Karakoçan'ın Sarıcan Beldesi’nde halka hitap eden HDP Eşbaşkanı Sezai Temelli, partisinin Diyarbakır İl Binası’na dün gece yapılan silahlı baskına ilişkin, “Türkiye'de yaşanan hukuksuzluğun teşhiridir. Bu iktidarın sonu 31 Mart'tır. Bu zulme, bu adaletsizliğe hep birlikte son vereceğiz” dedi. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eşbaşkanı Sezai Temelli, seçim programı kapsamında Elazığ'ın Karakoçan ilçesine bağlı Sarıcan Beldesi’nde halkla buluştu. Temelli, belde girişinde onlarca araçlık konvoyla karşılandı. Kalabalık araç konvoyuyla belde merkezine giriş yapan Temelli, halkı selamladı. Temelli ve beraberindekiler, ardından yürüyerek HDP'nin seçim bürosuna geçti. Büro önünde toplanan halk, davul zurna eşliğinde halay çekti. Buluşmada, ilk olarak Sarıcan Belde Belediyesi Eşbaşkan Adayları Bekir Polat ve Canan Tağtekin, birer konuşma yaptı. Büyük bir coşkunun olduğu buluşmada halka seslenen Temelli, AKP iktidarının HDP ve Kürtlere yönelik baskı politikasına dikkat çekerek, "Ellerinde başka bir şey kalmamış, Kürtlere ve HDP'ye saldırmaktan başka. Dün gece Amed il binamızı bastılar. Yüzleri kızarmadan, hukuk tanımazca kapıları kırdılar ve insanları darp ettiler. Tarihimizde çok iktidar, zulüm gördük ama ilk defa böylesini gördük. Kendi yasalarını tanımayan bir iktidarla karşı karşıyayız. Savcı, suç olan bir talimatı verir mi? Veriyor. Güvenlik güçleri suç olan bir talimatı yerine getirir mi? Getiriyor. Bunlar suç işliyor. 'İçerde suçlular var' diyorlar. İçerde değil, dışarda suçlular var. Sizler AKP teşkilatının üyesi değilsiniz, siz suç teşkil eden talimatlara uymayın, uyarsanız da bunun hesabını verirsiniz. Kimsenin şüphesi olmasın bu ülkeye hukuk ve adalet gelecek. Bu suçları işleyenler, işlediği suçların hesabını verecek" dedi. 'Ülkenin her yeri sorun kaynıyor' Türkiye'nin her yerinde adaletsizlik, hukuksuzluk olduğunu vurgulayan Temelli, "Ülkenin her yeri sorun kaynıyor, adaletsizlik kaynıyor. Ve onlar hala baskı ile zulümle iktidarlarını sürdürmeye çalışıyorlar. Dün Amed il binamızda yaşananlar tüm Türkiye'de yaşanan hukuksuzluğun teşhiridir. Bu iktidarın sonu 31 Mart'tır. Bu zulme, bu adaletsizliğe hep birlikte son vereceğiz. Tüm Türkiye halklarına buradan çağrı yapıyorum. Artık bu zulmü, bu adaletsizliği görün. Eğer siz görmezseniz, duymazsanız, bu adaletsizlik bir yerde durmayacaktır. Gelin hep birlikte faşizme karşı mücadelemizi yükseltelim" diye belirtti. Kadın yürüyüşüne saldırıyı kınadı İstanbul'daki Feminist Gece Yürüyüşü'ne yönelik saldırıya da tepki gösteren Temelli, "Gündüz sanki hepsi kadın mücadelesini içselleştirmiş, çıkmış öyle bir konuşuyor ki 8 Mart etkinliğinde. Asıl yüzleri akşam ortaya çıktı. Bugün Türkiye'de kadınlar dışlanıyor, çalışma yaşamı içerisinde yer bulamıyor. Kadın cinayetleri her gün artıyor. Binlerce kadın, AKP döneminde yaşamını yitirdi. Bu erkek egemen zihniyet, eril zihniyet, AKP iktidarı döneminde olağanlaştı. Dün gece kadınlar sözleriyle İstiklal Caddesi'nde bir araya geldi ve saldırıya uğradı" diye konuştu. Leyla Güven onurumuzdur "Leyla Güven onurumuzdur" sloganlarına karşı Temelli, "Leyla Güven hepimizin umududur, Kürtlerin umududur. Çünkü Leyla Güven barış, adalet istiyor. Cezaevlerinde yoldaşlarımız adalet için bedenlerini açlığa yatırmış durumdalar. Dünyanın her yerinde adalet istiyorlar. Bu ülkede adalet, hukuk var olsun diye bedenlerini açlığa yatırmışlar. Ne kadar saldırırlarsa saldırsınlar, bu adaletsizliğin, şiddetin karşısında, Amed il binamızda olduğu gibi dik duracağız" diye vurguladı. Bir ülkede tecrit varsa hukuk çürür "Bir ülkede tecrit varsa orada hukuk çürür, adalet yok olur" diyerek konuşmasına sürdüren Temelli, "Mutlak tecridin başladığı 5 Nisan 2015'ten bu yana, demokrasiye, adalete dair ne varsa yıpratıldı, yok edildi. O gün de söyledik, ya tecrit ya adalet dedik. Siz İmralı'da Sayın Öcalan'a tecrit uyguladığınız sürece Kürt sorununda çözümsüzlüğü dayatırsınız. Tecrit herkese uygulanıyor, bütün ülkeye uygulanıyor. Düşmanlık tohumlarını nefret söylemlerini ekmeye devam ediyorlar. 