
Bir Ermeni olarak, sanatçı kişiliği ile bir Kürdistanlı olan Aram Dîgran, sanatıyla halklar arasında yıkılmaz köprüler kurduğuna vurgu yapan TEV-ÇAND, “İnkarcılara karşı duran bir halk sanatçısı olarak yaşadı. Yaşadığı tüm baskılar, sürgün ve göçertmeler onda sanat duygusunu daha çok bilemiştir. Aram Dîgran hem Ermeni olmasından hem de Kürdistan gibi kimliği ve kültürü yasaklanan bir coğrafya insanı olmasından kaynaklı çok büyük zorluklarla karşılaşmıştır. Ancak o tüm bunlara rağmen Ortadoğu’nun bülbülü olmayı başararak sanatçılığın temelde her türlü saldırıyı ve yıldırmayı yenmek olduğunu ispatlamış biridir” denildi.
Ülke değerlerine sahip çıkmaya çağırıyor
TEV-ÇAND açıklamasının devamında şunları dile gedirdi: “Birçok Kürt kökenli kişi, ‘müzik ve sanat yapılıyor’ adı altında Kürt değerlerini Türk devlet uluslaşması içinde para karşılığında asimile edip tüketirken, Aram Dîgran Kürt kültür değerleri içinde seçtiği konu, yazıp bestelediği güftelerle Kürdistanlıları kendi ülke değerlerine sahip çıkmaya çağırıyordu. Onun bu fedakarlığını unutmayan Kürt halkı ve Kürt özgürlük hareketi 2007’de gerçekleşen 3. TEV-ÇAND konferansında, Aram Dîgran’ı “Kürt Kültür Ve Sanatına En Büyük Katkı Veren Sanatçı” payesi ile taltif etti.
Kürt halk önderliğinin de “benim şahsi ozanım” dediği Aram Dîgran, hep yaşaması gereken bir sestir. Kürt halkının demokratik ulus mücadelesini derinden yaşayan büyük sanatçı Aram Dîgran, Kürt halkının mücadelesindeki zaferde yaşayacaktır. Onun Kürt halkına, önderliğine ve mücadelesine beslediği duygular, kendisini Kürdistan şehidi yapmıştır.
İçinden geçtiğimiz süreçte duruş olarak örnek alınması gereken Aram Dîgran, vefatının ikinci yılında yükselen Kürt halkının özgürlük mücadelesinde anbean yaşayan, Kürt müziğinde bir tarz ve simgedir. “
ANF/BEHDİNAN