Geçtiğimiz haftalarda Êlîh’te 14 yaşındaki G.’nin ifadesiyle ortaya çıkan cinsel istismarlar ve çocukların fuhuşa sürüklenmesine kadınların tepkisi devam ediyor. Artan ciinsel istismar olaylarının devletin kadını köle gören politikasının yansıması olduğunu belirten kadınlar, istismarcıların çoğunlukla devletle birlikte çalışanlardan oluşmasının  tesadüf olmadığını söylüyor. 

‘Devletin itaat ettirme yöntemi’

Kadın veya çocuğa yönelik her türlü saldırıyı insanlık dışı olarak nitelendiren Deniz Ok, “Konu kadın olunca bu iki kat daha beliriyor. Kadını ve genel olarak da insanları baskılayarak yozlaştırma yöntemi. Bu şekilde insanları özellikle Kürdistan’da yaşayan insanları itaat altına alma yöntemidir. Kadınlardan ayrı bir sınıf yaratıp içlerindeki özgürlük arayışına saldırıdır bu. Toplum korkuyla itaat altına alınmak isteniyor. Kadını politik alandan uzaklaştırarak yalnızlaştırıyorlar. Korkuyla evlerine kapanmaları amaçlanıyor” dedi.

‘Hepsi devletle çalışan insanlar’

Nuran Yılmaz ise düşüncelerini “Kadına karşı işlenen her suçun altında erkek egemen zihniyetin parmak izi vardır. Kürdistan’da kadınlara yönelik sistematik saldırıların altında devletle çalışan insanların çıkması tesadüf olamaz. Bu, Kürt kadınının kendi özgürlüğüne yönelik bilinçli bir saldırıdır” şeklinde dile getirdi. 

Merve Sari, “Her şeyin devletin elinde olduğunu biliyoruz, ama korkuyoruz ses çıkarmaya. İnsanlar sosyal medyada bile konuşamaz oldu. Ama bu böyle gitmez artık yeter. Yüreğimiz kaldırmıyor artık” diye belirtti. 

‘Sessiz kalınmamalı’

Devletin kadın üzerinden halkı yozlaştırma çabası içinde olduğuna dikkat çeken Helen Ölçen de, bu nedenle cinsel saldırılarda artış olduğunu ifade etti. Helen, “Bizi köleleştirmek istiyorlar. Ruhumuzda acı bırakmak istiyorlar. Hiçbir istismar olayının üzeri kapatılmamalı. Özellikle devletin bu konudaki tutumu teşhir edilmeli. Kadınlar güçlü olmalı ve bilinç düzeyi arttırılmalı, sessiz kalınmamalı, çünkü sessiz kaldıkça amaçlarına ulaşıyorlar” sözlerini kullandı. 


 ŞÛJIN/AMED