
Kuzey halkının her dönemden daha güçlü; kendi statüsünü devlete rağmen belirleyebilecek durumda olduğunu belirten Hüseyin,"Onun için bu sorunun çözümü şiddet ve askeri operasyonlar değil diyalog ve müzakere yolu ile parlamentoda çözülmelidir" diye konuştu. Hüseyin, "En son belediye başkanları da içinde olmak üzere çok sayıda Kürt siyasetçisi tutuklandı. Sanırım tutukluların sayısı 3 bini geçti. Aslında Türk devleti Kürdistan'ı açık cezaevine çevirmiş tüm Kürtlere tutsak muamelesi yapıyor. Peki tüm tutuklulara rağmen Kürtlerin durumundan bir değişiklik oldu mu? Yok tutuklama ve gözaltılarla Kürtlere geldiği düzeyden geri adım attıramazlar. Bu yaklaşım sorunu alevlendirir ve içinden çıkılmaz hale getirir."
Türkiye'nin İran devletiyle birlikte iki koldan gerilla güçlerine yönelik kara hareketi başlatmayı planladığını kaydeden Hüseyin, şöyle devam etti: "Fakat bu planında boşa çıktığını büyük bir memnuniyetle izlemekteyiz. Şayet bu plan tutsaydı, Türkiye karadan Güney Kürdistan'a girebilirdi. Bu plan tutmadığı için sadece hava saldırılarıyla yetinmektedir. Kara operasyonuna cesaret edebileceğini sanmıyorum."
'Kürt kimliğini tanımalı'
"Şayet AKP Hükümeti sorunun çözümünde samimiyse onlara şu soruyu sormak istiyorum" diyen Hüseyin, açıklamasını şu cümleler ile bitirdi: "Tek millet, tek bayrak ve tek dilden vazgeçecek mi? Bu önemlidir. Çünkü şimdiye kadar soruna kaynaklık eden temel zihniyet budur. Eğer sorunu çözmek istiyorsa, yeni anayasada Kürt kimliğini tanımalı. Kürtler farklı bir halktır. Bunu görmezlikten gelerek, 'sorunu çözeceğim' dersen bir kandırmacadan öteye gidemezsin."
ABDULLAH RAMAZAN/ MURAT KOLCA - DİHA/HEWLER