayan Alman hükümeti, görüşmenin ayrıntılarıyla ilgili ise bir açıklama yapmadı. Görüşmeye AB Dönem Başkanı Hollanda’nın Başbakanı Mark Rutte de katıldı. Davutoğlu zirve öncesi Yunanistan Başbakanı Aleksis Tsipras, Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk, AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker ve Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz ile de bir araya geldi. Sonra AB’nin 28 lideri Brüksel’de ağırladıkları Türk Başbakan Davutoğlu ile mülteciler üzerinden kıran kırana kirli bir pazarlığa girişti.
AB Türkiye’den ne istiyor?
AB, Türkiye’den mültecilerin Avrupa’ya gelmesine engel olmasını istiyor. Bunu yapması için de Türkiye’ye 3 milyar Euro’luk para yardımı, vize serbestisi ve yeni fasılların açılması ile siyasi tavizler vaat ediyor.
Kirli pazarlığın seyri
Savaş mağdurlarının hayatını hiçe sayarak onlar üzerinden kirli pazarlığa tutuşan AB ile Türkiye’nin karşılıklı beklentileri ve tepki çeken mülteci politikalarını birkaç maddede özetledik:
Türkiye AB’nin sınır bekçiliğini yapacak: Mülteciler gelmesin diye Balkan rotasını kapattığını ilan eden AB şimdi Türkiye’ye bel bağlıyor. AB, Türkiye’den mültecilerin Avrupa’ya gelmesini önlemesini istiyor. Türkiye’den Yunanistan’a olan karasuları sınırını dahi iyi koruması talep ediliyor. Aynı zamanda Türkiye’den mültecileri Yunanistan’a taşıyan insan tacirleriyle daha etkili bir şekilde mücadele etmesi isteniyor. AB, Türkiye’den insan kaçakçılarını faaliyetlerini gözetleyecek NATO gemilerinin karasularına girmesine izin vermesini istiyor. Aynı zamanda Türkiye’den, uluslararası koruma kapsamına girmeyen -Suriyeliler dışındaki mültecileri- Yunanistan’dan geri alması da isteniyor.
Türkiye’ye rüşvet veriliyor: Türkiye ile AB arasında üzerinde uzlaşılan eylem planına göre, AB Türkiye’ye 3 milyar Euro’luk bir yardım fonu aktaracak. AKP Hükümeti bu fonla Türkiye’deki mültecilerin ihtiyaçlarını karşılayacağını söylese de bu konuda haklı kuşkular mevcut. Mali yardım konusunda dikkatli olunması gerektiğini ifade eden Avrupa Parlamentosu’ndaki gruplar, insan hakları ile Kürt sorununun pazarlıklara kurban edilmemesi ve Avrupa değerlerinin satışa çıkarılmaması gerektiğini uyarısında bulunuyor.
Yeni fasıl açıldı: Pazarlıklar sonucunda AB geçen aralık ayında 2 yıl aranın ardından Türkiye’nin AB’ye tam üyelik müzakerelerinde bir faslın müzakereye açılmasını kararlaştırdı. 17’nci fasıl olan Ekonomik ve Parasal Politika faslı müzakereye açıldı. Ancak Almanya başta olmak üzere AB ülkeleri, insan hakları ihlalleri, muhaliflere ve basına yönelik ağır baskılar ile Kürtlere yönelik savaş konseptiyle tepki çeken AKP liderliğindeki Türkiye’nin AB’ye tam üyelik taleplerine sıcak bakmıyor. Ankara ise mülteci kozunu kullanarak AB’den bu konuda taviz koparmak için bastırıyor.
Vize serbestisi taahhüt edildi: Fakat yeni fasılların açılması ve vize serbestisi sağlanması başlıkları AKP’nin Avrupa’nın sınır bekçiliğini ne kadar iyi yapıp yapmayacağıyla bağlantılı. AB’nin kendisine ihtiyaç duyduğunun farkında olan Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan ise AB yetkililerini, ‘’İsteklerimiz yerine gelmezse mültecileri otobüs ve uçaklara bindirip Avrupa’ya göndeririz“ diye tehdit ediyor.
AKP’nin zulmüne göz yumuluyor: AB ülkeleri mültecileri engellemesi karşılığında Erdoğan rejiminin Kürtlere yönelik baskı ve katliamlarını da görmezden geliyor. AB’nin AKP Hükümeti’ne yönelik yoğun eleştirilerin olduğu son İlerleme Raporu’nu da Erdoğan’ın talebiyle AKP lehine kasım ayındaki seçim sonrasına bıraktığı da ortaya çıkmıştı. Uluslararası Af Örgütü de AB ve özellikle de anlaşmanın mimarı Almanya’yı, ‘’Sivillerin keyfi bir şekilde öldürülmesine ve Kürt illerinde orantısız sokağa çıkma yasağı uygulanmasına“ ses çıkarmadığı gerekçesiyle eleştiriyor.
HABER MERKEZİ
Avrupa AKP’ye teslim olmamalı
AB’nin mültecileri engellemek için Türkiye ile yaptığı işbirliği Almanya’da da tepkiye neden oluyor. Muhalefetteki Sol Parti ve Yeşiller Partisi temel hak ve özgürlüklerin ihlal eden ve Kürtlere karşı topyekün savaş kararı alan AKP Hükümeti ile işbirliğine tepki gösteriyor. Sol Parti Meclis Grup Başkanı Sahra Wagenknecht, Türkiye’de düşünce özgürlüğünün ayaklar altına alındığını, Kürtlere karşı savaş yürütüldüğünü ve AKP’nin Suriye’de El Nusra ile DAİŞ gibi terörist örgütleri desteklendiğini hatırlatarak, ‘’Tüm bunlar ortadayken Türkiye’ye tavizler verilmesi çok yanlış„ dedi. Yeşiller Partisi Milletvekili Claudia Roth da ‘’Mültecileri Avrupa’dan atmak için Erdoğan’a para ödenmemeli. Sınırları kapalı bir Avrupa, iflasını açıklamış olur. Avrupa bu şekilde ruhunu satıyor“ diye konuştu. Yeşiller Eşbaşkanı Cem Özdemir de ‘’Avrupa elbette Türkiye’ye sığınmacılar konusunda yardım etmeli, ancak bu ülkenin güneydoğusunda yeni kaçış nedenlerine yol açacak gerginlik pahasına değil“ diye konuştu. Avrupa Parlamentosu’nda muhafazakar grubun oluşturduğu Avrupa Halk Partisi’nin Başkanı Manfred Weber de Avrupa’nın Türkiye’ye teslim olmaması gerektiğini belirterek, „AB insan hakları ve basın özgürlüğü ihlallerine gözlerini kapatmamalı“ dedi.
HABER MERKEZİ