Etkinliği Bremen Cemevi, Bratî Derneği, Avrupa Demokratik Halklar Federasyonu üyeleri ile KOMKAR-Bremen düzenledi. Yapılan konuşmalarda Sivas Katiamı'nın yükselen Kürt direnişine karşı zorlanan tekçi devlet zihniyetinin bir provokasyonu olduğu dile getirildi.
Cemevi Mozaik Kültür Salonu'ndaki anmada araştırmacı yazar Erdoğan Aydın, Sivas davası avukatlarından Av. Erdal Doğan ile Dede Hüsnü Kaya birer konuşma yaptı.
Erdoğan Aydın, Sivas Katliamı'nı anlamak için 1993'teki gelişmeleri iyi okumak gerektiğini belirtti. Tek tipleştirme politikalarının 93'te artık sürdürülemediğine vurgu yapan Aydın, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kürt mücadelesinin yükseldiği bu dönemde Uğur Mumcu, Turgut Özal, Adnan Kahveci, Eşref Bitlis ve Cem Ersever ölümleri peşpeşe geliyor. Türk İslam Sentezi adı altında yıllardır halkları tektipleştimeye çalışan statükonun çok iyi bir şekilde hazırlanarak, organize olarak saldırıya geçtiğinin kanıtıydı. Katliamın seyredilmesi kolluk kuvvetlerinin işin içinde olduğunun kanıtıydı. Aslında devletin resmi görüşü dışında kalanlara neyi reva gördüğünün kanıtıydı."

Katliamın mimarlarına dokunulmuyor
Ardından söz alan avukat Erdal Doğan ise Madımak davasını hukuki yönden ele aldı. Doğan "Tam o dönemde Türkiye Ulusal Stratejik Dairesi kuruluyor. O daireyi kuran askeri yetkililer bugün yargılanmakta. Bu dava şimdi yürüyor ama bunun arkasında olan dönemin Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş, Sivas Alay Komutanı Ahmet Küçük, dönemin İçişleri Bakanı ile Demirel ve Çiller'e dokunulmuyor. Onlara dokunulması için demokrasi güçlerinin baskısı gerekir. Bu davada halkın baskısı olmazsa, dava sümenaltı edilecek. Bu davanın sahibiyiz diye ortaya çıkmak gerekir. Bu sadece kuru bir hukuksal süreçle sonuca ulaşamaz. Sistemi korumak için bir kesim 'Türkiye laiktir laik kalacak' diyor. Türkiye laik değil ki! Kaldı ki, böyle laiklik de lazım değil. Fotoğrafı iyi okuyarak mücadele etmek gerekir. Aksi takdirde katliamları önleyemeyiz" dedi.
Son olarak sözü alan Dede Hüsnü Kaya de "Sivas'ta yapılmak istenen bir festival daha düzenlenme aşamasındayken bu katliam planlanmıştır. Biz insan sevgisini güçlendirmeliyiz. Burada farklı kesimleri bir arada görmek bana mutluluk veriyor" diye konuştu.
Konuşmalardan sonra Sivas Katliamı'nda yaşamını yitirenler anısına Ali Haydar Can ile Müslüm Polat Kürtçe ve Türkçe deyişler seslendirdi. Anma akşam saatlerinde son buldu.

Freiburg'da anma
Almanya'nın Freiburg kentinde, 2 Temmuz 1993'te Sivas'ta katledilen 33 aydın, sanatçı ve aktivist ile 14 Temmuz  Ölüm Orucu Direnişçileri Mehmet Hayri Durmuş, Kemal Pir, Akif Yılmaz ve Ali Çiçek anıldı.
Etkinlikte söz alan Kürdistan Ulusal Kongresi (KNK) üyesi Ali Matur, "Dersim, Sivas, Maraş ve diğer Alevi katliamları Ebu Cehil zihniyetinin devamıdır" dedi. Matur, AKP'nin ise günümüzde Kürtler yönelik katliamlar gerçekleştirdiğini belirtti. Matur devamla şunları söyledi: "Kürt Kızılbaş Aleviler, bu tarihi kirli, sicili bozuk devletten uzaklaşıp esas müttefiği ve kendisi gibi mazlum olan Kürtlerle birlik olmalıdır. Cem Vakfı'nın başı olan İzzettin Doğan'ın tek bir derdi var, o da Kürt Alevileri Türkleştirmektir. Yeni Kerbelaları, Maraşları, Sivasları istemiyorsak gücümüzü zalimlere karşı birleştirmeliyiz."



İLYAS ERSÖZ/BREMEN / AHMET ALAGAŞ/FREİBURG