90'lardan aldıkları mirasla Türkiye'yi bir zulüm çemberine almaya çalışıyorlar. 31 Mart'ta bu zulüm çemberinden kurtulmak için birlikte özgürlük halaylarında bir araya geleceğiz" diye konuştu. Zeka sorunu var AKP'nin sıkıştığını sözlerine ekleyen Temelli, "Halka söyleyecekleri güzel bir sözleri bile kalmamış. Şimdi sözleri kalmamış, çıkıp bu ülkenin beka sorunu var diyor. Sorunu var olan elini kaldırsın?" diye sorunca, bir yurttaş, "Onların zeka sorunu var" diye cevapladı. Temelli, şunları dile getirdi: "Beka sorunuyla halkı aldatacaklarını sananlar gelip halka sorsunlar, ne sorunu var diye. İşsizlik, geçimsizlik sorunu var. Bunlar görünmesin diye beka sorunu var diyor. 17 yıldır iktidardasın ve bu ülkenin beka sorunu varsa bunun müsebbibi sen değil misin? Bizi biliyor ki beka sorunu yok. Halkların bir biri ile bir sorunu yok. Dert iktidarların derdi. Beka sorunu falan yok, yönetememe sorunu var. Yönetememe hali, sorunu olduğu için bu sorunları birlikte yaşıyoruz. Bu iktidar bir enkaza çevirdi bu ülkeyi. Umudumuzu yitirmeyeceğiz. Bu enkazı ancak biz kaldırabiliriz. Bizim programımız radikal demokrasi programıdır." Kimse umutsuz olmasın Kimsenin umutsuz olmaması gerektiğini vurgulayan Temelli, şunları söyledi: "Bu karanlıktan 1 Nisan'da hepimiz kurtulacağız. Bizim kaynaklarımızın çarçur edilmesine izin vermeyeceğiz. Halk için belediyecilik yapacağız. Geçmişten gelen deneyimlerimizi güçlendirerek geleceğe taşıyacağız. Sadece kayyumları süpürüp atmayacağız, çok daha yerde iktidara geleceğiz. Tek başımıza iktidara gelemediğimiz yerlerde de AKP-MHP blokuna karşı demokrasi güçlerini destekleyeceğiz. 31 Mart'ta çok az kaldı. 7/24 çalışacağız. Sandıklarımızı, oylarımızı, geleceğimizi hep birlikte koruyacağız, müşahit olacağız." Temelli, "Sarıcan ya me ye" sloganları eşliğinde konuşmasını sonlandırdı.
 

Arslan: Kürtlerin iradesini kıramadıkları için kapı pencere kırıyorlar

HDP Eşbaşkanı Sezai Temelli'nin katılımıyla Karakoçan'da yapılan HDP’nin seçim mitinginde konuşan DBP Eşbaşkanı Mehmet Arslan da HDP İl Binası’na yapılan baskın için, "Kürtlerin iradesini kıramadıkları için kapılarını, pencerelerini kırıyorlar" dedi.
Mehmet Arslan, Karakoçan’ın Mazlum Doğan'ın memleketi olduğuna dikkat çekerek, "Mazlum Doğan'ın yaktığı ateşi yoldaşları yükseltiyor. Mazlum Doğan'ın yaktığı ateş bu halkı özgürlüğe götürecek" dedi. Halkın iradesini yok sayan, seçilmişlerini cezaevine atan, zorla bu kentleri yönetmeye çalışan anlayışın artık buralarda tutunma şansı olmadığını söyleyen Arslan, “Kürtleri yok sayan bu kirli AKP siyasetine karşı bu seçimde ne olursa olsun mutlaka ama mutlaka kazanmak zorundayız. AKP'nin faşist polisleri demokratik eylem ve etkinliklerimize bile izin vermiyor. Bu anlayışa 31 Mart'ta cevabını vereceğiz. Halkımızın desteğiyle bu faşizmi yıkacağız" dedi.
HDP Diyarbakır il binasına yönelik baskına tepki gösteren Arslan, "Kürtlerin iradesini kıramadıkları için kapılarını, pencerelerini kırıyorlar. Kürtlerin iradesini kıramıyorlar. Kürtlerin iradesi Mazlum Doğan'ın iradesidir" diye belirtti.
'MUTLAKA KAZANACAĞIZ'
Ardından HDP Karakoçan Belediye Eşbaşkan Adayları Mahmut Ercan ve Sever Uzun da halkı selamladı. Adaylığı İl Seçim Kurulu tarafından iptal edilen Mazlum Doğan'ın kardeşi Serap Doğan Mutlu da yaptığı konuşmada, "Karakoçan ya me ye. Cezaevlerinde, içerde, dışarda direnen tüm açlık grevi eylemcilerinin direnişini selamlıyorum" dedi. HDP'nin Karakoçan İlçe Belediye Eşbaşkan Adayı Sever Uzun ise, yaptığı konuşmada "Kayyuma karşı biz kadınlar, halklar el ele tutuşup belediyelerimizi tekrardan alacağız. Kayyumlar gidecek, biz kadınlar, halklar gelecek. Dep ya me ye" dedi. HDP Karakoçan Belediye Eşbaşkan Adayı Mahmut Ercan da "Mutlaka kazanacağız" diye konuştu.  MA/ELAZIĞ