AB üyesi ülkelerde seçmenler, bu ayın 25’inde Avrupa Parlamentosu’nun yeni üyelerini seçmek için sandık başına gidecek. AB’nin ekonomik ve siyasi olarak lokomotifi olan Almanya’da, yaklaşık bir milyon Kürdistanlı yaşamasına rağmen hiçbir partide Alman vatandaşı bir Kürt yok.

Kürt seçmenlerin çoğunlukta olduğu Almanya’dan AP’ye milletvekili gönderilmemesini değerlendiren Avrupa Kürt Toplum Kongresi (KCD-E) Eşbaşkanı Songül Karabulut, hem siyasi partileri hem de Kürt kurumlarını eleştirdi. Karabulut, Hollanda ve İsveç’te Kürtlerin AP’ye aday olduğunu belirterek “Ayrıca Kürt dostları da aday. Kürtler mutlaka sandığa gitmeli ve Kürt sorununa duyarlı olan, demokrasi ve özgürlüklerden taviz vermeyen adaylara oylarını vermeli” dedi.

Kürtler neden aday olamadı?

Avrupa Parlamentosu seçimleri 25 Mayıs’ta. AB üyesi ülkelerdeki partiler, AP’ye daha çok milletvekili göndermek için hummalı bir çalışma içerisinde. Daha önce Almanya Sol Parti’den iki dönem AP’de temsil edilen Kürtler, 10 yıldır bir milletvekili adayı çıkaramadı.

Kriminalizasyon politikaları etkili

KCD-E Eşbaşkanı Songül Karabulut, bir Kürdistanlı’nın bu yıl Sol Parti’den AP milletvekilliği için aday aday olduğunu ancak delegelerin desteğini alamadığını söyledi. Kürtlerin iki dönemdir AP’de temsil edilmemesinin birçok nedeni olduğunu söyleyen Karabulut, Almanya’da Kürt Özgürlük Mücadelesi’ne karşı kriminalizasyon politikalarından dolayı bir ön yargının oluştuğunu söyledi. Karabulut’a göre Kürtlerin aday yapılmamasında başka sebepler de bulunuyor. Bir diğer etkenin Avrupa’da özelde de Almanya’da Türkiye lobisinin Kürtlere karşı çalışmasının da önemli bir etken olduğunu vurgulandı ve şunları söyledi: “Türk toplumu, Avrupa’da önemli bir seçmen potansiyeline sahip. Yine Avrupa ülkelerinin Türkiye ile siyasi ve ekonomik olarak ilişkileri var. Öbür yandan Almanya’da bazı partiler Türk kurumlarıyla stratejik ilişkiler içerisindeler. Bundan dolayı partiler, söz konusu ilişkilerini kaybetmemek için önemli potansiyele sahip olan Kürt seçmenlerine mesafeli duruyor. Yine partiler, iç dengeleri gözeterek göçmen kökenli adaylarına milletvekili listesinin sonlarına doğru yer veriyor” diye konuştu.

‘Daha kararlı çalışmalıyız’

Söz konusu nedenlerin etkili olduğunu ancak tam anlamıyla belirleyici olmadığını söyleyen Karabulut, asıl eleştirilerini Kürt kurumlarına yöneltti. Kürt halkının Avrupa partilerinde ve siyasetinde kendi adaylarını görmek istediğini dile getiren Karabulut, “Asıl üzerinde durulması gereken faktör Kürt toplumunun ve kurumlarının bu yetersiz çalışmasıdır. Daha ciddi bir çalışma içine girmek ve yaşadığımız ülkelerde siyasi etkinliğimizi arttırmak durumundayız” dedi.

‘Kürtler siyasette aktifleşmeli’
Karabulut bunun için de yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:
* Avrupa partilerinde çalışmak ve aktif olmak.
* Partiler içerisinde Kürt toplumunun gücünü görünür kılmak.
Karabulut, Kürt toplumunda ve kurumlarında bu iki konuda duyarsız ve ilgisizlik olduğunu belirterek “Avrupa’da iki milyondan fazla Kürt yaşamakta. İkinci ve üçüncü nesil kolaylıkla aktif siyaseti yapabilir. Söz konusu nesil Kürt toplumu açısından var olan eksikliği ve beklentiyi giderebilir. Uzun vadeli çalışma içine girmeyip, Kürt adayını yukarıdan partilere dayatmakla sonuç alınamaz. Eğer partiler içerisinde etkili olacaksak, salt dış etkenlere kızarak olmayacağını tam tersine sıraladığımız dış etkenlere inat daha kararlı çalışmalıyız. Bu konuda hem Kürt kurumları, hem de Kürt toplumu gerçek anlamıyla karar vermek ve bir çalışmak içine girmek zorunda” diye konuştu.

Hollanda ve İsveç’te adaylar var

Karabulut, Hollanda’dan Sosyalist Parti’den Yunus Lutfula ile İsveç’in Yeşiller Partisi’nden Cebar Emin’in Kürtlerin adayı olarak AP milletvekiliği için aday olduklarını söyledi. Karabulut, hem Lutfula’nın hem de Emin’in seçilebilmesi için tercihli oylara dikkat çekerek “Kürtlerin oyları önemli. Özellikle tercihli oy sisteminin olduğu ülkelerde Kürt toplumunun desteği öne çıkmalı. Yine İsveç’te Kürt adaylar var ama listenin sonlarında olduğu için seçilme şansları az” diye konuştu.

Kürtler kimlere oy vermeli?
Karabulut, Kürt seçmenlerine Kürt sorununa duyarlı olan, göçmen politikalarında eşitlikçi davranan, demokrasi ve özgürlükten taviz vermeyen, ırkçılığa karşı duran parti ve adayların tercih edilmesi çağrısında bulundu. KCD-E Eşbaşkanı Karabulut, Kürt adaylarının olmadığı yerde Kürt halkının dostlarına oy verilmesini isteyerek “Önemli olan Kürt ve Kürt dostlarının seçilmesidir. Kürt adaylar yoksa bile Kürtlerin kriterlerine uygun adaylar var. Kürt toplumu sandık başına gitmeli ve seçimini yapmalıdır” diye konuştu. Parti ve adaylara da uyarıda bulunan Karabulut, Kürtlerin sandığa giderken kriterlerini esas almasını isteyerek “Kürt adayları, Kürt toplumunun ihtiyaçlarına duyarlı olmak zorunda. Kendi toplumundan kopuk olmamalılar. Kürtleri salt oy potansiyeli gören yaklaşımlar -ister aday olsun ister parti olsun- tepki toplar. Kürt toplumu kendisine üstten ve kullanmayı hedefleyen yaklaşımları reddediyor. Eşit, saygılı ve seviyeli bir ilişki ve yaklaşım mutlak karşılığını alacaktır” dedi.



DENİZ BAŞPENİR/HABER MERKEZİ