James Cameron‘un yapım ve yönetmenliğinde, 1997 yılında gösterime giren “Titanik/Titanic” filmi, o zamanlar dünyada izlenme rekoru kırmıştı. Filmin konusu, adı üzerinde Titanik gemisiydi. Titanik adının, eski Yunan mitolojisinde varolan “Titan” Tanrısından esinlendiği sanılmaktaydı.

İngilizler tarafından 1909 yılında yapımına başlanan Titanic, 17 bin işçiyle, tam 3 yılda tamamlandı. 40 bin tonluk, yük ve yolcu kapasiteli Titanic; tarih 10 Nisan 1912‘yi gösterdiğinde İngiltere’den Amerikaya ilk seferini gerçekleştirmek için start aldı. Ama öncesinden büyük bir reklam ve gazete demeçleriyle, en tecrübeli yaşlı kaptanı Mr. Smith; Titanic’i üç kelimeyle şöyle özetliyordu “Tanrı bile batıramaz!” Bu slogan, anında tüm dünyada yankı buldu! Öyle ya Tanrı’nın bile batıramıyacağı(!) bu gemiyle, yolculuk yapmak isteyenlerin sayısı da artmıştı. 14 Nisan gecesi, Atlantik okyanusunda çarptığı bir buz dağı karşısında, ortadan ikiye ayrıldı. Titanic, 3 saatte okyanus sularının derinliklerine gömülmüştü. Fakat kaptan Smith, yine de dümeni terk etmiyor ve “Tanrı bile batıramaz” deyip topladığı insanların nasıl dalgalarla boğuşarak ölüme gittiğini gözlüyordu. Güvertedeki çalgıcılara ise müziklerini kesmemelerini emrediyordu. İnsanlar korku içinde, fakat müzik eşliğinde sulara gömülüyorlardı. Bir gerçek vardı ki, kaptan Smith, gemiye topladığı zengin-fakir bu insanları, Allah ile aldatmıştı! Ama uzun sürmedi, bu hazin tabloda kendisi de boğulanlar arasında yerini alacaktı! Aslında 17 Mart 2015 tarihindeki “Seni başkan yaptırmayacağız!” sözü; 2001 yılında emperyalistlerin Ortadoğu projesiyle hayata geçirdikleri Titanik’in çarpacağı buzdağına işaret ediyordu. Bu tehlikeyi gören kaptan Mr. Smith elinde Ku’ran, dilinde Allah ve ayetleriyle meydanlara çıkmıştı! Titan edasıyla, Titanik’e yolcu toplamak için elinden gelen çabayı göstermişti. Mr. Smith; Ku’an-ı Kerim’in Lokman suresinin 33. Ayetindeki; “...Şüphesiz Allah’ın va’di haktır. Artık dünya hayatı sizi aldatmaya sürüklemesin ve aldatıcı(lar) da sizi Allah ile aldatmasın!” kelamını herkese hatırlatmaktaydı! Bu politikasıyla; dini bütün mazlum müslümanları, resmen Allah ile aldatmaktaydı! Ve fakat gemisi, her geçen gün okyanusta yol alıyor ve buz dağına iyice yaklaşıyordu. Nitekim o an geldi! “Allah bile batıramaz!” Kibirli kükretişiyle gemisi Titanik; “Seni başkan yaptırmayacağız!” buzdağına çarparak, ortadan ikiye bölündü. Ortada ne Titan ve ne de Titanic kaldı! Bu coğrafyada “Allah ile aldatmanın” hükmünün ortadan kalktığı, buz dağının varlığıyla artık aşikar oldu. Mazlum halklar birleşince, Titanlar karşısında yapamayacakları hiçbir şey yoktur! Velhasıl-ı kelam; bu işin kerameti, birlik ve beraberliktir!