“Sanatçı toplumun vicdanıdır” tespitinde bulunulan konferansta, Kürtlerin yaşadığı tüm ülkelerde kültür sanat meclislerinin örgütlenmesi kararı alındı. Bildirgede, konferansta yıllık çalışmaların değerlendirmeye tabi tutulduğu, yeni dönem çalışmalarının 10 ayrı başlıkta karar ve planlamaya kavuşturulduğu ifade edilerek, “Konferansımızın Hozan Mizgin'in şehadet yıldönümünde gerçekleşmiş olması da önümüzü aydınlatan bir ışık rolünü oynamıştır. Bu temelde, kültürel soykırım politikaları karşısındaki duruşumuz gözden geçirilmiş, sanatımızla toplumun acıları ve sevinçlerini ne kadar yansıttığımız sorgulanmıştır” denildi.


Gelişmelere kayıtsızlık
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın başlattığı “Demokratik Kurtuluş ve Özgür Yaşamı İnşa Hamlesi”nin en fazla da kültür sanat alanının önünü açtığı ancak, kültür sanat alanının bu hamleyi yeterince değerlendiremediği özeleştirisinde bulunulan bildirgede, “Başta Rojava olmak üzere devrimsel gelişmelerin kalıcılaşması için kültür-sanat hareketinin en fazla sorumluluk alma görevi dururken, bu gelişmelere karşı kayıtsız, olağan yaklaşılmıştır” ifadesi kullanıldı.

Sanatçılar toplumun vicdanıdır
Konferansımızda bölgemizde ve Kürdistan'da yaşanan gelişmelerin kültür ve sanat alanına yansımaları ele alınarak değerlendirilmiş, Rojava'daki kazanımların önemine dikkat çekilmiş, AKP ve işbirlikçi bölgesel güçlerin Rojava devrimini boğma çabalarına dikkat çekilmiştir” denilen bildirgede kültür sanat emekçilerinin Rojava politikasına tepki göstermek amacıyla KDP lideri Barzani’ye bir mektup yazdığı da kaydedildi.
Konferansta, Kürt Halk Önderi Öcalan’ın özgürlüğü çalışmalarının kültür sanat cephesinden yeterince sahiplenilmediği belirtilerek özeleştiri verildi.
“Sanatçılar toplumun kutsalı ve vicdanıdırlar” tespitinde bulunulan bildirgede, kapitalizmin en çok bu alana saldırmasına rağmen kültür ve sanatla uğraşanların kapitalizmi bir toplum kırımı olarak ele almadığı eleştirisi yapıldı. “Bu gerçek görülmediği müddetçe mücadele bilinci ve kararlılığı oluşmayacak, tam tersine sistemin sürdürücüsü konumuna düşülecektir” denildi.  

Kültür sanat meclisleri

Bildirgeye göre, konferansta sanatı toplumsallıktan koparan, bireyciliği pohpohlayan anlayışlara karşı örgütlü, ilkeli, tarih ve halk bilinciyle bağını doğru kuran kültür ve sanat anlayışının gerekliliği üzerinde duruldu. Bundan hareketle, “Kürtlerin yaşadığı her saha ve bölgede kültür-sanat meclislerinin örgütlendirilmesi, kom kültürünün güncellenmesi” kararı alındı. Asimilasyona karşı Kürt dilini kullanmayı teşvik etme, Kürtlerin kendi kültürleriyle buluşacağı etkinlikler düzenleme, Kürt kültürünü Avrupa kamuoyuna tanıtma amacıyla her ülkede 'Kürt Kültür Günleri' düzenleme gibi kararlar da alındı.

Kültür ve sanatta eski kalıplar

Konferansın karar altına aldığı bir diğer madde ise, “milliyetçi ve batı taklitçiliğinin etkilerine karşı mücadele” oldu. Kürt toplumunun önemli bir değişim dönüşümden geçtiği vurgusunda bulunulan bildirgede, “eskisi gibi yaşamayı ve savaşmayı reddeden özgürlük hareketi, kültür ve sanatı da eski kalıplar üzerinden ele almayacaktır. Bu nedenle konferansımız bir yandan değişen toplum gerçeğine denk bir kültür-sanat çizgisini oturtmanın gerekliliğini vurgularken, diğer yandan da gerici, milliyetçi veya batı taklitçiliğinin etkilerine karşı da aktif mücadelenin önemine işaret etti” denildi.

ANF/DÜSSELDORF