Bitlis’in dört bir yanının toplu mezarlarla sarılı olduğunu belirten Bitlis İHD Temsilcisi Hasan Ceylan, bu toplu mezarlardan henüz açılmamış ikisinin, Amed’e doğru giderken Siser Dağı’nın eteklerinde bulunan Lerdê (Kayalıbağ) Köyü’ne sapan yolun yakınındaki Bitlis deresinde olduğunu söyledi. Köy yolunun 5 kilometre ilerisindeki mezarda 17 cenaze, 7 kilometre ilerisindeki mezarda ise 33 cenazenin olduğu bilgisini veren Ceylan, kemiklerin bir kısmının açıkta olduğuna dikkat çekti.

Savcı 3 aydır sessiz
33 gerillanın gömülü bulunduğu toplu mezarın 1992-93’ten, diğerinin ise 1999 yılındaki geri çekilme döneminden kaldığını belirten Ceylan, “Keşfe gittiğim zaman 17 PKK’li gerillanın gömülü olduğu yerde kemiklerin bir kısmının açıkta olduğunu gördüm. 3 ay önce Bitlis Merkez Cumhuriyet Savcısı’na konuyla ilgili başvurdum, hala bir cevap gelmedi. Toplu mezar gerçeğiyle yüzleşmek istemedikleri için buraları açmıyorlar, yoksa herkes her şeyi biliyor. Toplu mezarı açmak için Avrupa standardından bahsedenler, o toplu mezarları oluştururken de bunu düşünseler daha iyi olmaz mıydı?” diye sordu.

Bosna’dan ne farkı var?
Toplu mezarlarla ilgili olarak çifte standart uygulandığına dikkat çeken Ceylan, „Bosna katliamının ardından ortaya çıkan toplu mezarlara, vahşete hepimiz gibi onlar da ağlıyorlar, ama sonra Bosna’da vahşet diye eleştirdikleri bu uygulamaları Kürdistan’da bizzat yapıyorlar. Vatandaşı korumak yerine kurşun sıkıyorlar. Vatandaşın vergisiyle hizmet yapacakları yerde canlarını alıyorlar. Belki toplu mezarlar gündeme alınır, açılır ve yakın geçmişimizin bu trajedisiyle yüzleşilirse, ileride bu tarz insanlık dışı uygulamaların önüne geçilebilir. Ama bunların yüzleşmeye niyetleri yok“ dedi.

ZEYNEP KURAY - ANF/İSTANBUL