Tertip mi gerçek mi?

Meral ÇİÇEK yazdı —

9 Mart 2021 Salı - 22:30

  • Türkiye’de son dönemde en çok konuşulan kadına yönelik şiddet ve katliam vakalarının ‘kahraman’ faillerin her birinin arkasında boy boy TC, MHP ve AKP bayrağı çıkması bu anlamda tesadüf değil. Tertip de değil, hepsi gerçek.

‘Fikri iktidardaki’ başfaşist Bahçeli kalkmış MHP’nin ambleminin ‘istismarından’, ‘karalanmasından’ bahsediyor. Buna ‘asla göz yumulmayacakmış’. Soysuz mesajı aldı ve derhal iki başmüfettiş görevlendirdi. Elbette ki 92 yaşındaki Hanım Pınarlı’nın cinsel saldırıdan sonra katledilmesini incelemek üzere değil. TC’de ne zaman bir kadın cinayetinden sonra başmüfettiş görevlendirilmiş ki? Yok, özel savaş bakanı onları, katil zanlısı 23 yaşındaki Aytun Çetin’in gözaltına alınırken elindeki üç hilalli dövmenin görüntülere yansımasını incelemekle görevlendirdi.

Büyük ihtimalle başmüfettişler bunun bir ‘tertip’ olduğu sonucuna varacaktır. Hatta katilin HDP’li olup da sırf MHP’ye zarar vermek için eline üç hilalli dövme yaptırıp 92 yaşındaki komşusunu tecavüz edip öldürdüğünü bile ileri sürebilirler. Senaryo konusunda üstlerine yok ne de olsa.

Oysa bu iğrenç saldırı ile birlikte AKP-MHP faşist rejiminin mide bulandırıcı gerçeği bir kez daha bütün çıplaklığı ile görülmüş oldu. Üç hilal ve bozkurt işaretinin anlamı Türk İslam sentezidir zaten. AKP-MHP rejimi bu sentezin siyasal iktidarlaşmış halidir. Temel özelliklerinden bir tanesi ise yüceltilmiş erkeklik ve kadın düşmanlığıdır.

MHP’nin AKP üzerinden iktidara gelmesinin yarattığı ‘özgüven’ ve ‘rahatlık’ ile bu mafya artık çok alenen, gizlenme-saklanma ihtiyacı duymadan ülkücü bıyığı erkekliğini sergiliyor. Türkiye’de son dönemde en çok konuşulan kadına yönelik şiddet ve katliam vakalarının ‘kahraman’ faillerin her birinin arkasında boy boy TC, MHP ve AKP bayrağı çıkması bu anlamda tesadüf değil. Tertip de değil. Tersine hepsi gerçek.

Türk İslam sentezinin ardındaki ideoloji erkekliği sürekli yücelterek deyim yerindeyse vahşi bir kurda, yırtıcı bir hayvana benzetiyor. Özellikle öz yönetim direnişi döneminde Kürdistan’da katliamların öncülüğünü yapan ülkücü bıyıklı JÖH-PÖH elemanlarının tiplerine bakıldığında bu daha iyi anlaşılır. Bu bağlamda Kürtlerin evlerine girip özellikle de yatak odalarında iğrenç mesajlar bırakmaları son derece bilinçli bir yaklaşımdı.

Erkeklik yüceltildikçe kadınlık değersizleştirilir. Kadın olmak, erkeğin ‘ihtiyaçlarını’ karşılayan nesne olmakla özdeşleştirilir. Varlığı erkeğin varlığına ‘armağandır’. Bir yandan ‘varlığım Türk varlığına armağan olsun’ diye nutuklar atarken, kadının varlığının kendi varlıklarına armağan olduğunu hayal ederler.

Bu, Türk tipi faşizme mahsus bir durum değildir. Irkçılığın ve faşizmin doğası gereğidir. Dünyanın neresinde ırkçı ve faşist bir rejim iktidardaysa orada erkek şiddeti tavan yapıyor. Nerede ülkücü, fırça veya Hitler bıyıklı adamlar devletin başına geçse orada ‘kültürün’ yerini tecavüz alıyor, orada her gün kadınlar erkekler tarafından katlediliyor. Bu TC’de olduğu gibi Brezilya’da da böyledir.

Irkçılık ve faşizm ideolojik olarak en çok da cinsiyetçilik ve kadın düşmanlığından beslenir. Günümüz dünya kadın hareketi bu gerçeğin bilincinde olduğu için kadın mücadelesi açısından antikapitalist yanı sıra antifaşist ve antiırkçı olmanın elzem hatta zaruri olduğunu vurguluyor. Özellikle de günümüz koşulları açısından bu gerçek giderek daha fazla görülüyor. Kadınların varlığı, iradesi, özgürlüğü bugün en çok da milliyetçilik-faşizm-ırkçılık eliyle kıskaç altına alındığı için, kadın mücadelesinin en çok ortaklaştırılabileceği alanlardan biri de antifaşist direniş oluyor. Madrid’deki 8 Mart eyleminde mor zemin üzerinde ‘Faşizme Geçit Yok’ yazılı pankart bu gerçeği ifade ediyor.

Bu ortaklaşmanın sadece uluslararası düzeyde değil, ülke ve devlet sınırları içerisinde de sağlandığı oranda faşizm yenilebilir. O açıdan Türkiye ve Bakur’da eril şiddet ve kadın katliamlarındaki aşırı artışın birinci derecede sorumlusu olan AKP-MHP faşizmine karşı kadın mücadelesini çok daha geniş bir toplumsal zemine oturtmak acil bir ihtiyaç olarak önümüzde duruyor. Bunun koşulları her zamankinden daha güçlüdür. Paniklemelerinin sebebi de budur. 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.