Wiener Enstitü'nün davetlisi olarak Bruno Kreisky Forum'unda yapılan panele katılan Temelkuran, AKP iktidarının medya alanında yeni bir hegemonya kurma çabası içinde olduğunu söyledi.
AKP iktidarını eleştirdiği için hedef olduğunu belirten Temelkuran, konuşmasına şöyle devam etti: "Derin devletle hesaplaşılacak denildi. 5 yıl boyunca en ufak bir ayrıntı bile öğrenemedik. KCK tutuklamaları hemen ardından devam etti. 6000 Kürt siyasetçi şimdi içeride. Büşra Ersanlı, BDP’nin eğitim akademesinde ders verdiği için tutuklandı. Ragıp Zarokoğlu Kürtler ve Ermenilerle ilgili kitaplar yazdığı için KCK’li olarak iddianameye girdi. 100 gazeteci, 600 öğrenci ve 6000 Kürt. Hepsi terörist. AKP, müşfik karakteriyle Ahmet Şık ve Nedim Şener’i 1 sene tutukluluk sonrası serbest bıraktı. Ama bunlar sembol isimlerdi. Cezaevinden çıktıklarında kimse neden girdikleriyle ilgilenmedi. Zaten diğer gazetecilerin adlarını bilen bile yok.
Uludere’de çoğunluğu çocuk olmak üzere 35 Kürt öldürüldü ve biz bununla ilgili konuşamadık. Sivas'ta yakılan insanların davası zamanaşımına uğradı, başbakan çıkıp ‘hayırlı olsun’ dedi ve biz bununla ilgili de konuşamadık." Temelkuran, Facebook ve Twitter gibi sosyal medyanın da artık medya dünyasının önemli bir parçası olduğunu belirtti. "Türkiye hızlı biçimde İslamlaşıyor mu?" şeklindeki bir soruya ise Temelkuran, "Öncelikle ne gibi bir İslamlaşma? Ben bunu 'Dubaileşmek' olarak adlandırıyorum. AKP alışveriş merkezlerini çok seviyor. Bir gelişim olarak lanse ediyor bu alışveriş merkezi çılgınlığını" cevabına verdi.
CİHAT EMİR AYKAÇ / VİYANA