Fransa Gündemi

Fransız Eutelsat uydu sağlayıcı şirketinin Med Nuçe TV'nin yayınlarını durdurmasına ilişkin dava Çarşamba günü Paris Ticaret Mahkemesi'nde görüldü. Davanın sonucu 14 Kasım'da açıklanacakmış. Kürtler açısından bu davadan bir sonuç çıkar mı? Pek umutlu değilim. Davanın görüldüğü saatlerde Amed’de belediye başkanları tutuklanmış, belediye binasında arama sürüyor. Bu kara Çarşamba gününde; Kerkük, Musul, Rojava saldırılar birbiri ardına. Soykırım operasyonlarının günlük bilançosu giderek yükseliyor. 

Gün içerisinde gelişmeler birbirini izlerken Türkiye Mili Savunma Bakanı Fikri Işık, NATO Savunma Bakanları toplantısı çerçevesinde ABD Savunma Bakanı Ashton Carter ve Fransa Savunma Bakanı Jean-Yves Le Drian ile bir araya geldiği duyuruluyor. Hesaplar büyük, Ortadoğu coğrafyasında fillerin kapışmasının ganimetlerinin garantilenmesi için görüşme trafiği hız kesmiyor. Bu görüşme öncesinde basın toplantısı gerçekleştiren Fransız Savunma Bakanı Le Drian, basına Türkiye'nin Suriye ve bölgedeki tutumu konusunda memnuniyetini dile getirmişti. Türkiye'nin bir NATO gücü olduğunu, Suriye topraklarında yaptığı operasyonların sonuç aldığını, Musul'a hava desteği vereceği, Rakka için de Türkiye ile görüşmelerin devam edeceğini bildiriyordu. Fransız Dışişleri Bakanı'nın geçen hafta Türkiye ziyareti de düşünüldüğünde Türkiye ile pazarlıklar konusunda epey yol alınmıştı. ABD Savunma Bakanı'da aynı basın toplantısında benzer diyalogları tekrarlayıp, NATO Savunma Bakanları toplantısı öncesinde Türkiye ile görüşme trafiğinin devam edeceğini bildiriyordu. 

Yaşanan bu siyasi gelişmelere bakıldığında, Kürtlere dönük topyekün bir siyasi ve fiziki soykırımın pervasız yol alışı ne Fransa'dan ne de ABD'den bağımsız değildi. Amed Belediye Eşbaşkanları'nın da bu manidar günde alınması hiç tesadüfü değildi. Geçtiğimiz hafta Paris'te düzenlenen Türkiye Demokrasisi Tehlikede adlı konferansta konuşmacı olarak bulunan Fransız Senatör Esther Benbassa şu sözleri durumu özetliyordu; "Sizler Avrupa ya da Fransa'nın Türkiye'de yaşananlardan haberi yok mu sanıyorsunuz. Yaşanan her şeyden haberleri var. Bölgesel çıkarlar, Ortadoğu'da yaşanan savaşın sonucu gelen göç kitlesini durdurma vb nedenle göz yumuyorlar. Ortak çıkarları var!" 

Benzer cümleleri Med Nuçe'nin yayınını durduran Eutelsat yetkililerine Senato'da bir Kürt dostunun yönelttiği "neden Kürt televizyon kanalının tek taraflı olarak yayınını durdurdunuz" sorusuna verilen cevapta görüyoruz; "Türkiye ile ticari ilişkilerimizi zedelenmesine izin veremeyiz!" 

Ticari ilişkiler, kilit nokta tamda burada. Ticari ilişkiler ve bölgesel çıkarlar söz konusu olduğunda, insan hakları kavramı, seçilmişler, basın yayın özgürlüğü, Fransa'nın ağzından düşürmediği uluslararası hukuk onların standart normları tam tersine işler. Güç dengeleri nerede kurulacaksa orada işler değişir. Çıkarlar neredeyse hukukun, dilde eksik olmayan "barışın, demokrasi"nin terazisi ona göre denge değiştirir. Bu nedenle Fransız yargısının Med Nuçe lehine bir karar çıkarması pek muhtemel gözükmüyor. Çünkü Fransa tüm yaşananlara bakıldığında Kürtlere dönük topyekün soykırımı çoktan onaylamıştır!