Güney Kürdistan’da siyasi ezberi bozan yeni bir oluşum kuruldu. Bu oluşum, dar bölgeler ve geleneksel aşiret yapıları üzerinden şekillenen Güney Kürdistan’da siyaseti demokratik katılım ve çoğulculuğun temel dinamiği haline getirebilir.
Söz konusu oluşum 17 Ekim'de Güney Kürdistan'da, "Tevgera Azadiya Civaka Kurdistan" gerçekleştirdiği ilk kongresiyle kuruluşunu ilan etti. Bu, farklılıkların bir araya gelerek oluşturduğu partiler üstü siyasal bir oluşum. Güney Kürdistan'da partilere dayalı iktidar gerçeği düşünüldüğünde bir ilki ifade ediyor.
Zira Güney Kürdistan'da bir hükümet olsa da, belli bölgelerde farklı partiler etkin. Siyasal alanda yaşanan keskin ayrışmalar toplum içinde de mevcut. Federe bölge içinde bazı alanlar KDP denetimindeyken, bazı alanlar ise YNK’nin hakimiyetinde. Toplum her yönüyle bu partilerin tasarrufunda kalıyor. Bu partiler yönetimi, ekonomiyi vb. her şeyi istedikleri gibi kendi aralarında paylaşabiliyor. Hal böyle olunca insanlar siyasal, toplumsal, ekonomik yaşamda irade beyan edemiyor, yönetime katılamıyor. İktidarı sorgulayan, denetleyen sivil demokratik mekanizmalar, örgütlenmeler ortaya çıkamıyor. Parti merkezli oluşumlar toplumda keskin ayrışmalara neden oluyor.
Bu durum Güney Kürdistan’ın demokratik bir sisteme kavuşmasında ve Kürtlerin geleceklerini garantiye almalarında ciddi engel teşkil ediyor.
Birçok etnik, dini, mezhebi farklılığın bir arada yaşadığı Kürdistan'da dar ve keskin parti hakimiyetiyle sistem oluşturabilmek, siyasal ve toplumsal demokrasiyi geliştirebilmek mümkün değil. Sistem oluşturmak bir yana, DAİŞ benzeri oluşumlar toplumun bu yönlü farklılıklarını her an çatışma kaynağına dönüştürebiliyor. Zira bir süre önce Güney Kürdistan’a da bu yönlü saldırılar gerçekleştirilmiş ve önemli zorlanma yaratmıştı. Daha şiddetli saldırılar Rojava'da gelişmesine rağmen güçlü bir toplumsal direnişle karşılandı, karşılanıyor.
Tevgera Azad’ın Güney Kürdistan açısından önemi Rojava'ya bakılarak daha açık görülebilir. Rojava'da kantonlar eksenli oluşturulan sistem, demokratik ulus paradigmasıyla tüm farklılıkların bir aradalığını esas alıyor. İnsanlar siyasal ve toplumsal yaşamın her alanına özgür iradesiyle katılabiliyorlar. Böyle olunca kendisini olduğu yere ait hissediyor. Bu aitlik hissi ve gerçeği gelişen saldırılar karşısında da ortak direnişi doğuruyor. Önemlisi; siyasal ve toplumsal alanda bireylerin kimliksel farklılığa bakılmaksızın doğrudan demokratik katılımını esas alıyor. Böylece demokratik ve özgür bir toplum hedefleniyor.
Tevgera Azad da kendisini örgütler, kitlelere ulaşabilir ve öz yönetim olgusunu oluşturabilirse Güney Kürdistan’ın demokratik sisteme ulaşmasında önemli açılım sağlayabilir. Eşbaşkanlık sistemini esas alması, kadın ve gençliğin bu oluşumda etkin yer alması, inanç, etnik hiçbir kimliğe bakmaksızın herkesi kapsamayı hedeflemesi de önemlidir.
Kürtler arası ulusal birlik, Kürdistan ve Ortadoğu'da demokratik ulus sistemiyle Kürtler yeni dönemde bölgenin en önemli ve öncü demokratik gücü olmaya adaydır. Rojava'da kanton sisteminde ve Kuzey Kürdistan ve Türkiye’de HDP’nin örgütlülükleri gibi, Tevgera Azad da Güney Kürdistan'da aynı misyonu üstlenmiştir. Toplumun tüm farklılıklarını demokratik ulus paradigmasıyla örgütlediği oranda demokratik bir sistemin Güney Kürdistan'da ve bölgede gelişmesinde önemli bir güç konumuna gelecektir.