
Tiyatroların bakanlıktan yardım alabilmek için imzalamakla yükümlü oldukları söz konusu protokolün 14. maddesine göre Tiyatrolar alacakları yardım karşılığında “genel ahlak kurallarına uygun” oyun sahnelemek zorunda olacaklar. Yardım alan tiyatrolar bu koşulu yerine getirmezse Bakanlık verdiği yardım 15 gün içinde yasal faiziyle birlikte geri alacak.
Tiyatro savaş çığırtkanlığı yapmayan alan
ANF’ye konuşan, oyuncu Altan Erkekli, “AKP iktidarının muhalif güçlere hiçbir tahammülünün olmadığını bir daha gördük. Tiyatroyu anlamadıkları, tiyatroyla bir bağları olmadığı için ve tiyatronun hayatı nereye getirdiğini; insanlık adına nasıl eğitim-öğretim yeri olduğunu bilmediklerinden bu engellere kalkışıyorlar” dedi.
Erkekli, hükümetin kendi siyasetine uymayan her türlü gerçekliği “toplumu yozlaştırır” diyerek önlemek istediğine dikkati çekerek, şöyle konuştu: “Hükümet ‘toplumu yozlaştırır’ safsatasıyla tiyatro sanatının önünü kesmek, sanatçıyı oksijensiz bırakmak istiyor. Kendi dünya görüşlerini dikta ettirmenin peşinde. Neymiş; toplumun, ailenin ahlak kriteri... Böyle bir kriter yok, olmamalı. Çağın dışında kalmış, dar kafalı düşünceler olarak yorumluyorum. Kriterdi, şuydu buydu; aptalca tahliller yapmayı bıraksınlar.”
Erkekli, “Genco Erkal gibi sanatçı herhangi bir ülkede baştacı edilir, pamuklar içinde korunur. Ankara Sanat Tiyatrosu yine öyle. Ama bu ülkede kelle koltukta sanat yapıyoruz” diyerek, sanat üzerinden toplumun da gelişme göstermesinin engellendiğini belirtti: “Sanatı engelleyerek toplumun gelişmesini de engelliyorlar. ‘Temiz toplum organize edeceğiz’ deyip tiyatroya kriter koyulmasını kabul edemeyiz. Bu, tamamen geri kafalılık! Sanatçılar, Gezi Parkı direnişine destek olunduğu için, özgür bireyleri var ettikleri için cezalandırılıyor.”
Sanat çevrelerinin baskı yoluyla sindirilmesini mümkün bulmayan Erkekli, “Üniversitelerimiz, gençlik ayakta olmalı. Amatör, profesyonel, özel tiyatrolar ayakta olmalı. Tiyatro, ilk insanlıktan beri yetinmemiş ve hayata dair söz söylemiştir. Sevginin, barışın, emeğin en yüce değer olduğunu söylemeye devam edeceğiz. Savaş çığırtkanlığı yapmamış bir alan olarak tiyatroyu koruyacağız” diye konuştu.
Ceplerinden değil kamu bütçesinden yardım
ANF’ye konuşan, oyuncu Orhan Alkaya ise “bu hükümetin hakim zihniyetinden artık her olumsuz şeyi bekler durumdayız” diyerek, söz konusu “ahlak kriteri” için, “Önce toplumun genel ahlak kurallarının ne olduğunu açıklamaları gerekiyor. Bana sorulursa, böyle bir kavram; ‘toplumun genel ahlakı‘ diye bir kavram yoktur. Ancak otoriter toplumlarda üretilerek var edilebilir. Dolayısıyla da baskıcı bir kavramdır” değerlendirmesini yaptı.
Alkaya, Bakanlığın tiyatrolara kamu bütçesinden para aktardığına vurgu yaparak, “Kültür Bakanlığı’nın dağıttığı fondan bir grup tiyatro zaten yararlanamadı ve gerekçesi ‘bizden olmayanlara neden destek verelim’ diye telaffuz edildi. Bu, tehlikeyi yeterince özetliyor. Çünkü Kültür Bakanlığı ya da hükümet kendi cebinden sponsorluk yapmıyor; kamu bütçesinden yapıyor. Haliyle bu yaklaşım müthiş ayrıştırıcı bir nitelik taşıyor” dedi.
Hiçbir sanatçı imza atmamalı
“Böyle bir protokole bir sanatçı imza atabilir mi? Atamaz. Korkunç bir aşağılama. İmza atan tiyatrolar olursa asıl ahlaki çöküntü o zaman olur. Biz değişik darbe dönemlerinde buna dair yaralanmaları yaşadık. Meslektaşları da birbirine düşürmeye çalışıyorlar. Hiçbir gerçek tiyatro insanı ‘ben toplumun ahlak kurallarına uyacağım’ diye imza atmaz. Atarsa da ‘ben şimdiye kadar ahlaksızdım, bundan sonra olmayacağım’ demiş olur. Böyle bir taahhüt istenmesini ancak faşizmle örtüştürebiliriz.’’
ALİ BARIŞ KURT/ANF-ANKARA