Fırat’ın Gazabı Hamlesi’nde yer alan Çekdar Kawa adlı Amerikalı savaşçı, “DAİŞ’in yenilgiye uğratılmasında YPG bizim için en büyük şanstır” dedi.

Amerikalı YPG savaşçısı Çekdar Kawa(20), bir buçuk ay önce Amerika’nın Teksas Eyaleti’nden Rojava’ya gelmiş. Tıp Fakültesi 2. sınıf öğrencisiymiş. Hem okuyor hem de saatliği 50 dolara olan bir işte çalışıyormuş. DAİŞ’in yaptıklarını gördüküten sonra mevcut yaşamını kabullenmemiş. “Şimdi buradayım, çünkü DAİŞ’in elinde esir tutulan 3 bin Şengalli kadın var. Buradayım, çünkü yarım milyona yakın insan katledildi. Ayrıca buradayım, çünkü imkanlara göre sağlık yardımında bulunabilirim diye düşündüm. Yani buraya gelişim insani yardım amaçlıdır” diyor. 

Neden Çekdar Kawa ismini aldığını ise şöyle anlatıyor: “Bölgeye ilk geldiğimde 3 kez şehit merasimine katıldım. İlk katıldığım merasim Çekdar adında bir savaşçınındı. O zaman benden merasimde konuşma yapmam istendi. Benim için bu büyük bir değişimdi. Ardından merasim çadırlarda yapıldı. Yaşlı kadınlar, yaşlı erkekler ve çocuklar vardı. Merasimde benim yaşımda olanların nerde olduğunu sordum, savaşa gittiklerini söylediler. Oradaki herkes üzgündü. Ağladım. Beni kucaklayarak şehitlerinin fotoğraflarını gösterdiler. Zaten Kawa da bir zalimi deviren efsanevi biridir.”

Şu anda DAİŞ’in ‘başkentimiz’ dediği yerde DAİŞ’e karşı savaşan Çekdar Kawa, sadece savaşmak değil öğrenme ve öğrendiklerini uygulamakla da yoruyor. Şöyle devam ediyor: “Öğreneceğim, doktorluk eğitimi alıp yaralılara yardım edeceğim. Ardından burada demokrasinin pratiğe geçmesini istiyorum. Köy ve şehirlerde çalışmaların yürütüldüğünü görmek istiyorum. Sosyalist değilim ama bu demokrasiyi görmek istiyorum.”

Yeni bir kültürel havza

Burada Kürt dili ve kültürünü, Ortadoğu kültürünü öğreniyor. Ona ilginç gelen şeyler de var. Çekdar Kawa, ilk günkü bir şaşkınlıkla anlatmayı sürdürüyor: “İlk gün bir arkadaş kafasını dizime koydu. Ne yapıyorsun, dedim. Uyuyacağım, dedi. Buradaki insan kişiliği özellikleri ve sınırı çok farklı. Bazen olumlu bulup beğeniyorum. Biraz daha rahatça yaşayabilirler. Gelhat ve Berxwedan adında arkadaşlarım var. Onları çok seviyorum. Bir kadın arkadaş var, sadece 7-8 kelime İngilizce biliyor. Aynı düzeyde onları anlamaya ve basit bir diyalog geliştirmeye çalıştım. Sadece buraya özgü bazı kültürel özellikler var. Örneğin kadın ve erkeklerin beraber kaldığı bir ortamda her şeyden bahsedemiyorsun. Ortadoğu kültürüdür.

Bana en çok ilgin gelen ve en olumlu bulduğum şey; insanların birbirine olan yaklaşımları. Aralıksız bir şekilde insanı mutlu etmeye çalışıyorlar. Sana her şeylerini verebilecek, her şeylerini paylaşabilecek insanlar. Her zaman verecekleri bir şey var ve sınırsız minnetlerinden dolayı reddedemiyor insan. Kolay kolay ‘Hayır’ diyemiyorsun. Bu sınırsız minnetlerinden ve paylaşımlarından dolayı ne yapacağımı bilemiyorum.

YPG bizim için en büyük şanstır. Sadece iyi şans değil, onların hepsi de iyi insanlardır.”


WELAT DARA/NAZDAR EBDÎ / ANHA / REQA