
Samsun'un Canik İlçesi'nde önceki akşam başlayan gece ise şiddetini artıran sağanak yağmur sele neden oldu. Mert Irmağı'nın taşması sonucu Kuzey Yıldızı TOKİ Konutlarında dördü çocuk altı kişi; diğer bölgelerde ise üç kişi hayatını kaybetti. Sel suları nedeniyle çok sayıda ev ve iş yeri sular altında kaldı. Sağanak yağmur dün sabah saatlerinde etkisini yitirdi.
Ölümlerin yaşandığı apartmanlar, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlığı'na bağlı, özellikle sosyal konut üretimi için kurulduğu belirtilen kamu kuruluşu Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından iki yıl önce inşa edildi; 2 bin 688 konut yer alıyor. Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, "Yer seçiminde hata yok" dedi. Uzmanlar ise sınırsız yetkiyle donatılan TOKİ'nin dere yatağı dahil istediği yere, istediği şekilde ev yapabilme yetkisinin bu sonuçları doğurduğunu söylüyor.
Dere yatağına bina yapılmaz
İnşaat Mühendisleri Odası Samsun Şube Başkanı Hüseyin Tüfek, "Dere yatağına bina yapılamayacağı yüz yıllardır bilinen bir gerçek; Türkiye'de bunun hep felaketten sonra konuşulması çok acı" dedi. Tüfek, 2007'de yaptıkları "Sel, Heyelan, Çığ Sempozyumu"nda her şeyi söylediklerini böyle felaketlerden sonra "ahkam kesmenin" çok acı olduğunu söyledi. Tüfek, "Öncelikle Canik'te gerçekten çok şiddetli bir yağmur yağdı. Ancak bunu daha önce de kaç kez söyledik, ki zaten yüz yıllardır bilinen bir gerçektir; dere yataklarına bina inşa edilmez. Maalesef acı kayıplarla ders alıyoruz. Mesela Samsun'un Abali İlçesi'nde daha önce yaşanan sellerden sonra alınması gereken tedbirleri söyledik; o tedbirler alındı. Bugün baktım orada ciddi bir şey yaşanmamış" diye konuştu.
TTB: Kentsel dönüşümün sonucu
Türk Tabipler Birliği (TTB) de yazılı açıklama yaparak “Ölen yurttaşlar, sokakta, çatıda ya da arabalarında sel sularına kapılıp ölmediler. Evlerinde öldüler. TOKİ’nin ‘modern evlerinde’ siyasetçiler tarafından açılışı ‘çağdaş yaşam alanı’ söylevleri verilerek yapılan TOKİ evlerinde! AKP olağandışı olan sel sularından yurttaşı koruyamamaktadır. AKP’nin ‘Çağdaş yaşam alanı’ndan ne anladığı ortaya çıkmıştır” dedi. Türkiye’de ölümün artık olağanlaştığı belirtilerek, “Uludere’de bombayla, Urfa’da cezaevinde yanarak, Çaycuma’da köprüde ve Samsun’da TOKİ evlerinde sel sularıyla ölüm olağanlaşmıştır” ifadesi kullanıldı. AKP Hükümeti'nin kentsel dönüşümünün tahribatının ortaya çıktığının altı çizilerek, “Yaşanan son bir kez daha olağandışı durumlara, afetlere ne denli hazır olduğumuz, konut planlaması ve kentsel dönüşüm yaparken ne denli bilimsel olduğumuz, risk değerlendirmesini ne denli iyi yaptığımız, şehirlerimizi, yerleşim yerlerimizi ne denli iyi yaptığımız bu acı deneyimle bir kez daha ortaya çıktı” denildi.
Seli afete dönüştüren insan
2007'deki sempozyumun sonuç bildirgesinde, sel, çığ ve heyelanın çoğunlukla önlenemeyen "doğa olayı" olduğu ancak afete dönüşmesinin en büyük sorumlusunun insanlar olduğu belirtiliyor.
Bunun nedeni ise Tüfek'in de dediği gibi, bilinçsizce yanlış yerlere ve tedbir almadan yapılan yerleşimler, müdahaleler, sel yataklarının işgal edilmesi. Bunun sorumlusu ise bu işgallere engel olmayan idareciler.
Afet öncesi koruma gerekli
Bildirgede, selin önlenmesi için teknolojinin imkan sağladığı çözüm önerileri şöyle sıralanıyor:
- En kısa zamanda bütün ülkenin taşkın risk haritalarının çıkarılması, lokal uygulamalar yerine havza bütününün ele alınması ve buna dayalı erken uyarı sistemlerinin hazırlanmalı.
- Afet sonrası kurtarma yerine "Kayıp ve Zarar azaltma", "Hazırlık, Tahmin ve Erken uyarı", "Afetler ve Etki analizi" gibi afet öncesi korumaya yönelik çalışmalara öncelik verilmeli, yani mücadelede Risk Yönetimine geçilmeli.
SAMSUN