Urmiye’de tek Kürt kadın tiyatro oyuncusu Şebnem Yusufî, Kürtçe tiyatroyla sınırları ortadan kaldırıyor. 

Katıldığı Amed Tiyatro Festivali’nde iki oyun sergileyen Textê Reş Tiyatro Grubu oyuncusu Şebnem Yusufî, Kürtçe oyunları sahneye taşıyan ilk kadın. Kadınların büyük baskılar altında yaşadığı Urmiye’de, mesleğine özgürlük perspektifinden bakarak, engellere karşı duruyor. Oynadığı tüm karakterlerde özgür kadını anlatan Yusufî, kadın tiyatrocular da yetiştiriyor. 

Her türden sınır anlamsız

Yusufî, bir kadının ancak tiyatrodaki sınırları aşarak sanatın sınırlarını da aşacağını söylüyor. Kadınların birey olarak tüm engellerin üstesinden gelebileceğine inanan Yusufî, tiyatronun özgür olduğunu ve baskı altında tutulamayacağını aktarıyor. Genç tiyatrocu, Urmiye ve Amed arasındaki sınırların anlamsız olduğunu kaydederek, bu nedenle sanat ve insanlar arasında da sınırların olmadığını sözlerine ekliyor.

Neden Kürtçe tiyatro olmasın

Tiyatro oyunculuğu eğitimini Farsça aldığını söyleyen Yusufî, “Sahnede Farsça oynadığım oyunda birçok kişi Kürtçe lehçelerini kullandığımı söyledi. Böylelikle Kürt olduğumu anlıyorlardı. Madem ben Kürt’ ve dilim Kürtçeyse neden Kürtçe tiyatro olmasın diyerek yola koyuldum” diyor.

Kadın savaşı değil, yaşamı sever

Şebnem Yusufî, ilkin Bûka Baranê adlı oyunu oynamaya başlamış. 500 kişilik salonda yer kalmaması azmini artırmış. Yusufî, ilk andaki korku ve streslerini nasıl atlattığını şöyle anlatıyor: “O an ‘evet bu’ dedim. Korku ve stresin yerine sevinç ve mutluluk geçti. Urmiye’de hiçbir oyunda kimse bu kadar seyirciyi bir arada görmemişti. Xecê û Siyabend adlı oyunumuz Batman’da seyirciyle buluştu. Bu oyunla İran’da birçok kadının yer aldığı festivalde ben ödüle layık görüldüm. Hiçbir kadın savaşı istemez. Eğer dünya kadınların elinde olsaydı, bana göre savaş diye bir şey olmazdı. Çünkü kadın savaşı sevmiyor, kadın yaşamı seviyor.”


ESRA AYDIN / ŞÛJIN / AMED