
AKP ve MHP ittifakının zindanlarda tek tip kıyafet uygulaması hazırlığına tepki gösteren PKK ve PAJK’lı tutsaklar, kabul etmeyeceklerini açıkladı.
12 Eylül döneminde cezaevlerinde uygulamaya konulan ve büyük direnişler sonucu geri adım atılan “tek tip elbise” uygulaması, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından gündeme getirildi. Erdoğan, Guantanamo’yu referans alarak, oradaki “tek tip elbise” uygulamasının Türkiye’de hayata geçirilmesini istedi. Bunun üzerine Adalet Bakanlığı harekete geçti ve AKP’ye yakın kimi kaynaklar söz konusu uygulamaların bir süre sonra hayata geçirileceğini bildiriyor.
Erdoğan’ın gündeme getirdiği tek tip elbise 12 Eylül döneminin bir uygulaması olarak daha önce Türkiye’de denendi.1 Ocak 1984’te yürürlüğe konulan uygulamaya karşı büyük bir direniş gösterildi. 14 Temmuz 1982’de Diyarbakır Cezaevi’ndeki büyük ölüm orucundan sonra elde edilen haklar geri alınınca, aynı cezaevinde yeniden ölüm orucu başladı. Diyarbakır Cezaevi’nde bu uygulamaya başlatılan ölüm orucunda PKK’den Cemal Arat, Dev-Yol davasından Orhan Keskin hayatını kaybetti. Necmettin Büyükkaya da işkence sonucu 23 Ocak 1984’te katledildi.
11 Nisan’da Devrimci Sol ve TİKB davası tutsakları tarafından başlatılan açlık grevinde ise Abdullah Meral, Haydar Başbağ, Fatih Öktülmüş ve Hasan Telci hayatını kaybetti. Direnişler üzerine söz konusu uygulama 1986’da kaldırıldı.
Tutsaklar açıklama yaptı
Türkiye cezaevlerindeki PKK ve PAJK’lı tutsaklar adına yazılı bir açıklama yapan Deniz Kaya, kapitalist modernist sistemin toplumları şekillendirip öz benliğinden uzaklaştırma girişimlerinin özelde de çeşitlilik, renklilik ve farkındalığı tehdit ettiğini belirtti.
Toplumları kaos eşiğine getiren böylesi bir sistemin savunucularının iktidar olmanın verdiği hırsla her türlü tahakkümü gerçekleştirmeyi kendilerine mubah gördüğü dile getirilen açıklamada şunlara yer verildi: “Özellikle ulus devlet mantalitesiyle hareket eden Türkiye’deki AKP-MHP ittifakının ülkede yaratmak istediği sistemin içinde hak, hukuk ve adalet namına hiçbir şey yok. Dolayısıyla demokrasi ve özgürlüklerden de bahsedemeyiz. Özellikle zindanlarda hak ihlallerini yoğunlaştırıp baskıları arttıran faşist iktidar şunu iyi bilmeli; Türk zindanlarında bulunun biz PKK ve PAJK’lı tutsaklar asla boyun eğmedik ve eğmeyeceğiz de. Nasıl ki Kemaller, Mazlumlar, Hayriler, Sara ve Semalar faşizme karşı büyük bir direniş ezgisiyle mücadele etmişlerse aynı direniş ezgisi kulaklarımızda, beynimizde ve ruhumuzda yansımasını bulacaktır.
İradesizliği dayatmak istiyor
Özellikle Ortadoğu ve Avrupa düzleminde yürüttüğü tutarsız politikalar sonucu sıkışan Erdoğan ve çeteleri, Rojava’da halkın görkemli direniş hamlelerini DAİŞ eliyle bastıramayınca Bakurê Kurdistan’da hak gasplarıyla ve tutuklama furyalarıyla hareket etmektedir. Bu bağlamda zindanlara yönelen faşist ittifak çeteleri yeni dizaynlar adı altında tamamen iradesizliği dayatmak istemektedir.
Tekçi zihniyetin dışa vurumu
Tek tip elbise politikasını, tekçi zihniyetin dışa vurumu olarak görüyoruz. Bu zihniyet aynılaşmayı benzeşmeyi ve en nihayetinde ölümü belirlerken, çeşitliliği ve farkındalığı ortadan kaldırmak istiyor. Önderliğimizin ‘aynılaşmak ölümdür’ özdeyişi bu konuda gayet açıklayıcıdır.
Tek tip elbise politikası kişinin iradesi ve kendine olan güvenini yitirme üzerine hesaplanmıştır. AKP / MHP faşist ittifakının bu yeni dizayn politikaları Hitler faşizminin bir benzeri durumundadır. Buna karşı bizler Türk zindanlarında bulunan PKK ve PAJK’lı tutsaklar tek tip elbise politikalarını kabul etmediğimizi ve direneceğimizi belirtiyoruz.
Her türlü baskı ve zorluğa karşı direneceğimizi ve Önder Apo’nun sağlık güvenlik ve özgürlük koşulları oluşana kadar da bulunduğumuz her alanda iradi bir direnişle hareket edeceğimizi belirtiyoruz.”
AMED